Haber Merkezi

06/01/11

ORTADOĞU MÜLTECİLERİ - 3. BÖLÜM

 

1920-1970 arasında Yahudilerin Müslüman ülkelerden kovulması: Halen devam eden bir gaddarlık ve ayrımcılık öyküsü - Shmuel Trigano’nun çalışmasından alıntılar (5)

                                  

- 1920 ve 1970 yılları arasında 900.000 Yahudi, Arap ve diğer Müslüman ülkelerden ihraç edildi. Bunların 300.000’i Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’ne, 600.000’i yeni İsrail devletine gitti.

- Yahudilerin ihraç edildiği ülkelerde, Yahudileri tecrit etmeyi amaçlayan ve ülkeyi terk etmelerine sebep olan, “Yahudi statüsü” uygulaması ile başlayıp, ekonomik, hukuki ve siyasi, altı tür önlemle devam eden baskılar:


vatandaşlığın iptali, hukuki ayrımcılık, izolasyon, seyahat ve haberleşme özgürlüklerinin kısıtlanması, ekonomik yağmacılık, sosyo-ekonomik ayrımcılık, katliam ve benzer davranıslar.

 

- Bu gelişmelerden Siyonizm’in sorumlu olduğunu söylemek bir gelenektir. Ancak, İsrail devletinin kuruluşundan evvel, Arap-İslam milliyetçiliği nedeniyle gelişen yabancı düşmanlığı sonucunda  bölgedeki antisemitizm zaten yükselişe geçmişti.

 

                     
                                   New York Times, 14.5.1945

Vatandaşlığın iptali

Mısır'da, Sevr Antlaşmasından sonra (1920), ulus’a değil de ırk’a bağlılık kavramı getirildi (madde 105), böylece Yahudiler ülkenin halkından ayrılmış oldu. Bir sonraki adım 1927 ve 1929 milliyet yasaları oldu, (kan hakki)  ve  Mısırlı tanımlamasına Arap-Müslüman olma kavramı eklendi. Kral Faruk zamanında ek kanunlarla 40.000 Yahudi « vatansız » konumuna girdi ve « yabancı » ilan edildi. 1956 Sina Savaşı'ndan sonra, düşman devletlerin lehine çalışanların vatandaşlkları iptal edildi ve bu uygulama, Yahudiler çifte sadakat şüphesi altında olduğundan, tüm Yahudilerin Siyonist olduğu suçlamasına yol açtı. Irak'ta, 9 Mayıs 1950 yasası gereğince, Irak’tan çıkan Yahudilerin vatandaslıkları iptal edildi. Libya’da, 12 Haziran 1951 milliyet yasaları gereğince, Yahudilerin kişisel statülerinin kendi (dini) mahkemeleri tarafından yönetileceği kararı alındı. Yahudilerin oy kullanması ve siyasi görev yapması yasaklandı.

 

Hukuki ayrımcılık


Libya’da, 1953 yılında, Yahudiler kısıtlamalara tabi tutulduklar ve ekonomik boykot kurbanı oldular. Yahudi Maccabi spor kulübü zorla 1954 yılında Arap üyelere açıldı. 9 Mayıs 1957’de bir kararname,Israil’de akrabası olanlara Libya boykot ofisine yazılma mecburiyeti getirdi. 3 Aralık 1958’de, Trablus Yahudi Cemiyetinin bağımsızlığı iptal edildi ve devlet tarafından atanan bir komisyon tarafından denetlenmesi kararlaştırıldı. Yasal dışlama 1960’ta daha da kötüleşti, Yahudilerin mal edinmeleri, oy kullanmaları, kamu görevi veya orduda, poliste görev yapmaları yasaklandı. 2 Nisan 1960 tarihinde, tüm Alliance Israelite Universelle okulları kapatıldı.
Lübnan’da 1947’de, Yahudi öğrenciler Beyrut Üniversitesinden kovuldular. Yahudi "Siyonist" örgütleri (Maccabi spor kulübü gibi) yasaklandı. Yahudiler kamu hizmeti pozisyonlarından çikarıldılar ve Yahudi gençlik hareketleri yasaklandı. Irak'ta 1920'lerde Yahudi okullarında Yahudi tarihi ve İbranice dil öğretimi  yasaklandı. 1930'larda Yahudiler kamu hizmeti ve eğitim görevlerinden atıldı. Yahudi okullarında müfredat 1932 yılında sansür edildi.
İran'da, “Siyonist faaliyetleri” (Yahudi etkinlikleri) 1979 yılında yasaklandı.

                                                                        

 

                     

Yemen'de, 1913 yılında şeriat hukuku getirildi, 1922 ve 1928’de yetimler için zorla din değiştirme kararları ve Yahudileri kamu hizmeti pozisyonlarından atma, orduya da almama kararları alindı.
Suriye’de, 1947'de Yahudilere gayrimenkul alımı yasaklandı ve yahudiler kamu hizmetlerinden atıldı, 1967’de Yahudi okullarına Müslüman müdürler tayin edilmeğe başlandı.
Mısır'da, 1945-1948 yıllarında, Yahudiler kamu hizmetinden çıkarıldı. 1947 yılında, Yahudi okulları gözetim altına alındı ve müfredata Araplaştırma ve Mısırlılaştırma mecburiyeti getirildi. Yahudi toplum kuruluşları Mısır devletine üye listelerini teslim etmek zorunda kaldılar. 1949 yılında, Yahudilerin Kral Faruğun sarayının çevresinde oturması yasaklandı.
Tunus’ta, bir yasa ile (11 Temmuz 1958) Yahudi cemaatlerine son verilerek, bunların yerine geçici "İsrailli ibadet komisyonları" kurduruldu.


 
İzolasyon, seyahat ve haberleşme özgürlüklerinin kısıtlanması
Irak’ta, Temmuz 1948 de, Yahudilere ülkeyi terk etmek yasaklandı. Libya’da yeni vatandaşlık kanununa göre (12 Haziran 1951), Yahudilere Libya pasaportu verilmesi yasaklandı, yerine verilen seyahat belgelerinin yenilenmesi otomatik değildi. 1954’te İsrail ile posta servisi askıya alındı, İsrail ile turizm yasaklandı.


Yemen, 1949’da Yahudilere ülkeden çikmayı yasakladı. Tunus 1956 yılında İsrail ile posta ilişkilerini durdurdu. 1973 yılında, Suriye Yahudilere yurtdışında insanlarla iletişim kurmayı yasakladı. Haziran 1948’de sıkıyönetim, Yahudilerin İsrail’e gitmesini yasakladı.


 
Ekonomik yağmacılık

Türkiye'de 1942’de, varlık vergisi mecburiyeti sadece Yahudiler için getirildi. İran 1979’da, Yahudi gayrimenkullerine el koydu. Fas 1961’de, Dünya Yahudi Kongresini İsrail'e göç etmek isteyen her Yahudi için fidye olarak 250 $ ödemek zorunda bıraktı. Tunus'ta, 1961-1962 yıllarında, ülkeyi terk etmek isteyen Yahudilerin yanlarına sadece tek bir dinar (bugünkü eşdeğeri 3 $) almalarına izin verildi. Suriye 1949’da Yahudi finansal varlıklarını ele geçirdi. 1958-1961 yılları arasında, ülkeyi terk eden Yahudiler, mallarını Suriye devletine aktarmak ve önemli çıkış masrafları ödemek zorunda bırakıldılar. 1960 ve 1975 yılında Kanadalı bir Yahudi sponsor ülke insanları için bir fidye ödedi. 1967’de, Filistinlilere iş vermek için Yahudi işçiler işten çıkarıldı  ve Yahudi doktor ve eczacılar da atıldı.
1961 yılında Libya, yeni bir yasayla İsrail’e giden Yahudilerin mallarının kamulastırılmasını emretti. Irak'ta, Temmuz 1948 de,  varlıklı Yahudilere  önemli para cezaları kesildi, 1951 de, ülke dışına giden Yahudilerin mallarına el kondu ve vatandaşlıklarından vazgeçmek zorunda bırakıldılar. Mısır’da, Şubat 1949’da Yahudilerin malları kamulaştırıldı.


                      
Sosyo-ekonomik ayrımcılık

Irak'ta, 12 Ocak 1950 banka kontrolü yasası ile çoğu Yahudi olan borsacılar iflas etti.
Suriye Şubat 1950 de Yahudilerin tarımda çalışmalarını yasakladı.
Libya, 1960’larda petrol şirketlerinde Yahudilerin çalışmasını yasakladı. 15 Temmuz 1961 de her türlü ticari faaliyet için bir milliyet sertifikası mecburiyeti kondu ve Yahudilerin bu evrağı alması imkansızdı. Fas'ta, 1960 yılından ittibaren Yahudi girişimci ve iş adamlarının Müslüman bir ortakla çalışması zorunluluğu getirildi. Tunus 1956’da aynı kanunu işleme koydu. 1948 yılında Yemen lideri İmam Ahmed Yahudilere ülkeyi terk etmeden önce Yemenli Araplara el sanatları ve ticaret konusundaki bilgi ve deneyimlerini aktarma mecburiyeti getirdi.

 

Katliam veya benzer davranıslar


Mısır'da, 02-03 Kasım 1945 tarihinde, çeşitli kentlerde Ingiliz ve Yahudi karşıtı ayaklanmalar patlak verdi. 14-16 Mayıs 1948’de kitlesel tutuklamalar yapıldı,  1000 Yahudi gözaltına alındı ve Siyonist olmakla suçlandı. 2 Kasım 1948 tarihinde, Kahire'de ayaklanmalar ve yağmalar,  26 Ocak 1952’de "siyah Cumartesi" olayında ayaklanmalar ve şiddet eylemleri vuku buldu. Türkiye'de, Haziran-Temmuz 1934 te, Trakya'da katliam oldu.

                                

 

Irak'ta, 1-2 Haziran 1941'de, Bağdat Farhoud katliamında, 180 kişi öldü, 600 kişi yaralandı. Eylül 1948’de, Yahudi karşıtı olaylarda tutuklamalar yapıldı ve ciddi para cezaları alındı. Yahudi milyoner Shafik Adass fazlalık askeri stokların İsrail’e satışıyla suçlandı ve idam edildi. Haziran 1950 de, Kürdistan bölgesinde büyük zulüm hareketleri gerçekleşti ve Yahudiler mallarını ve evlerini bırakmak zorunda kaldılar. 14 Haziran 1950 tarihinde Bağdat'ta bir sinagog saldırıya uğradı, üç kişi öldürüldü ve yirmi kişi yaralandı.


Libya’da, Ocak 1945 te, Trablusgarp'ta Yahudi mahallesinde yaşayanlara karşı ayaklanmalar oldu. Yahudi mülklerinin %60’ı imha edildi ve 135 kişi öldürüldü; askerler isyancılarla birlikte hareket ettiler. 1963 yılında Trablus’ta 84 yaşındaki Yahudi lider Halfalla Nahum öldürüldü, aynı yılın yaz aylarında, diğer Yahudiler saldırıya uğradı ve yaralandı. 1967 yılında ayaklanmalar çıktı ve 10 kişi öldürüldü. 1969’da Yahudi mezarlıkları  yerle bir edildi. 1978 yılında 64 sinagog imha edildi ve 78 sinagog camiye dönüştürüldü.


Lübnan'da, 1967’de Yahudiler kaçırılıp öldürüldü. Adam kaçırma ve bir dizi cinayetin ardından, 1971 yılının Eylül ayında Dr Albert Elia’nin cinayeti Yahudilere burayı terketme zamanının geldiğinin sinyalini verdi. İran’da, 1968 yılında, antisemitizm dramatik bir artış yaptı. 1979-1980 de, Yahudi cemaati başkanı Habib Elkanian, Siyonizm ile suçlandı. O ve diğer üç Yahudi cemaati ileri geleni, Avraham Brouhim, Albert Daniel ve Manotsar Kedochim, idam edildiler. Suriye'de, birçok şehirde katliamlar oldu, sinagoglar ateşe verildi ve Kasım 1947’de yüzlerce Yahudi tutuklandı. 5 Ağustos 1949 tarihinde Şam'da Almenasheh sinagogu saldırıya uğradı; 13 kişi öldürüldü, 32 kişi yaralandı.

                         

Cezayir'de, Konstantin bölgesinde, 5 Ağustos 1934 günü, cihat adına bir katliam yapıldı ve 27 Yahudi öldürüldü, ancak asker olaya müdahale etmedi. 1957’de, Oran ve Medea’da cinayetler oldu, Mart 1958 de, Boghari’de  ve 1959 da Yom Kippur’dan (Yahudi orucu) bir gün evvel Bou Saada’da bombalı saldırılar yapıldı. Cezayir sinagogu 12 Aralık 1960 tarihinde yağma edildi. 1961’de ünlü müzisyen Raymond Leyris Konstantin’de öldürüldü. Oran’da, 2 Eylül 1961 günü, Rosh Hashanah (Yahudi Yeni Yılı) günü bir Yahudi öldürüldü.

 

Tunus'ta Ocak 1952 de, hara mahallesindeki (Yahudi gettosu) saldırılarda bir kişi öldürüldü. Eski Tunus Yahudi mezarlığı 1957 yılında kamulaştırıldı ve 1960 ta büyük Tunus sinagogu yıkıldı. Temmuz 1967 Bizerte olayında Yahudiler Fransız askerlerinin yanında savaşmakla suçlandılar ve şiddet eylemleri sonrasında Yahudilerin büyük göç dalgası basladı (1961 de 15.000  ve 1962 de 10.000 kişi, tümü Fransa’ya gittiler). Haziran 1967 de Tunus Yahudi mahallesi ve büyük sinagog yağmalandı.


Fas'ta, Fez Yahudi Mahallesi 1912 yılında yağmalandı. Mayıs 1938’de, Oujda’da katliamlar oldu ve 4 Yahudi öldürüldü, Jerada’da ise 39 yahudi öldürüldü, 30 kisi yaralandı. 07-08 Haziran 1948'de, Oujda ve Jerada’da  Yahudi karşıtı ayaklanmalar oldu ve 3 Ağustos 1954’te, Sidi Kassem-Petitjean ayaklanmaları 6 kişinin ölümüne yol açtı. Ocak 1961’de Nasır'ın ziyareti sırasında çıkan olaylarda polis 200-300 yahudiyi tutukladı. 1961-1962  de bir düzine genç kız kaçırılıp zorla Müslüman yapıldılar.


Yemen'de, 1931 ve 1947 yıllarında bir dizi ayaklanma ve yağmalar sonucunda 80 kişi öldürüldü.

 

                                   

Tüm bu sistematik ve genellikle kademeli olaylar, Yahudi ayrımcılığı yaratmış, bu baskıların ve şiddet eylemlerinin sonucu olarak, Yahudi cemaatleri Müslüman ve Arap ülkelerinden tasfiye edilmiştir.

http://jewishrefugees.blogspot.com/2006/01/frequently-asked-questions.html

Yahudi mültecilerle ilgili bu gerçekler başlıca 3 sebepten dolayı bilinmelidir :


Tarihsel : Birçok kisi Ortadoğu mülteci sorununu tek yönlü ele almakta ve Yahudilerin yaşadııklarını göz ardi etmektedir. Tarihi gerçekler anlatılmalıdır.


Vicdani ve hukuki : Yahudi mültecilerin acıları halledilmemiş bir insan hakları sorunudur ve vicdani ve hukuki sebeplerle uluslararası gündemde ele alınmalıdır.


Barış için: Ortadoğu’da barışın güvenilir ve kalıcı olabilmesi için tüm tarafların sorunları ele alınmalı ve tüm talepler sonuçlandırılmalıdir.

Birleşmiş Milletler Yahudi mülteciler için ne yaptı?


Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği bu Yahudileri mülteci olarak tanıdı fakat hiçbir yardım teklif etmedi. BM Genel Kurulu, Yahudi mülteciler lehinde tek bir karar önergesi geçirmezken, Filistinli Arap mülteciler hakkında l0l adet karar almıştır ve onlara özel bir ajans (UNWRA) adamıştır.

Yahudi mültecilerden Ortadoğu barış planlarında behsediliyor mu?

 

242 no.lu BM Güvenlik Konseyi kararı, Madrid barış konferansı, Yol Haritası ve İsrail ile Mısır, Ürdün ve Filistinliler arasındaki ikili anlaşmaların tümü 'mülteci problemine' adil bir çözümden bahseder, fakat mültecilerin Yahudi veya  Arap olduğunu belirtmez.

                                            

Alegresse Delail

YAZININ DİĞER BÖLÜMLERİ:     1. BÖLÜM     -     2. BÖLÜM


REFERANSLAR
 
5 http://www.jcpa.org/JCPA/Templates/ShowPage.asp?DRIT=4&DBID=1&LNGID=1&TMID=111&FID=614&PID=0&IID=5174&TTL=The_Expulsion_of_the_Jews_from_Muslim_Countries,_1920-1970:_A_History_of_Ongoing_Cruelty_and_Discrimination

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Yehuda Beit - Halachmi
10/06/13 13:32
Gercekleri tum ciplakligiyla belirten bir yazi tebrikler Sayin Alegresse Delail. Siyonizm Yahudilerin Romalilar zamaninda surulmus olduklari tarihi vatanlarina donup devletlerini yeniden kurmak icin kurulmus bir orguttur. Hakiki irkcilar (Araplar ve Dalkavuklari) Siyonizmin irkcilik odugunu soylerler. Yukardaki yazilara bir goz atmak bile(Yahudilere uygulanan haksizlik ve zorbalik ve cinayetler) kimlerin irkci ve barbar oldugunu gosteriyor. Ayriyetten Avrupa'da nesiller boyu Yahudilerin icinde yasadiklari milletlerden sebepsiz kin venefretleri yuzunden cektikleri soykirimlar yuzunden Israel devleti cok daha evvelinden kurulmaliydi .Maalesef politik oyunlar ve Yahudilerin o tarihlerde gucsuz olmalari devlet kurmayi ancak 1948 yilinda kurmayi basardik. Tum uluslar bilmelidirlerki ISRAEL tamamen mesru bir devlettir,ve YAHUDILERIN TARIHI VATANIDIR. Filistin meselesi Arap devletlerinin ISRAEL'IN bugune dek varolusunu kabullenmek istemeyislerinden dolayi Filistin multecilerini (kendi kardesleri) topraklarinda 65 yil gecmesine ragmen multeci olarak sefalet icinde tutup ISRAEL ile bir anlasmaya varmak istemiyorlar. Araplarin istekleri bu multecileri tekrardan Israel sinirlari icinde yerlestirme hulyalari ve boylece YAHUDI devletini cokertmektir. Bu hic bir zaman olmiyacagi gibi multecilerin butun dunyada oldugu gibi yasadiklari yelerde asimile edilmeleri ve Durumlarinin bir sebebi olan UNRWA dernegi kapatilmalidir. Yoksa bu toplum sefil hayatlarini yasamaga devam edeceklerdir.

Haber Merkezi