Haber Merkezi

04/01/11

Ortadoğu Mültecileri - 2. bölüm

Filistinli Arapların mülteci olmalarında Arap liderlerinin rolü

 

Aşağıdaki alıntılardan (4) anlaşılacağı gibi, 1948 savaşında Filistinli Arapların ana iltica sebebi Arap liderlerinin söylemleridir ve bu liderler artık kendi insanlarına çektirdikleri acıların sorumluluğunu kabul edip, mültecileri İsrail’e karşı kullanmak yerine, çözüm yolları önermelidirler.

 

Savaş İsrail tarafından değil, Arap devletleri ve Filistinli Arap liderleri tarafindan başlatılmıştır. Amaç yalnız yeni Yahudi devletini yıkmak değil tüm Yahudi halkını yok etmektir.

 

Filistin için Arap Yüksek Kurulu Başkan Vekili Jamal Husseini’nin, 16 Nisan 1948’de, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne söyledikleri:

 

Yahudi Ajansı temsilcisi dün saldırganların kendiler i olmadığını, savaşı Arapların başlattığını söyledi. Biz bunu inkar etmedik. Biz tüm dünyaya savaşacağımızı söyledik.

 

Filistinli Arap gerilla-teröristlerin komutanlarından biri olan İsmail Safwat’ın Mart 1948’deki açıklaması:

 

Kendilerine saldırılmadığı sürece Yahudiler hiçbir Arap köyüne saldırmadılar.

 

Filistinli Arap lideri Kudüs Müftüsü Haj Amin el-Hüseyni’nin , Kahire Radyosundan takipçilerine verdigi öğütler :

 

Müslüman kardeşlerim, ben kutsal bir savaş ilan ediyorum! Yahudileri öldürün! Hepsini öldürün !

 

Arap Devletleri Birliği Genel Sekreterinin açıkça belirttği gibi, amaç İsrail’in işgaliydi. 16 Mayıs 1948 tarihli  New York Times’in haberine göre,

 

İsrail bağımsızlık beyan ettiği gün, Arap Ligi Genel Sekreteri Azzam Paşa Kahire basın toplantısında  "cihat", yani kutsal savaş ilan etmiş, ve Arap devletlerinin bölünme planını reddettiğini söylemiştir. Ayrıca Paşa, “Bu bir imha ve katliam savaşı olacaktır, ve bu savaştan Moğol katliamları ve Haçlı Seferleri gibi konuşulacaktır.” 

 

 


                     
                               
                             http://www.youtube.com/watch?v=Hr1ZOeQVZEI

 

Filistinli Arap liderleri ve İsrail’e saldıran Arap devletlerinin hükümetleri Filistinli Araplara bulundukları yerleri boşaltmalarını söylemişlerdir. Savaş esnasında New York Herald Tribune Filistin muhabiri olan Kenneth O.Bilby’nin savaştan kısa bir süre sonra yayınlanan kitabında (New Star in the Middle East, Doubleday, 1950) yazdıkları:

 

Arap göçü, en azından başlangıçta, sürgündeki Nazi yanlısı Kudüs Müftüsü Haj Amin el Hüseyni gibi birçok Arap liderleri tarafından ve Filistin için Arap Yüksek Komitesi tarafından teşvik edildi. Onlar ilk aksilikler dalgasını geçici olarak gördüler. Filistin Arapları komşu ülkelere kaçacak, Arap güçleri işgali tamamlayınca Filistinliler evlerine dönecek ve bu sıkıntıları denize atılan Yahudilerin mülkleri ile telafi edilecekti.

 

İngiliz haber dergisi The Economist’in, 2 Ekim 1948 günü, savas devam ederken çıkan haberi:   

 

 

Eskiden Hayfa’da yaşayan 62.000 Araptan sadece 5.000 veya 6000 kadarı kaldı. Gidenlerin kararını çeşitli faktörler etkiledi, fakat şüphesiz en önemli faktör Arap yönetimi tarafından havadan yapılan şehri terketme çağrılarıydı.... Çağrılarda, Hayfa’da kalan ve Yahudi korumasına giren Arapların hain olarak kabul edileceği açıkça ima edildi.

 

Filistin İngiliz yönetiminin son yüksek komiseri Sir Alan Cunningham’ın, kasıp kavuran savaş esnasında, ülkeden çekilme sürecinde iken, önce 22 Şubat 1948’de, sonra tekrar 28 Nisan 1948 tarihinde Londra'da Sömürgeler Bakanlığına yazdığı yazılarda bildirdikleri:

 

Haifa’daki İngiliz yetkililerinin izlenimi, Hayfa Araplarının  tahliyesinin Arap yetkilileri tarafından teşvik edildiği ve kasaba halkının buna karşı olduğudur.

 


 

http://www.youtube.com/watch?v=1THQ94yF1Ng&feature=player_embedded


 

 

23 Nisan'da Filistin için Arap Yüksek Komitesi Başkan Vekili Cemal Hüseyni’nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne itirafı:

 

Araplar ateşkes istemiyordu. Bunun yerine evlerini, eşyalarını ve dünyada sahip oldukları her şeyi bırakıp kenti terk etmeyi tercih ettiler. Ve bunu yaptılar.

 

27 Nisan 1950 tarihinde, Hayfa’dan Arapların tahliyesinden iki yıl sonra, Hayfa Arap Ulusal Komitesinin, Arap ülkelerinin hükümetlerine sunduğu bildiride yazılanlar:

 

Arap sakinlerinin tahliyesi gönüllü olarak yapıldı ve isteğimiz bağlamında gerçekleştirildi ... Arap heyeti gururla Arapların tahliyesini ve komşu Arap ülkelerine gönderilmesini istedi .... Memnuniyetle bildiririz ki,  Araplar onur ve geleneklerini gurur ve büyüklükle korumuşlardır ....[Arap] heyeti  [Hayfa'da Yahudi yetkililer ile görüşmeler için] konferans odasına girince, gururla ateşkes imzalamayı reddetti ve Arap nüfusun komşu Arap ülkelerine  tahliyesini ve transfer işlemlerinin kolaylaştırılmasını istedi.

 

 

Filistinli Arap gazetesi Falastin”in savaştan sadece bir ay sonraki (19 Şubat 1949), haberi:

 

Filistinli Arapları, Arap işgal ordularının yolundan çekilmeleri için geçici olarak evlerini terk etmeğe teşvik eden Arap devletleri, bu mültecilere yardım sözlerini tutmakta başarısız oldular.

 

Londra Arap Birliği Ofisi sekreteri Edward Atiyah’ın, “Araplar” adlı kitabında yazdıkları:

 

Bu toptan göçün sebeplerinden biri, gerçekçi olmayan Arap basınının kışkırtmaları ve Yahudilerin Arap Devletleri orduları tarafından sadece birkaç hafta içinde yenileceğini ve Filistinli Arapların yeniden ülkelerine döneceğini söyleyen  bazı Arap liderlerinin sorumsuz sözleridir.

 

Near East Arabic Radio’nun 3 Nisan 1948 tarihli yayını:

 

Yüksek Arap Komitesi’nin mültecileri Yafa, Hayfa ve Kudüs’teki evlerinden kaçmaya teşvik ettiğini ve bazı liderlerin onların sefil durumunu siyasi sermaye olarak kullandığını unutmamak gerekir.

 

http://www.youtube.com/watch?v=FuGqpFxogRg&feature=player_embedded


 

 

Filistin Arap Gençlik Teşkilatı Komutanı Nimr el Hawari’nin, Sir Am Nakbah (1955 yılında Nasıra'da yayımlanan The Secret Behind the Disaster) adlı kitabında Irak Başbakanı Nuri Said’in sözlerinden yaptığı alıntı:

 

Silahlarımızla ülkeyi parçalayacağız ve Yahudilerin sığındığı her yeri yok edeceğiz. Savaş bitene kadar Araplar eşlerini ve çocuklarını güvenli bölgelere götürmelidir.

 

Habib Issa’nın 8 Haziran 1951 tarihinde New York'ta yayınlanan Lübnan gazetesi Al Hoda’da yazdıkları:

 

Arap Ligi Genel Sekreteri Azzam Paşa, Arap halklarına  Filistin ve Tel Aviv’in işgalinin  bir askeri gezinti kadar basit olacağı güvencesini verdi...  Sınırlara vardıklarını ve Yahudileri Akdeniz’e atmak basit bir konu olacağından, Yahudilerin kalkınma için yaptıkları milyonluk harcamaların kolay ganimet olacağini söyledi. Filistinli Araplara verilen kardeş tavsiyelerinde, işgalci Arap ordularının onları da öldürmemeleri için topraklarını, evlerini ve mallarını bırakıp geçici olarak komşu devletlerde kalmaları, söylendi.

Alegresse Delail

YAZININ DİĞER BÖLÜMLERİ:      1. BÖLÜM      -     3. BÖLÜM

REFERANSLAR

4 http://www.americanthinker.com/2008/04/the_expulsion_libel_1948_arab.html
http://www.mideastweb.org/refugees1.htm http://www.zionism-israel.com/israel_news/2008/03/palestine-refugees-time-to-tell-truth.html

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
yehuda beit halachmi israel
16/10/11 15:49
1948 yilinda Israel devleti kuruldugu tarihte daha evveldende korku icinde arap ulkelerinde yasayan Yahudiler mallarini mulklerini arkada birakip kacmak mecburiyetinde kaldilar . Tabii olarak yeni kurulan Israel devleti butun gucluklere karsi sayilari 900000'ne varan bu insanlari kabul edip yerlestirdi. buna mukabil 1948 yilinda mecbur birakilmadiklari halde (Arap yoneticilerin tesvikiyle) kacip etraftaki arap devletlerine sigindilar. Aradan 63 yil gecmesine ragmen bu multeciler hala kardes devletler icersinde bircok haktan mahsur bir hayat yasiyorlar. bunun sebebi sadece arap devletleridir. eger bu devletler Israel gibi kacan yahudileri topraklarinda barindirip onlara butun sosyal ve ekonomik haklari verseydiler Israel ve filstin sorunu olmazdi. ama onlar bu multecileri masa gibi kullanip Israel Filistin sorununun cozulmesine engel oluyorlar.

Haber Merkezi