Haber Merkezi

23/04/12

Yahudi bilim adamlarının Türk Üniversitelerine katkıları

 

KONFERANS : Yahudİ Bİlİm İnsanlarinin Türk Ünİversİtelerİne KatKIlarI

 

TÜRK BASININDAN SEÇMELER

 

 

 

 

 

http://www.gozlemgazetesi.com/yazarlar/yasar-eyice/834-yarim-elma-bile-etmiyoruz.html  

 

Yaşar EYİCE – Gözlem gazetesi, 16.4.2012

 

 « ALBERT EİNSTEİN’DEN MEKTUP VAR!

Elimde çok önemli bir belge var.

Bu mektubun, daha doğrusu tarihi belgenin tarihi 17 Ekim 1933…

Demek ki geçen yüzyıl yazılmış…

Şimdi bazıları, “Şu ‘milenyum yılında ‘yüzyılı’ bile karıştırıyor!” diyecektir.

Çünkü bizde ‘unutkanlık’ın yanı sıra ‘araştırma’, ‘vefa’ ve de ‘yüzleşmeden çekinme’ gibi ‘eksi huylar’ da var.

“Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi”nde saklanan tarihi bu mektup Fransa’dan bir komite adına postaya verilmiş.

İngilizce yazılmış bu çok önemli mektubun (belgenin) altında da insanlık ve bilim dünyasının şu önemli imzası bulunuyor:

Prof. Albert Einstein!

40 BİLİM ADAMI

“OZE” Dünya Birliği’nin Başkanı Şeref Başkanı Prof. Dr. Albert Einstein, Almanya’dan 40 bilim adamı ile doktorun Türkiye’de çalışmalarını sürdürmelerini, Türkiye’nin bunlara sahip çıkmalarını diliyordu.

Bu isimlere kefil olan Einstein, “Çoğu geniş tecrübe, bilgi ve ilmi liyakat kişiler” olarak adlandırdığı listedeki isimlerin, “Yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olduklarını ispat edebilirler” diyordu.

Mektubun son cümlesi ise şöyle:

“Ekselansların sadık hizmetkârı olmaktan şeref duyan Prof. Albert Einstein…”

Tabii ki, tarih boyunca tüm mazlumlara yardım eden ve kucak açan ülkemizin o zamanki yöneticileri Büyük Atatürk ile büyük devlet adamı İsmet İnönü gerekeni yaptılar.

BAHÇEŞEHİR’DEN TARİHE IŞIK

İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi Medya İlişkileri Direktörü Onur Uysal, gönderdiği davet mektubunda şöyle diyor:

“Bahçeşehir Üniversitesi tarihe ışık tutacak önemli bir konferansa ev sahipliği yapacak.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı himayesinde, Aladdin Projesi ve Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğinde 19 Nisan 2012 tarihinde gerçekleşecek konferansta Nazi zulmünden kaçarak üniversite reformu ile Türkiye'ye gelen Alman ve Avusturyalı bilim adamlarının Türk üniversitelerinin çağdaşlaşma sürecine olan katkıları konuşulacak.”

 

Aladdin Projesi Yürütücü Direktörü Abe Radkin ve Türkiye Musevi Cemaati Başkanı Sami Herman’ın da katılacağı konferansın açılış konuşmalarını Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO) Genel Direktörü Irina Bokova, Aladdin Projesi Başkanı Anne-Marie Revcolevschi, Fas Kralı Danışmanı Anna Lindh Avrupa-Akdeniz Kültürler Arası Diyalog Örgütü Başkanı André Azoulay, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Özel Danışmanı ve Özel Elçisi Adnan Kifayat, Türkiye Uluslararası Soykırım Eğitim İşbirliği Görev Gücü, Anma ve Araştırma Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Ertan Tezgör, UNESCO Onursal Elçisi, Soykırım Eğitimi Özel Elçisi Dr. Samuel Pisar, UNESCO İyi Niyet Elçisi Zülfü Livaneli gerçekleştirecek.

TSYD KONGRESİ’NDE

Bu arada söylemeden edemeyeceğim; İzmir’de “Albert Einstein” adını en çok kullananlardan biri de, şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına İzmir’in spor tarihini hazırlayanlardan Okan Yüksel…

Okan Yüksel’i son olarak Türkiye Spor Yazarları Kongresi’nde dinledim… Tahmin ettiğiniz gibi konuşmasında yine, dünyanın bu en önemli bilim adamı Albert Einstein’den söz etti.

“Nazi Zulmünden Kaçan Yahudi Kökenli Alman Ve Avusturyalı Bilim İnsanlarının Türk Üniversitelerinin Çağdaşlaşma Sürecine Katkıları” Bahçeşehir Üniversitesi’nde konuşulsun…

“Nazi Zulmünden Türkiye’ye Sığınan Alman ve Avusturyalı Bilim İnsanlarının Türk Üniversitelerinin İlerlemesinde Rolü” başlıklı ilk oturumun moderatörlüğünü Koç-Yönder Derneği Başkanı Mesut Ilgım yapsın…

“1492 – 1942 İstanbul ve Yüzyıllık Musevi Tarihi” başlıklı günün ikinci oturumu ise Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Heath W. Lowry moderatörlüğünde gerçekleştirilsin… »

 

http://www.aksam.com.tr/bahcesehirden-insanliga-bir-katki--6279y.html

Turgay Polat - Akşam Gazetesi, 19.4.2012

Bahçeşehir'den insanlığa bir katkı

 

“Almanya'da 1932 sonbaharında yapılan genel seçimleri, Adolf Hitler'in Nasyonal Sosyalist Partisi, yani Naziler kazandı ve Hitler, 1933'un 30 Ocak günü başbakanlığa getirildi. O tarihten birkaç sene önce başlamış olan Yahudi karşıtı hareketler Nazilerin iktidarı elde etmelerinden sonra daha da arttı ve çok sayıda Yahudi, Almanya'yı terk etti. Ayrılma hazırlığı yapan Yahudiler arasında dünyanın önde gelen bilim insanları da vardı ve Albert Einstein da onlardan biriydi. Berlin Üniversitesi'nde hocalık yapan ama kısa bir müddet sonra artık ders veremeyeceğini fark eden Einstein, 1933 ilkbaharında Almanya'dan ayrıldı, Fransa'ya geçti ve Paris'teki 'College de France'da hocalık yapmaya başladı.

 

Albert Einstein, 1933'un 17 Eylül'ünde Ankara'ya bir mektup gönderdi. Einstein, 'Türkiye Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na, yani Başbakanlığa hitaben son derece nazik bir dille yazdığı mektubunda Almanya'daki bazı kanunlar dolayısıyla çok sayıda Alman bilim insanın mesleklerini icra edemez hale geldiklerini söylüyordu. Bilim insanlarının çalışabilecekleri bir ülke aradıklarını da anlatan Einstein, 40 kişilik bir uzman listesi hazırladıklarını yazıyor, bu kişilerin hiçbir karşılık beklemediklerini anlatıyor ve Türk Hükümeti'nin söz konusu bilim insanlarını kabul etmesi halinde sadece insani bir faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağını, Türkiye'nin bu kabulden büyük kazanç sağlayacağını da ifade ediyordu. Türkiye'nin bu tarihten hemen sonra 40'tan fazla Alman bilim insanını davet edip üniversitelerde görevlendirmesi ve Üniversite Reformu'nun da bu sırada yapılması, teklifin kabulünde çok daha yüksek bir makamın, yani bizzat Reisicumhur Mustafa Kemal'in devreye girmesiyle mümkün oluyor. Einstein'ın Atatürk'ü kastederek: 'Dünyanın en büyük liderine sahipsiniz. 1933'teki üniversite reformunuz sırasında beni de ülkenize davet etmişti' dediğini naklediyor.


***
Mektup söyle :'Ben, sadık hizmetkarınız Prof. Albert Einstein. Ekselansları, Almanya'dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarına Türkiye'de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum. Sözü edilen kişiler, Almanya'da halen yürürlükte olan yasalar nedeniyle mesleklerini icra edememektedirler. Çoğu geniş tecrübe, bilgi ve ilmi liyakat sahibi bulunan bu kişiler, yeni bir ülkede yaşadıkları takdirde son derece faydalı olacaklarını ispat edebilirler. Ekselanslarından ülkenizde yerleşmeleri ve çalışmalarına devam etmeleri için izin vermeniz konusunda başvuruda bulunduğumuz tecrübe sahibi uzman ve seçkin akademisyen olan bu 40 kişi, birliğimize yapılan çok sayıda başvuru arasından seçilmişlerdir. Bu ilim adamları, hükümetinizin talimatları doğrultusunda kurumlarınızın herhangi birinde hiçbir karşılık beklemeden çalışmayı arzu etmektedirler. Bu başvuruya destek vermek maksadıyla, hükümetinizin talebi kabul etmesi halinde sadece yüksek seviyede bir insani faaliyette bulunmuş olmakla kalmayacağı, bunun ülkenize de ayrıca kazanç getireceği ümidimi ifade etme cüretini buluyorum. Ekselanslarının sadık hizmetkarı olmaktan şeref duyan, Prof. Albert Einstein'


İşte bugün Bahçeşehir Üniversitesi'nde bu konuyla ilgili çok önemli bir konferans yapılıyor. Bu bilim insanlarının torunları çocukları ve onların yolunda ilerleyen bilim insanları bu konuyu konuşacak. UNESCO direktörü İrina Bukova, Aladin Projesi başkanı ve daha nice bilim insanları konuşacaklar. Eğer bu ülke insanlık adına vefa adına bir kıvılcım taşıyorsa orada olmalı ve bu büyük bilim insanlarını anmalıdır. Bu konuyu gündeme getiren ve konferansı düzenleyen Bahçeşehir Üniversitesi'ne Türkiye adına teşekkür etmek gerek sanırım.”

 

 http://haber.gazetevatan.com/70-yillik-sir/444914/7/Yasam  Vatan, 19.4.2012

 

70 yıllık sır

Nazi zulmünden kaçıp Türkiye’ye sığınan bilim adamlarının anlatılmamış hikâyesi

« Konferansın açılış konuşmalarını UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova ve ABD Türkiye Büyükelçisi Francis J. Ricciardone, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel yaptı. Konferansa, Aladdin Projesi Yürütücü Direktörü Abe Radkin ve Türkiye Musevi Cemaati Başkanı Sami Herman, Aladdin Projesi Başkanı Anne-Marie Revcolevschi, Fas Kralı Danışmanı Anna Lindh Avrupa-Akdeniz Kültürlerarası Diyalog Örgütü Başkanı Andre Azoulay, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Özel Danışmanı ve Özel Elçisi Adnan Kifayat, Türkiye Uluslararası Soykırım Eğitim İşbirliği Görev Gücü Anma ve Araştırma Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Ertan Tezgör, UNESCO Onursal Elçisi Soykırım Eğitimi Özel Elçisi Dr. Samuel Pisar, UNESCO İyi Niyet Elçisi Zülfü Livaneli ile birlikte çok sayıda yabancı ve yerli bilim insanı katıldı.

Günün ikinci oturumu


Konferansın öğleden sonraki bölümünde ise “Nazi zulmünden Türkiye’ye sığınan Alman ve Avusturyalı bilim insanlarının Türk üniversitelerinin ilerlemesinde rolü” başlıklı ilk oturumda Koç-Yönder Derneği Başkanı Mesut Ilgım’ın moderatörlüğünde Prof. Phillip Schwarz’ın kızı Dr. Susanne Schwarz, Kudüs Hebrew Üniversitesi’nden Prof. Jacob Landau, “Sevgili Üniversite”nin Yazarı Prof. Dr. Dehen Altıner, Sümerolog Yahudi Kökenli Alman bilim insanı Hans Gustav Güterbock ve Benno Landsberger’in öğrencisi Prof.Dr. Muazzez İlmiye Çığ konuşmacı olarak katıldı.


Günün ikinci oturumun moderatörlüğünü ise Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Heath W. Lowry yaptı. İkinci oturumda Hayfa Üniversitesi’nden Prof. Minna Rozen, Kitabı Olan Dinlerin Ortak Bilgisi ve Barışın Öğretilmesi için UNESCO Başkanı Fransız eski hahambaşı Rene-Samuel Sirat, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zafer Toprak ve 500. Yıl Vakfı Başkanı Naim Güleryüz konuşmacı olarak katıldı.

İnsanlık, barış ve bilim


Konferansın açılış konuşmasında Enver Yücel, üniversite olarak kuruldukları günden bugüne dünya barışına ve insanlığa katkı sağlamak istediklerini belirterek şunları söyledi: “Konferansı yapma fikri bu amaçtan ortaya çıktı. Üniversite olarak geçmişten bugüne, bugünden geleceğe katkı sağlamak istiyoruz. Bu yüzden ‘Batıya Doğru Akan Nehir’ belgeselini, ‘Türk Pasaportu’ filmini, ‘Osmanlı Tarihi ve Balkan Araştırma Merkezi’ni kurduk. Bu konferans insanlığa, barışa ve bilime hizmet eden herkese saygımızı sunmak amacıyla yapılıyor. UNESCO Direktörü Irina Bukova başta olmak üzere tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Biz Bahçeşehir Üniversitesi olarak sınır tanımayan bir üniversiteyiz. Üniversitelerin dini, dili, ırkı olmaz. Onlar bilime ve bilim üretmeye adanmış yapılardır.” Bukova ise Bahçeşehir Üniversitesi’nin çok önemli işler yaptığını ifade ederek, “Bahçeşehir Üniversitesi kapılarını bu konferansa açarak bilimin evrenselliğine ve özgürlüğüne önemli bir katkı sunmuştur” dedi. »

 

 

 

 

http://haber.gazetevatan.com/turkiye-insanliga-isik-tutuyor/444925/1/Gundem 19.2.2012

 

İlker AKGÜNGÖR HABER MERKEZİ- Vatan, 19.4.2012

 

‘Türkiye insanlığa ışık tutuyor’

 

« ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, Nazilerden kaçan Yahudi entelektüellerin Türkiye ve Amerika’nın geleceğini inşa ettiğini söyledi. Konferansta yazarımız Zülfü Livaneli’den de övgüyle bahsedildi (…)


« Zülfü Livaneli’yle tanışmak için uzun zamandır beklediğini ve UNESCO’nun Türkiye’de bu derece üst düzey bir entelektüel tarafından temsil edilmesinden çok memnun olduğunu belirten Ricciardone konuşmasında, “Aladdin kadar onurlu bir konuya sahip olan proje azdır. İstanbul bir çeşitlilik merkezi. Benim büyükanne ve büyükbabam savaş, açlık ve yoksulluktan kaçarak Amerika’ya geldi. Karanlık, hoşgörüsüz, cahillik ve nefretin yaşandığı dönemler oldu. Ama bizim amaçlarımız daha büyük. Amerika ve Türkiye Yahudi geleneği ve (Nazilerden kaçan) entelektüellerine çok şey borçlu. Bu insanlar hem benim ülkemin hem de Türkiye’nin geleceğini işa etti. Türkiye’de bir cesaret ve kendine güven görüyoruz. (Yahudi soykırımını kastederek) Karanlık, üzücü ve acı dönemlerde yaşananlar çocuklarımıza anlatamayacağımız şeylerdi. Şimdi Türkiye’deki entelektüellerde böyle konuları inceliyor. Farklı inançların bizi bir araya getiren gücü nedir? İşte bu konferans bunun için önemli. Türkiye ile müttefik olmak dışında halklar olarak da aynı amacı paylaşıyoruz. Türkiye’nin cumhuriyet döneminden beri hiç yapmadığı kadar benzer konuları şimdi açmış olması beni umutlu kılıyor. Böylelikle Türkiye insanlığa ışık tutuyor” dedi. 


Livaneli’ye övgü


UNESCO Genel Direktörü Irina Bokova ise, “UNESCO İyiniyet Elçimiz Zülfü Livaneli çeşitlilikle ilgili çalışmaları destekliyor. Türkiye sınırlarının dışına taşan etkiye sahip bir entelektüel olan Zülfü Livaneli’nin bizi desteklemesi çok önemli ve burada bulunması bizi mutlu etti” dedi. UNESCO’nun soykırım eğitimleri konusunda Türkiye’ye destek vereceğini söyleyen Bokova, temel insani değerlerin geleceğe aktarılmasının ırkçılık ve ayrımcılığa karşı verilen bir savaş olduğunu belirtti. Bokova, “Auschwitz toplama kampına yaptığımız ziyarette Bosna Müftüsü Dr. Mustafa Ceriç ‘Burada yaşananları camilerde, kiliselerde ve sinagoglarda gençlere anlatmamız lazım’ dedi. İşte UNESCO’nun amacı budur. Bunu da ancak eğitimle sağlayabiliriz” diye konuştu.


‘Serenad iyi anlaşıldı’


Konferansta bir konuşma yapan VATAN Yazarı ve UNESCO İyiniyet Elçisi Zülfü Livaneli ise “UNESCO elçisi sıfatıyla bulunuyorum ama Seranad yazarı olarak da anons edildiğim için kitaptan da bahsedeceğim. Struma adlı Filistin’e gitmesine izin verilmeyen gemide 700 Yahudi öldü. Bu o dönem İngiliz Hükümeti’nin siyasetiydi. Ama bu yaşananlar Türkler tarafından çok iyi anlaşıldı. Serenad 10 ayda 200 bin sattı. Cehalet ve görmezden gelmek bizim en büyük sorunumuz” dedi. Livaneli ünlü fizikçi Albert Einstein’ın Atatürk’e yazdığı mektupta 40 kadar Yahudi bilim adamını almasını istediğini ama İnönü’nün bunu reddettiğini, bu insanların Atatürk’ün vizyonu sayesinde Türkiye’ye geldiğini anlattı. Livaneli Dolmabahçe’de İran Şahı Rıza Pehlevi ile tanıştırılan diş hekimi Prof. Dr. Alfred Kantorowicz ve göz doktoru Prof. Dr. Joseph İgershimer’in Şah Pehlevi’yi tedavi ettiğini de sözlerine ekledi. »

 

http://haber.gazetevatan.com/Haber/444903/1/Gundem

 

Zülfü Livaneli – Vatan, 20.4.2012

 Aranan imamın vasıfları

 

« Dünyaca ünlü bu bilim adamları Türkiye’ye çok hizmet etti, bazıları savaştan sonra Amerikan üniversiteleri tarafından kapışıldı ama bazıları da “ikinci vatan“ olarak belledikleri Türkiye’de kalıp, bu topraklara gömülmeyi tercih etti.


(…)
Tarih boyunca Müslüman-Yahudi ilişkilerinin ve 1492’de Osmanlı’ya gelen Sefaradların da konuşulduğu toplantıda dönemin padişahı II. Bayezid’in ilginç bir sözünü öğrendim:

İspanya tahtına hükmeden Isabelve Ferdinand’ın kovduğu binlerce Yahudi gelince Padişah “Ne akılsız hükümdarlarmış bunlar. Binlerce değerli insanı kaybettiler, biz ise onları kazandık“ demiş.


Demek ki Bayezid-i Veli’den, Atatürk’e kadar akıllı önderlerin ufku geniş oluyor. »

 

http://gundem.milliyet.com.tr/naziden-kacarken/gundem/gundemyazardetay/20.04.2012/1530423/default.htm

 

Melih Aşık – Milliyet, 20.4.2012

Naziden kaçarken

 

« Türkiye o sırada üniversite eğitimini modernleştirme çabaları içindedir. Atatürk, Yahudi bilim adamlarını ülkeye kabul ediyor... Sonraları sayı artıyor... Sığınmacı akademisyenlerin sayısı 190’ı buluyor... Gelenlerin çoğunluğu Yahudi değildir... Kiminin eşi Yahudidir.. Kimi sosyalist, komünist, demokrat vb olduğu için kaçmak zorunda kalmıştır ...
İstanbul ve Ankara üniversitelerinin şekillenmesinde, müzik ve güzel sanatlar eğitiminde Alman bilim adamlarının büyük katkısı oldu... Çağdaş eğitimin temelini attılar.

 

İstanbul Üniversitesi 1933 yılı Temmuz ayında 30 Alman bilim adamıyla açılmıştır...
Dünkü konferansa
UNESCO Başkanı İrina Bokova, sığınmacı bilim adamlarından Phillip Schwarz’ın kızı Susanne Schwarz da katıldı... Amerikan Büyükelçisi Ricciardone de oradaydı. Bir konuşma yaptı. ABD Konsolosluğu memurları toplantıyı baştan sona izledi.
Kimler mi yoktu açılışta?
YÖK ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri yoktu. İstanbul Üniversitesi Rektörü yoktu. Vali bey yoktu. Neden acaba? Herhalde konferansa konu olanların Yahudi olması değildi onları uzak tutan.. Ama neydi? Anlayamadık... »

 

CNN Türk’ün konuyla ilgili 20.04.2012 tarihli haberini izlemek için :

 

http://tvarsivi.com/player.php?i=2012040632206

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Ledir
31/05/12 19:00
Anaokulu see7imleri diye bir konu ae7arken elinizdeki mvceut see7enekleri gf6z f6nfcne getirme konusunda birşeyler denilmemiş. Yani sf6yle sdfcşfcnfcn bilmem bir ilin bir ile7esindesiniz ve size yakın gitme ihtimali olan anaokulu sayısı 5 yani yukarıda sayılanlar dısında bu 5 secenekte nelere daha e7ok dikkat edilmeli mutlaka bunlarda gmz f6nfcne alınmalıdır.

Haber Merkezi