Haber Merkezi

01/11/11

Bu ziyaret gerçekten "ilk "mi?

 

 

 

Geçtiğimiz Cuma gününden beri ajanslarda « müthiş » bir haber yayınlanıyor : Müslüman Kardeşler ilk kez Gazze'ye gitmiş!

 

Bu ziyareti eşsiz bir buluşma, bir “ilk”  gibi göstermenin anlamı nedir?

 

Hamas zaten Müslüman Kardeşlerin ta kendisidir ve terörist örgütün kuruluş bildirgesinde de belirtildiği gibi, Müslüman Kardeşler örgütünün Filistin kanadı olarak kurulmuştur.

 

Ayrıca, Küresel Müslüman Kardeşler ağının, Şeyh Yusuf Karadavi’nin lideri olduğu İyilik Birliği’nin üyesi olan “hayır kurumları”  kanalıyla, “insanı amaçlı” İslami yardım kisvesi altında uzun zamandır Hamas’a mali destek sağladığı bilinen bir gerçektir. İyilik Birliği bu sebeple ABD tarafından terörist örgüt listesine alınmıştır. (Müslüman Kardeşler Örgütünün manevi lideri Şeyh Yusuf Karadavi’nin ve başında olduğu kurumların ne kadar “insancıl ve hayırsever” olduğunu anlamak için bkz. Mısırın Humeynisi Şeyh karadavi Türkiye aşığı ve Türkiyenin yeni ziyaretçileri)

 

Üstelik, Mısır’ın Almasry Alyoum gazetesinin 22.1.2010 tarihli yazısında da belitildiği gibi, Hamas hükümeti başbakanı İsmail Haniye Müslüman Kardeşler Genel Mürşidi Muhammed Badie’ye sadakat yemini etmiştir. (1)

 

Bu haberde « olay » gibi gösterilmek istenen Müslüman Kardeşlerin Gazze’ye ayak basması ise, bu da yanlıştır. Ufak bir örnek : Maan medya ajansı, Haziran ayında Hamas kurucularından Mohammad Sham’ah öldüğünde Müslüman Kardeşler temsilcilerinden Hazem Faruq ve Sa’d Al-Huseini’nin başsağlığı dileklerini sunmak için Gazze’ye gittiklerini ve Müslüman Kardeşler Örgütü Genel Mürşidi Muhammed Badie’nin şahsen Haniye’yi aradığını belirtiyor. (2)

 

Ayrıca, zaten kendilerini Müslüman Kardeşlerin Filistin kolu olarak ilan eden bir örgütün Müslüman Kardeşlerle bağlarını ispatlamak için illa da Gazze’de buluşması gerekmiyor herhalde…

 

Haberde bahsi geçen Müslüman Kardeşler heyetinin Gazze’ye geliş sebebi Gilad Shalit karşılığında serbest bırakılan Filistinli teröristler için düzenlenen etkinliklere katılmaktı.  

 

Bakın heyetin lideri Cuma El Amin, Müslüman Kardeşler nezdinde 500’ün üzerinde İsrailli sivilin kıyımının, « gurur verici direniş » eylemi sınıfına girdiğini nasıl da açıkça belirtiyor : 

 

 « Kardeşlerimizin serbest bırakılmasını kutlamaya geldik

« Onlarla gurur duyuyoruz. »

« Direniş kendini ispatladı. » (3)

 

El Amin bir de, ''İsrail barış istediğini söylemesine rağmen, buradayken bile üstümüzde uçuşan uçakların seslerini duyuyoruz. Söz ettikleri barış nerede?'' demiş ! (4) Yani dinleyicilerini aptal yerine koyan bu alaycı lider, o uçakların üstlerinde uçma sebebi Gazze’den İsrail’e geçtiğimiz Çarşamba günü fırlatılan füzelerle başlayan saldırılar zinciri değilmiş gibi hiç utanmadan kışkırtıcılık yapıyor.

 

İsrail'in son saldırısında ölenlere gönderme yaparak, bakın El Amin ne demiş : "Allah'a söz verdikleri şeyi gerçekleştirenleri de gördük". Bu ifadesiyle El Amin, Müslüman Kardeşlerin cihatçı ve şehadet yanlısı özelliklerini bir cümlede özetlemiş oluyor ve demokrasi ve özgürlük amacıyla ayaklanan Mısır’da yakında idareyi ele geçirme ihtimali olan bu örgütün radikal ideolojisine bir nebze ışık tutuyor.  Bu haberde  aydınlatıcı olan tek veri budur. 

 

Türkiye-Müslüman Kardeşler bağlarına gelince, Gazze Filosundan sonra Jerusalem Center for Public Affairs tarafından yayınlanan ve Küresel Müslüman Kardeşler ile Türk müttefiklerinin rolünü inceleyen rapor bu konuda oldukça aydınlatıcıdır. (5) Ayrıca, Davutoğlu’nun Esad’la “tarihi” diye nitelendirilen altı saatlik görüşmesinde açıkça Müslüman Kardeşlerin yasal bir parti olarak Suriye’de siyaset yapmasını istemesi (6), Yemen, Libya ve Suriyeli rejim karşıtlarının Türkiye tarafından desteklenmesi, radikal dincilerin İstanbul’da ağırlanması, yapılan toplantılarda bulunan « alimlerin » birçoğunun Müslüman Kardeşlerden olması Türkiye konusunda sevindirici haberler değildir. («Suriye için İstanbul Buluşması », « Suriye Halkına Yardım için Alimler Konferansı », İHH ve MAZLUMDER'in ev sahipliğini yaptığı « Ulusal Kurtuluş Konferansı » vs.)

 

Her ne kadar Beşşar El Esad pozitif bir referans olmasa da, konuyla ilgili sözleri düşündürücüdür:  ”Her adımı atarım ama din eksenli şeriat partilerine izin vermem. Laikliğe zarar verecek örgütlenmeye izin vermem. Bana baskı yapan devlet adamları aynaya bakıp kendi laikliklerini sorgulasın. Olayların arkasında farklı gruplar var. Samimi reform isteyenlerin dediklerini yapacağım. Ama bir de şeriatçılar var: El Kaide ve Müslüman Kardeşler. PKK Türkiye için neyse, Müslüman Kardeşler de bizim için o’dur. Türkiye’nin Müslüman Kardeşler’in hamisi gibi davranması bizi üzüyor”. (7)

 

Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kahire ziyaretlerinde Müslüman Kardeşler’in Genel Mürşidi Muhammed Badie ile buluşmuşlardı. (8)

 

 

 

  

 

 

<p>Turkish President Abdullah Gul (R) meets with head of the Muslim Brotherhood Mohamed Badie and others oppositions representative in Cairo, March 3, 2011, as part of a visit during which he called for a transparent transitional period in the country, two weeks after a wave of massive protests forced president Hosni Mubarak to resign after three decades of rule. </p>
 

  

 

 

 

Alegresse Delail

 

 

 1- http://globalmbreport.org/?p=2131   ve

http://www.almasry-alyoum.com/article2.aspx?ArticleID=241160

2- http://www.maannews.net/eng/ViewDetails.aspx?ID=396039

3- http://www.islamonline.com/news/articles/2/Muslim-Brotherhood-Visits-Gaza.html

4- http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1197071&title=musluman-kardeslerden-gazzeye-ziyaret

5- /mavi_marmara/1568.htm

6- http://www.cnnturk.com/Yazarlar/Ahu.Ozyurt/Musluman.Kardesler.neden.kriz.oldu/120.4724/ 

7-http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&CategoryID=81&ArticleID=1065597 

8- http://www.ikhwanweb.com/article.php?id=29034

http://www.almasryalyoum.com/en/node/338502

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi