Haber Merkezi

01/09/11

Palmer raporu açıklandı

 

BM Palmer komisyonunun raporu İsrailin Gazze ablukasının kanuni olduğunu, belirliyor, ve Türk aktivistlerin İsrail askerlerine şiddetle saldırmasını kınıyor; aynı zamanda İsrailin gemiye yaptığı ölümcül saldırıyı haddinden fazla ve aşırı buluyor.

 

 

Mavi Marmara olaylarınıa araştıran Palmer komisyonunu raporu nihayet yayınlandı.  Komisyon, İsrailin ablukasını haklı bulurken, İsrail ordusunun gemiyi durdurmak yaptıklarını "haddinden fazla ve aşırı" buluyor.

 

Palmer komisyonunun 105 sayfalık raporunun tam metni Perşembe  günü New York Times tarafından yayınlandı

 

İsrailin Gazzeyi ablukası konusunda rapor Gazzedeki militanların İsrail için gerçek bir tehdid unsuru olduğunu belirtiyor.

 

Raporda,  "Deniz ablukası Gazzeye deniz yoluyla silah kaçırılmasının önlenmesi amacıyla yapılan, uluslararası kanunlara uygun meşru bir güvenlik önlemi olup, uygulanması uluslararası kanunların gereksinmelerine uygundur" deniliyor.

 

Panel, ablukayı kırmasını önlemek amacıyla Mavi Marmaraya çıkan İsrail askerlerinin gemideki bir grup yolcu tarafından  örgütlenmiş ve şiddetli bir direnmeyle karşılaştıklarını, ve bu şiddetli karşı koymanın askerlerin kuvvet kullanmalarına neden olduğununu belirtiyor.

 

Rapor İsrail komandolarının "gereğinden fazla ve aşırı" kuvvet kullandıklarını, ve İsrailin yolculara muamelesinin kusurlu olduğunu da belirtiyor.

Bu sonuc doğrultusunda raporun tavsiyesi İsrailin üzüntüsünü uygun bir şekilde belirtmesini ve gemide ölen dokuz kişinin ailelerine tazminat ödemesini öneriyor. Türkiye, bu öneriye reddederek üzüntü değil bir özür beklediğini açıklamıştı.  

 

Rapor, Mavi Marmara yolcularını da deniz ablukasını kırmayı denedikleri için kınıyor.

"Filoyu düzenleyenlerin, özellikle İHH'nın gerek davranışı gerekse bu filoyu düzenleme nedenleri hakkında ciddi kuşkularımız var" denirken, Türkiyenin yolcuları açık denizde bir çatışmaya girmemeleri için uyardığını, fakat bu konuda daha ısrarlı davranabileceği de söyleniyor 

 

İsrail kuvvetlerinin gemide şiddetli bir dirençle karşı karşıya olmalarına rağmen, rapor dokuz Türk aktivistin ölümünü kınıyor.  Diğer satır başları şöyle:

 

"İki İsrail askerinin ateşli silahla yaralandığını tesbit ettik"

 

"Deliller ölenlerden bir çoğunun birkaç kere, çok yakın mesafeden veya arkadan da vurulduğunu gösteriyor. Bu deliller İsrail tarafından bize verilen raporlarda yer almıyordu"

 

"İsrail, olay sona erdikten sonra yolculara kötü muamele etti. Taciz, gözdağı, şahsi eşyalara gereksiz bir şekilde el koyma ve elçilik yetkilileriyle zamanında temas imkanı sağlanmama olayları yaşandı.

 

Gerek Türk Gerek İsrail temsilcisi raporun sonuna ekledikleri notlarda, kendi ülkelerinin savundukları tezlere uymayan sonuçlara katılmadıklarını belirttiler. Özdem Sanberk deniz ablukasının meşruiyetini, ve raporun İHH'nın amaçlarının kuşkulu olduğunu bulgusunu reddediyor. Joseph Ciechanover ise İsrail askerlerinin şiddetli bir saldırıya karşı kendilerini savunduklarını, ve yolculara muamelenin uluslararası standartlara uygun olduğunu savunuyor.

 

Ciechanover rapora eklediği notu şu satırlarla bitiriyor:

 

"İsrail için Türk ve Yahudilerin ortak tarihi ve yüzyıllardır süren işbirliği çok değerlidir. Komisyonun birkaç aydır yürüttüğü bu çalışmanın iki ülkenin anlaşma yolunu bulmalarına yardımcı olacağını umarım. 

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi