Haber Merkezi

22/07/14

GAZZE ROKETSANayii

 

Bilgi İran'dan ( çevirmenin notu - veya başka bir ülkeden)

Para Katar'dan (çevirmenin notu- ve bir başka ülkeden daha )

Hedef: TEL-AVİV

Gazze'de Roket üretimi  son senelerde merdiven altı atölyelerden  Mühendislerin kontrolünde ve organize sanayi haline dönüştü. Hatta deneme atışları bile yapılır hale geldi.

Hamas terör şirketi bu sanayi uğruna Mısır ile bozuşarak en büyük geliri temin ettikleri tüneller aracılığı  ile kaçakçılıktan bile feragat etmeyi göze aldılar. Tahran'dan gelecek olan nakdi yardımlar ile yetinmeye karar verdiler. Tabii son zamanlarda bir de Doğal Gaz Prensliği olan Katar'dan da gelecek yardımları saymamak olmaz.

 Yazar: DORON PESKIN, Calcalist

Tercüme: Rafael Sadi

Terör örgütlerinin Güçlü Kaya harekatının ilk günlerinde gösterdikleri operasyonel  kabiliyet sadece İsrail'in istihbarat birimleri ile ilişkisi olmayanları şaşırttı.Bulut Sütun'u harekatından geçen 2 sene zarfında  Gazze örgütleri kendilerine gerekli olan askeri kararları aldılar. Bu kararlar ile askeri sanayilerini geliştirmeye  bazı dost ve kardeşlerinin de yardımı ile muvaffak oldular. Büyük çabalar harcayarak tabii. Milyonlarca dolarlık yatırım ile askeri savaş kabiliyetlerini genişletecek sanayilerini kurdular.

 

Biraz düzen yapalım:

Gazze'de bugün  3 ana örgüt faaliyettedir.

Bu örgütlerin başı kuşkusuz HAMAS 'tır. Ve yanında savaşçı kolu İZZEDDİN EL KASSAM. İkinci örgüt ise  ile İSLAMİ CİHAD ve savaşçı kolu KUDÜS TUGAYLARI. Bu örgüte İran'in Gazze şeridindeki temsilcileri de diyebiliriz.

Üçüncü örgüt ise  DİRENİŞ BÖLÜKLERİ dir.

Bu 3 temel örgüt dışında aslında Uluslararası İslami Cihad ideolojisinden beslenen irili ufaklı başka örgütlerde mevcuttur.  Kuşkusuz hepsi Hamas yönetimi altındadırlar.Bu küçük örgütlerin atmaya muktedir oldukları roketler Grad füzeleri (Katyuşa) ile sınırlıdırlar.

Bu küçük örgütler Sina yarımadasından Eilat kentine yapılan saldırılardan da sorumludurlar.

Bu 3 büyük örgüt Gazze'de Hamas siyasi iradesi ile oldukça koordineli ve uyum içinde çalışmaktadırlar.Sadece Hamas'ın savaşçı kolu bünyesinde en azından 15 bin kadar insan çalıştırmaktadır. Bunların içinde uzmanlar ekibi ve polis kuvvetleri ile savaşçı ekip te mevcuttur.  Bu kadar insanın aylık maaş maliyeti ise  en azından 10 milyon dolar olarak hesaplanıyor.

 

GAZZE ROKET SANAYI

 

Tahran ve Katar dan Yardım.

 

Paranın büyüğünü Hamas son iki senede yaptı. Gazze'ye hakimiyetinden ve  Tahran'ın cömert yardımlarından. Son olarak ta Iran Körfezindeki Doğal Gaz prensliklerinden biri olan KATAR 'dan da aldıkları ile  kasaya giren yardımların tutarı senede bir kaç yüz milyon dolar'a ulaşıyor.

 

Herkes Hamas'ın gelirlerinden ve özellikle  Tünel kaçakçılığından elde ettikleri servetlerden söz ediyor. Mısır'ın Gazze-Rafiah sınırındaki kaçakçılık tünellerini kapatmasına kadar Hamas yetkililerinin bu kaçakçılık sisteminden direkt olarak şahsi ceplerine giren meblağ'ın aylık 200 milyon doları bulduğu belirtiliyor. Tabii ki tüneller kapatılana kadar.

 

Aslına bakacak olursak çok daha büyük meblağlardan da söz edenler var. Mesela yıllardır  terör örgütlerinin özellikle Cihat  arkasından koşturan ve inceleyen Mısır'lı General Bacit Halil  yaklaşık bir sene önce Hamas'ın faaliyetlerinin zirvede olduğu sene 9 milyar dolar tutarında mal'ı tünellerden geçirdiklerini tespit etmiş. Ve bu  veya bezeri meblağlar her yıl devam etmiş.Eski sabık Cumhurbaşkanı Mursi'nin davasında  Kahire Mahkemesine takdim edilen evraklar arasında Müslüman kardeşlerin İktidara gelmesinin hemen ardından Hamas'a ''Hediye'' olarak 20 milyon dolardan fazlası  havale edilmiş. Bu para sözümona İsrail hapishanelerindeki tutukluların ailelerine verilmek üzere yardım parası olarak gönderilmiş.Bu meblağ veya benzeri ise asla bu insanların ailelerine ulaşmamış bile. Açık ve bellidir ki bu paralar  Gazze savaş sanayisinin bağımsızlığını kazanabilmesinde kullanılmıştır.herkes te organize bir savaş sanayisinin kurulmasının  parasız olmayacağını kabul ediyor.

 

Kuşkusuz Hamas'ın oksijen borusunun –Kaçakçılık Tünelleri – tıkanması ekonomik durumunu oldukça kötü etkilemiştir. Bu dönem de  Mısır'da Al-Fatah A-Sisi'nin iktidar'a gelmesine denk geliyor.Bu tarihe kadar Tünel kaçakçılığı neredeyse herhangi bir sıkıntıya uğramadan devam ediyordu.

 

Gelişen Roket Sanayi...

 

Bulut Sütunu harekatından sonraki 2 senede terör örgütleri Tel-Aviv'e karşı oluşturabilecekleri herhangi bir tehdidin kendilerini oldukça güçlendirebileceği konusuna hemfikir oldular.Geçtiğimiz hafta da Tel-Aviv hatta ötesini de tehdit eder bir durum yaşandı burada.

 

Uzun menzilli roket üretimi Gazze şeridinde yüzlerce insana iş veren gerçek bir sanayi haline dönüştü.Hamas'ın bir kaç Proje Müdürü mevcuttur. Mühendisler ,İran'da , Lübnan ve başka ülkelerde eğitilmiş uzmanlar  mevcuttur.

İran Devrim Muhafızları Komutanı General Muhammed Ali Gafri'nin geçen sene içinde ender de olsa yerel haber ajansına verdiği bir demeçte ,Ülkesinin Hamas'a fiilen Gafer 5 uzun menzilli füzeler göndermediği ancak üretimi içim gerekli teknolojiyi transfer ettiğini belirtmişti. İfadesinde de ''Filistinliler de bunu çok çabuk kavradılar'' diye de ilave etmişti. 

 

Bu roketlerin üretimi ilerlemiş olarak kabul edilmekte ve evvelce yapılmakta olan merdiven altı terör atölyelerinde ilkel olarak üretilen silahlardan  çok farklıdır.Ve bu sanayinin de milyonlarca dolarlık yatırımların sonucu olduğunu anlamak zor değildir. Hatta bildirilenlere göre de bu gelişmiş sanayi tesisleri ve bir çok laboratuvarları Gazze'nin yeraltındadır. Bu da  tespit edilmelerini zorlaştırmakta adeta imkansızlaştırmaktadır. Uzun menzilli roketlerin üretimi deneme atışlarını da içeren düzenli bir çalışmanın  sonucudur. Denemeleri de  aslında İsrail istihbaratının da gözünden kaçmış değildir. Resmi olmayan Hamas yetkililerinin ifadelerine göre de gizli füze rampa ve tünel inşaatı ile ilgili uzmanlığının Hizbullah'tan geldiği belirtilmişti.

 

Roketlerin  ham maddesi: İsrail'den

 

Gazze'de roket üretimi aslında yeni değildir.Aslında bu olay ikinci intifadanın başlamasına denk düşer.2000li yılların başında. KASAM 1'in imali ile başlamıştır.Bu roket'in menzili ise sadece o zaman gazze şeridinin içinde bulunan Yahudi Yerleşim birimlerine ulaşabiliyordu. Daha sonraları bu roket'in menzili geliştirildi ve  roket Gazze çevresindeki yerleşim birimlerine ulaşmaya başladı.Bu roketlerin üretimi ilkel idi. Bu roketler evlerin içindeki atölyelerde ve meskun mahallerde yapılmaktaydı. Filistin idari mekanizmasındaki kişiler bile bu roketleri küçümsemişler hatta Filistin Otonomi Yönetimi Lideri Abu Mazen bile  bunlara  umutsuz vaka demişti.

 

2010 yılında Alman gazetesi '' DER SPIEGEL'''e İslami Cihat örgütüne ait bir silah atölyesini gezme imkanı doğmuştu.Anlaşıldığı üzere  bu atölyede öğrenciler çalışmakta ve gündüz okuyup geceleri de ekmek paralarını çıkartmaktaydılar. Muhabirin ziyaret ettiği o atölyede üretim miktarı gecede 100 adet kadar idi.  Bu ilkel roketlerin maliyeti 500-600 dolar olarak tahmin edilmekteydi. Bu ''UÇAN BORULARIN''  ham maddesinin büyük bir kısmı , bütün acı ve ironiye rağmen ne yazık ki İsrail'den gelmekteydi. Gerekli metal malzeme ile Patlayıcı yapımında kullanılan gübreler İsrail malı idi. Gerekli olan  TNT ise Sina yarımadasından gelmekteydi.Menşe ise SUDAN ve DOĞU AVRUPA idi. Roketlerin hazırlanma talimatları ve ev'de üretim yolları internet sitelerinde ''İbranice '' olarak yayınlandı ve videoları da youtube'da  izlenebildi.

 

Bu metallerin esas kaynağının ise ve büyük bir kısmını da İsrail'den getiren Gazzeli tüccar MAHER ATİYA ABU CUBBA'dır.Sonunda da kendisi 2012 yılında İsrail İstihbaratı tarafında  tutuklandı. Aslında  Gazzeli basit bir demir tüccarı olarak bilinen ve İsrail'den aldığı izin ile İsrail'den Gazze'ye demir getiren kişinin aslında  getirdiği demir ürünlerini Hamas yetkililerine satmaktaydı. Maher Abu Cubba bu faaliyeti çerçevesinde oldukça büyük bir ticari ciro yaparak yasal bit ticari görüntü de edinmiş oldu.Erez geçiş noktasında yakalandığında çantasında 114 bin yeni İsrail şekeli bulundu. En önemli soru ise  İsrail istihbaratınca bu türden daha kaç tüccarın kimlikleri biliniyor veya  kaç tanesinden de haberi yok.?

 

Libya'dan GRAD  1000 dolar'a...

 

Tünellerin faaliyette olduğu dönemde  Gazze'ye ham madde ve GRAD füzesi dahil olmak üzere ,savaş malzemesi ithal etme kanalı olarak kullanıldı.Bu malzemenin en nemli kaynak ülkesi ise Libya idi. Kaddafi'nin devrilmesinden sonra Libya Gazze'deki terör örgütlerine silah getiren kaçakçılar için adeta bir altın madeni niteliğindeydi. Olmayan bir yönetim esnasında , Libya'daki eli silahlı gruplar bu silahları en fazla para verene  istenilen miktarlarda çıkartmanın yollarını bulabilmekteydiler.

 

Bu piyasaya göre  Silah kaçakçılarının SAM 7 füzesi için tahsil ettikleri fiyat 5000 ile 7000 dolar arasında değişirken  Beer-Şeva'ya kadar ulaşabilen bu Grad füzelerinin Libya'daki fiyatı sadece 1000 dolar idi.

 

Zaman içinde örgütler malların depolama sistemini de geliştirdiler. Daha az gelişmiş olan roketler (kısa ve orta menzilliler) Gazze Şeridindeki değişik mekanlarda depolanmaktaydı.  Genellikle sivil ailelerin evlerinde  Bu genellikle  örgütlerin savaşçı kollarının sivil vatandaşlara uyguladıkları baskı ve tehditler ile gerçekleştirilmekteydi.

Bazen de ev sahipleri depolama için bir kaç on dolar ücret alabilmekteydiler.

 

 

Cebinde 150 bin dolar nakit ile dolaşan hamas yetkilisi ...

 

İslami Cihat örgütünün savaşı kolu 5000 kişi kadardır.Bu örgüt  te İran'dan hatırı sayılır bir meblağ yardım almaktadır.Londra'da bir araştırma enstitüsü çalıştıran İranlı araştırmacı Nuri Zaza aslında bir İran uzmanı ve İran içindeki en güvenilir kaynaklara sahip bir uzman olarak bilinmekte ve Tahran yönetimi koridorlarında olup bitenden haberdardır. BU kaynağa göre İslami Cihat örgütü her ay İran'dan 100 ile 150 milyon dolar civarında yardım almaktadır.Bu örgüt Suriye'deki iç savaştan sonra bile Suriye'e ve İran'a bağlı kalmakta ve  bunu dile getirmektedirler. Yıl boyunca bu örgüt sadece parasal yarım ile kalmayıp aynı zamanda İranlı ve Hizbullahlı uzmanlarca roket üretimi ve savaş taktikleri eğitimleri de almaktadırlar.

 

İslami Cihat'in Gazze Şeridindeki paralarının nasıl döndüğünün anlaşılabilmesi için bir Filistin gazetesinde yayınlanan bir olayı aktarmakta yarar vardır. Kimliği belli olmayan kişiler Gazze İslami Cihat örgütü savaşçı kolu liderlerinden olan MEYMAD  AL-HUSNİ'den şahsında bulunan 150 bin doları çaldılar. Hırsızlık olayının  akabinde İslami Cihat alarm durumuna geçmiş ve hırsızları yakalamaya uğraşmıştır. Ancak çaba sonuçsuz kalmış ve hırsızlar yakalanamamıştı. Bu bize şunu sistemi öğretiyor. İslami Cihat örgütünün savaşçı grubunun liderleri ceplerinde büyük meblağlarda paralarla dolaşıyorlar ve bu paraları savaşçılarına nakden ödüyorlar.

 

 

 

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi