Haber Merkezi

24/04/15

GERÇEK BAĞIMSIZLIĞA HENÜZ KAVUŞMADIK

 

Emekli General Yaakov Amidror (*)

 

67 yılda İsrail güvenlik ve ekonomi alanlarında yeni ufuklara varan sonuçlar elde etti , fakat önünde, konut fiyatları ve sosyal farklar olmak üzere daha önemli zorluklar var.

1897 de yer alan Birinci Siyonist Kongre’de Theodor Herzl,  Yahudilerin ancak 50 yıl içinde bağımsız bir devlete kavuşabileceklerini söylemişti. 1945’te batılı müttfik devletler Avrupada sağ kalan az sayıda Yahudileri ölüm kamplardan kurtardılar. Üç yıl sonra, 14 Mayıs 1948’de Herzl’in öngördüğü gibi,  tam 50 yıl sonra Eretz İsrael’de İngiliz mandası sona erdi ve  David Ben Gurion İsrail Devletinin kurulduğunu ilan etti.

Soykırımdan kurtulabilen Yahudilere, gidebilecekleri tek yer 50 yıldan beri  altyapısı hazırlanan İsrail toprakları idi. Fakat herhangi birine bu yeni kurulan devleti hangi akıbetin beklediği sorulsaydı  birkaç yıl sonra dahi nereye varabileceğinin şüpheli olduğu görülürdü. Yahudilerin yegane bağımsız devleti olan İsraile yöneltilebilecek bütün eleştirilere rağmen bu küçük ülkenin tahminleri ve ümit edilenleri aşan, çok az olan iyimserlerin görüşlerini dehi geride bırakan  çok büyük başarılar elde ettiği görülür.

Amerika ve Britanyada askeri uzmanlar, bağımsızlık  ilan eden Yahudilerin ertesi gün başlayan  Arap ordularının hücumu karşısında pek dayanamayacağı görüşünde idiler. Her ne kadar Mısır ordusu Tel Aviv’e 40 km. Yeruşalayim (Kudüs)’ün merkezine  5 km. yaklaşmışsa da sonunda Arap orduları geriye itildiler. Harpten sonraki  Ateş-kes sonucu İsrail sınırları 1947’de Birleşmiş Milletlerin saptadığı ve Yahudilerin kabul etmiş olduğu sınırlarını genişletmiş oldu. Araplar, dünya ülkeleri tarafından önerilen arabuluculuk teklifini reddettiler ve harp açmayı tercih ettiler.

İsrailin birçok alanda başarılar elde etmesiyle, gerçekten demokratik , açık bir toplum ortaya çıktı. Dünyanın pek çok yerinden birçok mülteci ülkeye yerleşti ve hepsi ülkenin her yönde inşasına katkıda bulunan vatandaşları haline geldiler, İsrail ekonomisi gelişti ve dünyanın en başarılı modern ekonomileri arasına girmeği başardı. Öyle alanlar var ki İsrail dünyanın en önde gelen ‘’süper lig’’ine mensup sayılmakta. Kişi başına ortalama yıllık gelir Avrupa ülkelerinin düzeyine gelmiş durumda. Ülkenin Dolar rezervleri onlarca milyar dolara ulaştığı gibi İsrail dünyanın en ileri ‘’Start Up’’ ilkelerinden sayılıyor. Amerikanın dev şirketlerine ait araştırma ve geliştirme merkezlerinin diğer ülkeler arasında en çok bulunduğu ülke İsrail.

Bunlara ek olarak, İsrail çok kuvvetli ve sofistike ordusu olan bir devlet.   İsrailin sağlık sistemi dünyanın ilk on’u arasında, kadın veya erkek İsraillinin ortalama yaşam beklentisi dünyanın en yükseklerinden biri.  Dünyada yüksek eğitime en çok imkan sağlayan  ülkeler başında Kanada ve İsrail geliyor. Kişi başına en çok bilimsel makalelerin yayınlandığı ülkelerin başında da İsrail’in geldiği son zamanlarda belli oldu.

Tevrat eğitiminde ve din eğitimi görenlerin sayısında Yahudi tarihinde görülmemiş oranda ve  giderek artış var. Bilgisayarın İsrailde çok gelişmiş olmasına ragmen  Israilde Yahudiler yine de ‘’Ehl-ü kitab, kitap halkı’’ kaldılar. Yılda yayınlanan yeni kitaplar bakımından İsrail başta geliyor.

                                                        =  +++     +++     +++  =

Bunun gibi ve daha da başka başarılara rağmen İsrailin karşı karşıya bulunduğu ve hiç te yenilmesi kolay olmayan güçlükler var. Örneğin kimliği mevzuunda. . Bugüne kdar ülkenin kimliği net olarak, arzu edilen bir modele uygun olarak saptanmış değil. Sadece ‘’pratik’’ olarak belirtiliyor: bir kesim şöyle deyip bir yöne çekiyor, diğeri ise başka yöne. Sonunda uzun vadede geçerli olacak bir (ülke kimliği) tarifi ortaya çıkmıyor. Bugüne değin (İsrailli) ve (Yahudi), (demokrasi) ve (Yahudilik), (tüm vatandaşlarının ülkesi) veya (Yahudi ülkesi) mefhumları arasında kesin ve net bir oran bulunmamış. Bu karışıklık içinde ülkedeki Arap azınlığının  nasıl  entegre edileceğini (bütünleşeceğini) düşünmek gerekiyor.

Ekonomi alanında da ağır güçlükler var: başta geleni konut fiyatları. Her ne kadar bu ağır bir problem ise de bunu halletmenin yolları mevcut, yeter ki bunu popülist şekilde değil, uzun vade  ve kapsamlı yöntemlerle halledilmesine gidilsin. Yani bu iş bugünden yarına halledilemez.  İkinci ciddi problem İsrail toplumda olan, hali vakti yerinde olanlarla gerektiği kadar gelirleri olmayanlar arasındaki büyük farklar. Bu da birincisinden daha da karışık bir dava: çünkü İsrail ekonomisini çeken katarın  kaynağı bilimsel, teknolojik ve parasal.  Bunlarda çalışan az kişi çok para  kazanıyor, ve çok kişi bu gelirlerden faydalanamıyor. Böyle bir gerçeğin olduğu toplumda başarılı ve yetenekli olanların girişimde bulunma gayret ve cesaretle çalışmalarını engellemeden  nasıl daha büyük eşitliğe varılabilir?  Bu toplumzal ve karışık bir sorundur.  İsrail sahilleri karşısında keşfedilen gaz rezervlerinden gelecek karlar doğru bir sekilde değerlendirilip  kullanılırsa ve bu yönde alınacak doğru kararlarla ülkenin bu büyük toplumsal probleminin hallinde kullanma imkanı doğabilir. Bir başka imkan da, koyu dindar (haredi)’lerin  işgücü pazarına katılmasıyla ve bu işin hassasiyetle ve akıllıca yapılmasıyla , toplumdaki gelir düzeyi farklarının otadan kaldırılması mümkün olabilir.

Uluslararası alanda birinci ve en önemli sıkıntı ve baskı kaynağı, İsrailin Filistinlilerle olan ilişkileridir. Bu mücadelenin ve varılması istenen sonucun her şeyden önce Yahudilerin Erets İsrael’e olan bağlarından kaynaklanan ideolojik bir yönü vardır. Bu bağ’a göre Hevron şehrinin Tel Aviv’den farkı yoktur. İkincisi problemin demografik yönüdür. Eğer Filistinliler İsrail devletine entegre edilirlerse son derece büyük bir azınlık ağırlığında olacaklar ve ülkenin Yahudi Devleti statüsüne  zarar vereceklerdir. Üçüncüsü, Gazze bölgesinden çekildikten sonra İsrailin karşı karşıya kaldığı güvenlik sorunudur. İsrail ordusunun çekildiği her yer derhal terör üssü haline gelmekte. Dünyanın hiçbir ülkesi İsrailin Filistinlileri işgal altında tutmasını kabul etmiyor ve bu yüzden İsrail’in Ürdün nehrinin batısı olan Yehuda ve Shomron (Judea and Samaria)iya yerleşim birimleri inşa etmemesi için baskı artıyor. Abu Mazen’ın ciddi müzakerelere gelmeyi reddetmesi de bu duruma çare bulunmasını geciktiriyor.

Davann güvenlik komponenti üzerinde durursak, son yıllarda değişiklikler olduğu görülecektir. Yarın büyük çapta bir harbin oluşma olasılığı oldukça azalmıştır. Son büyük harp 1973 harbidir. Son yıllarda Irak ordusu diye bir şey kalmamış, Suriye ordusu ciddi bir darbe altında ve artık ‘’doğu cephesi’’  tehdidi kalmamıştır. Israil etrafında Ürdün ve Mısır orduları ülkelerinin iç problemleriyle meşguldürler.

Diğer taraftan devlet olmayan silahlı örgütler:  örneğin Hızbullah, Hamas, İslami Cihad ve daha küçük olsalar dahi daha da aşırı diğer kuruluşlar var. Bunlar özellikle ellerinde bulundurdukları büyük sayıda  raket ve füzeler yüzünden bilhassa cephe gerisine sivil yerlere  ciddi tehdit oluşturmaktalar. Her ne kadar İsrail roket ve füzelere karşı kendisini koruyan anti füze ve anti roket  çok düzeyli koruma sistemleri imal ediyorsa da ( dünyada ilk defa ve en gelişmiş bu sistemleri İsrail bulmuş ve imal etmektedir), bu tehdit ciddidir ve hesaba katılması, tedbir alınması her zaman gerekmektedir.

Yakın gelecekte eğer süper güçler ile İran arasında bir anlaşma imzalanırsa, olacak olan İran’ın nükleer silah gücüne sahip olma planlarının biraz geriye atılmasıdır. Fakat bu geciktirmeden sonra eğer İran nükleer silah planını gerçekleştirirse , bununla uğraşmak defalarca daha da güç olacaktır. Güvenlik bakımından, biraz gecikse dahi  İsraili en fazla endişeyle düşündüren konu budur

Gelecek on yılda İsrail, dünyanın değişik gelişmiş ülkelerinden (asgari) bir miyon Yahudi göçmenin ülkeye gelip yerleşmesini sağlamalıdır. Bu alandaki gayretlerin başarısı ve yukarıda sıraladığımız sorunların halledilmesi İsraili gelişmesinin yeni bir safhasına getirecektir. İsrailde bu potansiel mevcuttur ve bunu gerçeğe dönüştürmek lazımdır. Bu bizim elimizde, yani İsrail vatandaşlarının elindedir. Bağımsızlık bayramınız kutlu olsun.

(*) Israel Hayom Gazetesi 22.4.2015,         Tercüme : Selim AMADO

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi