Haber Merkezi

01/10/14

Türkiye Yahudilere Kucak Açmadı

 

Hayır Numan Bey, 2.Dünya Savaşı’nda Türkiye Yahudilere “kucak açmadı

Prof. NORA ŞENİ / Paris Üniversitesi

Kaynak: T24

 

20 Eylül’de IŞİD’in elindeki 46 Türkiyeli rehinenin serbest kalmasını basına açıklarken, Numan Kurtulmuş, bu diplomatik müjdeden her türlü payı çıkarmaya belli ki kararlıydı. Oysa abartmaya hiç ihtiyacı yoktu, zaten gerçek bir başarı ve sevinç vesilesiydi rehinelerin geri gelmesi. Başbakan Yardımcısı bununla yetinmedi. IŞİD’den kaçmakta olup günlerdir aç susuz bekleyen Suriyeli Kürtlere sınır kapısının açılmasının, nasıl Osmanlı’dan miras bir “kucak açma” geleneği icabı olduğunu ekledi. Sonra 16. yüzyıla geçti ve İspanya’dan çıkan Yahudilerin İmparatorluğa kabul edilmeleriyle övündü, derken yeni bir tarihsel zıplamayla İkinci Dünya Savaşı senelerine geldi ve Türkiye’nin Yahudilere kucak açmış olduğu efsanesini yeniledi.

 

Efsanelerin bile bir tarihsel gerçeğe dayanan küçük de olsa bir çekirdeği vardır… Bu masalda böyle bir çekirdek var mı, bir bakalım…

 

İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye, sınırlarını Yahudilere açmış olsa, bundan herkesten evvel komşu Bulgaristan ve Yunanistan Yahudileri yararlanmayacak mıydı? Bu ülkelerin Türkiye’yle müşterek sınırları vardı ve Alman işgaline uğramışlardı. O halde, önce Yunanistan’a bakalım. Örneğin, Selanik’te yaşayan 40 bin Yahudi’den kimler Türkiye’ye sığınabilmişti? Tarihçiler ve kitapları Selanik Yahudi cemaatinin neredeyse tümünün, Treblinka yok etme (extermination) kamplarında can vermiş olduklarını çoktandır belgelediler. Oysa bu Yahudiler, Nazi’lerin işgalinden kaçmak üzere Türkiye sınırlarını karadan ve teknelerle, sandallarla, kayıklarla çıktıkları denizden az zorlamadılar. Netice ortada: Kapı komşumuz Yunanistan’ın Yahudi cemaati, bu savaş sırasında en radikal şekilde yok olan topluluklardan biri. Takribi 40.000 kişilik grubun yüzde 90’ı telef oldu (Örneğin, Fransız Yahudilerinin yüzde 25’i telef olmuştur). Kalan yüzde 10, öncelikle içeride saklanmayı başaranlar, Türkiye’ye sığındığı için kurtulanlar değil. 

 

Şimdi diğer komşuya, Bulgaristan’a bakalım. Bu ülke, Bulgar uyruğuna sahip olan Yahudilerin kamplara yollanmasına bir şekilde direnir ve 45 bin kişilik cemaati telef olmaktan kurtarır. Ancak Bulgar kimliği olmayan, orada yıllardır yerleşik yaşayan 5.000 kadar Yahudi’yi henüz Alman işgali (1941) başlamadan bile sınır dışı etmeye (1939’dan itibaren) koyulur. Yerinden edilen bu kitle, Karadeniz kıyısındaki Varna’dan, bulabildikleri teknelere doluşup deniz yolundan Filistin’e gitmeye çalışır. Bu grupları götürmeyi kabul eden tekneler çoğu zaman köhnedirler, güvenliksizdirler ve kapasitelerinin çok üstünde yolcu almak zorundadırlar. Türkiye, İstanbul Boğazı’nı geçtikten sonra Ege’ye bile varamadan su almaya, hasar görmeye başlayan bu gemilerin herhangi bir limanına yanaşmasına izin vermez, yolcusunun kıyıya çıkmasını yasaklar. Ne gemideki hasarların giderilmesi için yardım eder, ne de yolculara iaşe sağlar. Gemiler batar, yolcuların çoğu boğulur. Bunların en erken örneklerden biri, 352 kişi taşıyan Salvador adlı gemidir. 1940 Aralık ayında vardığı İstanbul sularında 6 gün bekletildikten sonra çaresizce yeniden yola çıktığında, bozulan hava şartlarında Silivri açıklarında batar, yolculardan 230’u boğulur.

 

Romanya’nın Köstence limanından, daha da kalabalık bir yolcu kitlesiyle çıkan

 

 Struma’nın macerası daha iyi bilinir. 69 gün boyunca İstanbul sularında, aç susuz yolcusuyla bir çözüm bekledikten sonra, Karadeniz’e salınıp Sovyet denizaltısı tarafından Şile açıklarında batırılan (1942), bir kişi hariç, tüm yolcuların öldüğü bu geminin hikâyesi, Türkiye’nin yüzleşmediği trajedilerden biri olarak kalır ve ancak hakkında bir kitap çıktıktan sonra biraz “bilinmeye” başlanır. Bu tür gemi serüvenlerinden ilki olarak da Parita’nın macerasından söz edilebilir. Nazizmin yükselmesiyle, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden kaçmakta olan 860 Yahudi mülteciyi Filistin’e taşıyan bu geminin, teknik sorunlarını gidermek üzere sığınmak istediği İzmir limanına (Ağustos 1939) yanaşmasına izin verilmemiş, problemlerinin çözümüne kayıtsız kalınmıştır.

 

Bunlar mıdır “kucak açma”?

 

İyi de, bu efsanenin dayandığı hiç mi gerçek olay, bir vesile yoktur? İki ayrı pakette sunabilecek vesileler mevcut. İlki çoğu Yahudi, 190 kadar Alman üniversite profesörünün 1930’ların başında Türkiye’ye davet edilmesi... O sırada yeni kurulmakta olan Türkiye üniversitelerine kalifiye eleman bulma zorluğu karşısında düşünülen çözümlerden biri, Nazi’lerin iktidara gelmesiyle kendilerini Almanya’da persona non grata - istenmeyen kişi durumunda bulmaya başlayan Yahudi profesörlerden katkı istemek olur. Bu öğretim üyeleri, savasın başlamasından hayli evvel Türkiye’ye çağırılmışlardır; burada çağdaş üniversite eğitiminin kurulmasında büyük katkıları olmuştur. Dolayısıyla, bu olayda bir kurtarma, “kucak açma” niyetinin belirleyici olduğunu söylemek mümkün değildir... Ancak şu ya da bu sebeplerle olsun, bu bilim insanlarının savaş sırasında Türkiye’de olmakla Nazi zulmünden kurtulmuş oldukları doğrudur.

 

Bunun dışında, Necdet Kent, Selahaddin Ülkümen gibi birkaç Türk diplomatın kişisel inisiyatifiyle Yahudilere pasaport vererek ya da toplama kamplarına gönderilmelerini engelleyerek gerçekleştirdikleri eylemleri de saymak mümkün. Ancak bu diplomatların cesaretiyle eş zamanda ve Türkiye’nin resmî politikası gereğince, uzun suredir Avrupa’da yasayan Yahudilerin vatandaşlıktan çıkarılması da uygulanıyordu. Nötr ülke mensuplarının vatandaşlıktan çıkarılması ise, onları derhal “toplama kamplarına sürülebilir” kılıyordu.

 

Bu tartışma sürdürülebilir, sürdürülmelidir. Ancak su aşikardır ki, 2015’in arifesinde, AKP Yahudilere özel bir rol atfetmek istiyor: Ülke iktidarlarının ayrımcılık, ırkçılık, nefret siciline makyaj yapıp, temiz göstermede onları kullanma gayretinde. Bunu yaparken Numan Bey’in de her istediğini tarihe söyletemeyeceğini bilmesi gerek.

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Türk Yahudisi(SEFARADİ)
16/06/15 03:53
Aşkenaziler siz safsınız birşey bilmezsiniz.Adamlar size niye kucak açsın?Kucak bekledikleriniz;Siyaset bakımından 50-60 senedir;Darwinin tavuğuna dönmüş durumdalar.Fakir bir 3.dünya ülkesinin açacak kucağı olamaz.10 yaşında çocuk; kucakta avrad bellemeye aklı erer mi?Bir büyüsün 20 yaşında olsun.Ama büyümesi için Büyümeye aklı ermesi lazım.İliklerine kadar Neden büyüyemediğini anlaması lazım...Bu arada Dünyayı Yahudiler olarak gücümüzle yönlendiriyoruz.Hitler nasıl sizin Aşkenazi çocukları öldürdü bunu nasıl becerdi çunku zamanında akıllı davranıp Israele donmediniz.Sizin gibi Aşkenazi safları 16.yyda Kont Yasef Nasi'nin(Yehuv O'nu korusun) davetine uyup Israele gelecekti.Aslında biraz da ettiğinizi aldınız uşaklık eylediğiniz Germen kontların torunları sizi gaz odalarına yolladı.Israele gelmemenin Geç Gelmenin cezası ölmekmiş...
hayim
10/06/15 11:44
karşıyakalı olm kafayımı yedin sen? sapla samanı fena karıştırmışsın.
karşıyakalı
09/06/15 10:38
Bu siyonist terörisler kaç yüzyıldır aramızda? Cumhuriyetin ilanı ile birlikte devlet içerisine sızanlar temizlenmişti ancak karşı devrimle bugün yeniden ülkemizin tepe noktalarındalar…. Onlara uşaklık edenler de yarış içerisindeler Bugünlerde babaları belli olmayan içimizdeki kimileri büyük israilin kurulmasına hizmet eden hain Büyük Ortadoğu Projesi eşbaşkanın fotoğraflarını '90 yıllık reklam arası bitti' mesajıyla paylaşıyorlar. Zira Osmanlıyı dillerinden düşürmeyen vatan hainleri Atatürk Türkiyesi sayesinde bulundukları mevkide değiller mi? Diğer soysuz ne diyor ? “Türkiye Cumhriyeti nin adı Osmanlı olsun… 18 Mayıs 1919…. Ülkeler, toplumlar tarihte geri gidebilir mi? Ders alınmazsa eğer evet !!! Çünkü tarih tekerrür eder, Hedeflenen bu coğrafyanın, TÜRKİYE nin son 90 yılını silmek, Atatürk Türkiye sini tasfiye etmek olunca . Batının 100 yıllık hedefi hiç değişmedi zaten Lozan antlaşmasının geçici olduğunu onlar söylemiyorlar mı? Yalnızca "PLANLARINA BİR SÜRE ARA VERDİLER". Türk milleti Atatürk ün gençliğe hitabesindeki işgalin daniskasını yaşıyor YARIM YÜZYILDIR, Türkiye her alanda işgal altında, Atatürk ün öncelik verdiği milli eğitim,milli savunma ve mali bağımsızlıktan ödün verildiği için bu durumlardayız Türkiye filistinlileşiyor,Türkler filistinlileştiriliyor. tek göze tapan şeytanın uşakları siyonist semitik teröristler Anadoluya sahip olmak istiyor,kendi ülkemizde göçmen olacağız. İngiltere’nin 1. Dünya savaşından sonra uygulamak istediği ve ATATÜRK sayesinde beceremediği “Asyayı kuşatma Çembere alma Projesi” bugün ABD’nin BÜYÜK ORTADOĞU PROJES’i içinde gerçekleştirilmek üzere. Sevr ile planan sözde Kürt devletini ve sözde büyük ermenistanı kurmak böylelikle Türkiye nin Asya ile bağını kopararak Türk ü tarihten silmek,,, Işin aslı Doğu sorununu çözmek,Gelinen noktada tarih yeniden terekerür ediyor… Yüz yıl önce Türkiye dört bir yanından kuşatılmıştı;Batıdan Yunan ordusuyla, Boğazlardan İtilaf askerleriyle, Akdeniz’den İtalyan ve Fransız,Suriye’den Fransız, Irak’tan İngiliz ordularıyla, Kafkasya’dan Ermenistan ve Gürcistan ile, Karadeniz’den de Pontus çeteleriyle sarılmıştır. ,,,, Bugüne gelirsek,,,, Batıdan AB destekli yunanistan,Akdeniz’den Kıbrıs- natonun askeri üssü,Suriye’den NATO ve AB desteklediği teröristler,Irak zaten artık ABD nin eyaleti,Kafkasyada Ermenistan VE Türkiye de kaç askeri üs ABD nin denetiminde ?,,,, Sevr antlaşması ile önce Kuzey’de kurulması, daha sonra Güney’in buna katılması planlanan sözde kürdistan, bugün fiili olarak güney’de!!! kurulmuş, kuzey’in!!! buna katılması hazırlıkları yapılmaktadır..,,,, Bugüne baktığımızda Türkiye nin nefes borusu YALNIZCA KKTC kafkas ve orta asyada ki Türklük tıpkı 100 yıl önceki gibi… Meclisiyle ordusuyla istihbaratıyla büyük israil in kurulmasına hizmet eden Türkiye devlet halkı nasıl uyutacak?? Yeni Osmanlıcılık masalıyla…. Son dört yıldır ortadoğuyu kasıp kavuran Arap bahari denen yalan neydi? Büyük ortadoğu projesinin kamuflajı. Türk milletine dayatılan Yeni Osmanlıcılık HAVUCU buyuk Orta Doğu Projesi’nin Türk kamuoyuna benimsetilmesi için tasarlanmıştır. Atatürk Türkiye si tasfiye edilirken Türk milletinin beyni yeni osmanlıcılık yalanı ile uyuşturuluyor.. Bugünlerde yeni osmanlıcılığın maskesi ise “Yeni Türkiye.” Büyük ortadoğu projesi veya Yeni Osmanlı Projesi, “Büyük İsrail” projesinin kamuflajı örtüsü. 1999 yılında Pentagon da dile getirilen "Büyük Ortadoğu Projesi" bu coğrafyadaki bütün ülkelerin çözülerek Orta Doğu kimliğinde birleştirilmesi ve İstanbul'dan yönetilen bir “Orta Doğu Birleşik Devletleri kurulması” demektir. Terör örgütü NATO Türkiye ye ortadoğuda bir islam federasyonu kurma görevi vermemiş miydi? Robert Pearson, Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Öcalan’ın duyurduğu “Mezopotamya Projesi” de aynı zamanda ADIM ADIM HAYATA geçiriliyor, Büyük İsrail projesi bu plan doğrultusunda şekillendirilecek. ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Pearson, Nil’den Fırat’a kadar Büyük İsrail” projesinin hayata geçirilmesi için öncelikle bu coğrafyada, egemenliğin Türklerin elinden çıkması gerekmektedir ve ayrıca “Erzurum’dan Bağdat’a kadar uzanan bölge tek bir ekonomik bölge olacak” biçiminde zırvalamıştı. 2011 ’de Amerikan istihbaratının düşünce kuruluşu, Pentagon danışmanı STRATFOR direktörü George Friedman, kitabında YENİ OSMANLI İMPARATORLUĞU öneriyor ve ‘bir halife altında toplanacak bir İslam ordusundan’ söz ediyor. Yine Kasım 2001 de The New York Times gazetesinde William Safire tarafından kaleme alınan “Nixson’la Arasat’ta bir görüşme” başlıklı makalede “Sovyetlere karşı Çin’i kullandık; Müslümanlara karşı Türkiye’yi kullanalım” önerisi yer alıyordu Bu yazıda Araplara karşı Türkiye’de kimin kullanılacağını da belirlemişlerdi! Yeşil kuşak projesinin 2. Ayağı Büyük Orta Doğu Projesi böyle kotarıldı; Araplara karşı Türkiye’yi kullanmak için AKPKK Pentagon da kuruldu ve BOP eşbaşkanıvatan haini iktidara getirildi. Barzani’nin İnternet sitesi, “Bu bölge aynı zamanda tek bir siyasi bölge haline gelecek, TSK bu topraklardan çekilecektir. ABD-israil in kuklasi Türk silahlı kuvvetleri-MİT ve TBMM dekilerin çoğunluğu sinirlari ulkemizi de kapsayan buyuk israilin kurulmasina hizmet eden soysuzlardan baska bir sey degil.. Terörist PKK ile savaşara şehit düşmüş kahramanlarımız, gazilerimiz ve az sayıdaki ordu mensubu Atatürk ümüzün askerleri dışındakiler dışında. Tevrat’ta geçen iki nehir nil ve fırat.. Nil nehri ile Fırat nehri arasının İsrailoğulları’na Tanrı tarafından vaadedilmiş topraklar olduğu kavramı. Küresel çetenin hedefi Büyük İsraili kurmak.
Sabeh Kamal Efendioglu
09/06/15 09:47
Sevgili dostlar; Burada yakin gecmis donemlere ait politik ve siyasi olaylari tartisilirken milliyetcilik duygularinizla hareket ederek birbirinizi kirdiginizi goruyorum, ciddiyetle bu husus cok uzucudur. Gecmisi incelemeye kalktigimizda ne masum bir toplum nede masum bir devlet bulabiliriz. Tum bu anlatilan trajik oykuleri okudum, sanki Turkler Yahudilere yardim etmemis onlari ayristirip Gestapoya geri gondermis gibi yada onlara terk etmis gibi lanse edilmesi aslinda biraz kurnazca yazilmis.Turkler kendilerine siginan 144 Azeri Turku de CHP doneminde (Ismet Pasha) Sovyet Rusyasi'na (Stalin) teslim etmislerdir bu husus tarihe Boraltan Koprusu Vakasi olarak gecer. Tarihte olan bu tip hususlar sadece Turklerle bitaraf degildir, nitekim 1938 yilinda Berlin'i terkederek aylarca Antwerp limaninda bekleyip St. Louis isimli gemiyle canlarini kurtarmak namina kacan insanlardanda bahsetmek gerekir; bu zavallilar evvela Kuba sonra Amerika ve nihayet Canada ya rota olsada bu devletler tarafindan ilticalari kabul gormemis ve tekrar rotasyonu Avrupaya, Gestapo nun kucagina gonderilmislerdir.
Sabeh Kamal Efendioglu
09/06/15 09:46
P.S. : (Yazar: Hanimefendi kizkardesime) telef olmak kelime itibariyle hayvanlarin hayatlarinin dogal afet ve diger olagan disi sebeblerle son bulmasi halinde kullanilan bir terimdir. Zulum altinda vefaat eden INSANLAR icin bu terim kullanilmaz.
murat
30/05/15 08:39
ulan yahudilere soykırım uyglamayan tek millet türklerdir bunlarda türkleri karalamaya çalışıyor ispanyollar ingilizler almanlar sizleri taklettiler hristiyanlar yahudileri pis insanlar diye algı oluşturup heryerden sürdüler araplara sığındınız orada bile rahat vermediler size israil devletini kuran ingilizler bile sizi kovdular bugünkü israil topraklarına attılar sonra baktılar işlerine yarıyacaksınız size devlet kurdu ingilizler ingilizlerle dost olacağınıza türklerle olsaydınız şimdi nüfusunuz bu kadar az olmicaktı
hoca61
13/02/15 10:24
İyide bunlar zaten bilinen şeyler.İsrael devleti kurulurken bu bölgede kendine yardımcı olacak bir devlet aradı buda Türkiye idi.Mantığa uymayan bu olguyu kabullendirmek içinde özellikle Yahudiler tarafından Türklerin 2.dünya savaşı sırasında kendilerine yardım ettikleri yalanını ortaya attılar.Demek istedilerki siz bize tarih boyunca yardımcı oldunuz olmaya devam edin.şu anda israelin Türkiyeye ihtiyacı kalmadığı için özellikle Yahudi yazarlar 5-6 yıldan beri bu konuyu dillendiriyorlardı.Şu anda Yahudiler kendilerine partner olarak kürtleri buldu.Kürtler bu durumda abd nin ve israelin paralı askerleri oluyor.onlar bu durumdan sonunda bir devlet çıkaracaklarını zannediyorlar.ABD ve İsraelle dost olup da yarar sağlayan görülmemiştir.
Mustafa
21/01/15 14:12
Hanımefendi, Emir kıvırcık "Büyükelçi" kiabına baksın lütfen. Odönemin Paris Büyükelçisi Behiç Erkinin bahsedilen konulardaki çabalarını görecek ve şaşıracaklardır. Asıl hatırlanması gereken kibirli fransızların ne yahudilere ne de ülkelerine sahip çıkmayışı. Direnişi örgütleyen 25 kişilik grubun kaçı Fransız idi ? Bu sorunun cevabı da çok şaşırtıcı.
Symphon
17/11/14 23:49
Tarihi olayları o günün şartlarıyla değil de kendi yaşadığı günün koşullarında değerlendiren ancak ahmaklığa doğru yol alırlar. O dönem Hitler Türkiye'nin sınırına kadar dayanmış ve karar verme aşamasındadır. Ya Rusyaya saldıracaktır ya da Türkiye üzerinden petrole ulaşmak için Irak ve Suriyeye yol alacaktır. Böyle bir durum ortadayken ve tüm sularımızda Alman denizaltıları kol gezerken ne yapmasını bekliyordunuz Türkiyenin açıktan destek vermesini mi? Konsolosluğumuz uçaklarla tarandı hanımefendi sırf yardım etmek istediği için. Her şey üstü örtülü olarak yapıldı. Bunun olmadığını söylemek o kadar büyük bir kötülüktür ki tarifi yoktur bunun.
Adınız
09/10/14 21:07
Türkiye'nin Yahudilere “kucak açıp açmadığı”nı tartışacağınıza Yahudi soykırımı uygulayan ülkeleri mesela Yunanistan'ı ya da Slovakya'yı tartışsanız ya!..
Adınız
02/10/14 22:26
David Stoliar ölmüş olsaydı. Kimse Struma nın gerçek hikayesini duyamayacaktı O zaman ihsan gibiler bu olayların hikaye olduğunu daha rahat bir şekilde iddia edebileceklerdi. Ancak bu gerçeğe rağmen bunların hikaye olduğunu diyenler önce kendilerinin nankör olup olmadıklarını sorgulasınlar.Struma dan kurtulan David in Kilyos açıklarında denizden çıkaranlardan gerçeği öğrenmeyecek kadar nankör olan ilker de bu adamlar ile yapılan röportajı görmemezlikten duymamazlıktan gelerek nankörlük yaptığının farkında bile değil. Öte yandan yazısında "aşağıdaki ikiyüzlüye" diye başlayan ihsan ın , 65 yaşında bir insanın bunca seneye rağmen yurt dışında yaşamış olan birinin halen içinde olan Atatürk sevgisi olması acaba senin bu tür sevgiye sahip olmamasından mı kaynaklanıyor? İhsan ı bu konuda rahatsız eden ne ola ki acaba? kendi liderinin yüceltilmemesinden mi kaynaklanıyor? O'nun var olduğu tarihe kadar o na benzer birinin gelmemiş gelecekte de O'na benzer birinin asla gelemeyeceğini idrak ederek Ulu önder ATA'mızın yüceltilmesi seni neden rahatsız ediyor İHSAN AĞA?
Ihsan Erden
02/10/14 15:48
Bu hanimin burada yazdiklari kendisinin de itiraf ettigi gibi anekdot mahiyerinde be asla gercekleri yansitmiyor. Hic bir kaynak, referans verilmeden hikaye gibi yazilmis. Ama eger gercekleri okumak isterseniz Ahmet Akyolun blogunu okumanizi oneririm, arsivlere, gorgu taniklarinin ifadelerine ve bir cok kaynaga dayali bir arastirma sonucu ortaya cikan gercekler yazmis. Bu sayfadaki tahrik icerikli mesnetsiz iddialara inanmamanizi tavsiye ederim. Onune klavyeyi alan herkes ve yeterli bilgi sahibi olmadan ve kaynak gostermeden herseyi yazabiliyor bu devirde. Bu tip bir yaziyi inanirligi olan hic bir yayin medya dalinda yayinliyamaz zaten kaynak gostermeden.
ilker
02/10/14 14:46
Kedilerden bile daha nankörsünüz,
ihsan
02/10/14 03:16
Aşağıdaki ikiyüzlüye...bırak ülkemi seviyorum atatürkü seviyorum yalanlarını.gerektiğinde nasıl türkiye alehinde çalıştığınızı ve hala çalışacağınızı biliyoruz.Sizleri tanıyoruz.Geçmişte ne yaşamışsa yaşanmız.Ama dediğim gibi bizlere bulaşmayın.
alegra haver albahari
02/10/14 00:22
14 yasimdan Turkiyeden goc etigimiz icin bunlarin hic birini bilmedim Ama kucuk bir kiz olarak anne annemden ermenilere yaptiklari soykirimi duymustum kapi arkasinda birde yapilan firinlari ama trakya olaylari batirilan gemileri Hic bilmedim ne kadar cahil insanlar yasarlardi ozamanlar Ama neden bilmedik orta okulun ikinci sinifina kadar okudum Bunlari bilmezdim neden bunlar anlatilmazdi simdi ogrendimki Korkumuzdan:( tipki hatirmdan asla unutmiyacagim 6-7 eylul korkusu :(Simdi 69 yasimda tum bunlari okumak ve bilmek beni biraz olsun kahrediyor Cahiligime doymiyayim:( bizi bunlardan haber etmedikleri veya bilmemizi istemedikleri icin kiziyorum kahr oluyorum tabi olanlar olmustur Bunun aristamalari neden daha evvel olmadi da Yillardan sonra RIFAT BALININ yazdigi kitabinda ogrendigime kahroluyorum :( ama yinede dogup buyudugum vatanimi dilini bilinc altinda kalan ATATURKUDE Seviyorum
sami ozr
01/10/14 23:55
Yaziniz tebrige deger. Tesekkurler. Aslinda liste daha uzun ve Ispanyol yahudilerinin Osmanlilar tarafindan davet edildikleri zamanlardan bu gunlere geliyor.

Haber Merkezi