Haber Merkezi

26/08/14

Teröristlerin Tatil köyü

 

Kaynak: New York Times

 

Ron Prosor

Ron Prosor

Birleşmiş Milletler

İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar hiçbir sonuç vermeden devam ederken, Birleşmiş Milletlerdeki diplomatik savaşta sonuç vermeden devam ediyor.  Çatışmaya son vermek için her  kafadan bir ses çıkıyor, fakat duyulmayan tek öneri, en basit çözüm önerisi: Aşırı Filistin İslami grubu Hamas’ın silahlarını bırakması ve yanlızlaştırlıması.

Gazze’den çekildiğimiz 2005 ten beri Hamas bizi üç defa ciddi operasyonlara zorladı; Kendileri ve taşeronları tarafından İsraile 14,800 den fazla roket saldırısı yaptı. Bu son savaşta keşfedilen, Gazze’den İsrailin içerlerindeki yerleşim yerlerine uzanan düzinelerce tüneldeki patlayıcılar, kelepçeler ve sakinleştirici iğneler, Hamas’ın Gazzeye barış getirmeye ve İsrailin yanından komşu olarak varlığını sürdürmeye niyetinin olmadığını gösteriyor.

Aralarında Mısır, Suriye ve Suudi Arabisan olan eski bütün destekleyecilierinin Hamas’ı ona arkaları dönmeleri bile bu örgüt hakkında bir fikir edinmeye yeter. Çok az destekleyicisi kaldı. En önemlisi de Katar.

Son senelerde Doha’daki şeyhler Hamasa yüzlerce milyon dolarlık yardımlar yaptılar. Gazzeden İsraile kazılan her tünelde şu yazı bulunmalıydı:  “Bu tünel Katar emirinin cömert yardımlarıyla gerçekleştirilmiştir”  

25 milyar varil ham petrol ve muazzam büyük gaz rezervlerinin üzerinde oturan Katar, kişi başı milli gelirde dünyada birinci. Emirlik Doha’da altı Amerikan üniversitesinin kampüs kurması, Londranın simgesi olan Harrods ve Parisin futbol kulübü Paris Saint Germain’i satın almak gibi yaptığı prestijli yatırımlarla da dikakt çeker.

Uzun yıllar petrol zengini bu emirlik, 1990 da Saddamın işgal ettiği  diğer petrol zengini bir ülkenin durumuna düşmemek için pek sesini çıkartmazdı. 10 sene kadar önce, Katar taktiğini değiştirdi. Ülkesinin geleceğini garantiye almak için Thani hanedanındaki şeyhler Katarın ismini dünyaya duyurmak için büyük yatırımlara giriştiler.

Bu minik petrol krallığı bugün bölgenin liderliğini de satın almak istiyor ve Ortadoğudaki diğer  bazı ülkeler gibi rakiplerinin istikrarını bozmak için de taşeron gruplara başvuruyor. Katarın taşeronları radikal rejimler ve aşırı islamcı gruplar.

Bu amacını gerçekleştirmek için Katar en iğrenç gruplarla bile işbirliği yapmaya razı. Günümüzde Katar sadece Taliban ve Müslüman Kardeşler liderleri için bir üs değil, Suriyedeki el Kaida örgütüne de maddi ve silah yardımı yapmış bir ülkedir.

Köktendinci mesajların yayınlanıp mezhepler arasındaki çatışmaları körüklemek için EL Cezire haber ağını kullanır. Arap Baharının yeni başladığı günlerde, El Cezirenin yaptığı canlı yayınlar, kanalı milyonlarca yeni seyircini taki edip onun küresel saygın bir haber ajansı olarak algılanmasını sağlamıştır. Katar bu popülerliğini, bölgedeki ılımlı grupları zayıflatmak isteyen aşırıların görüşlerini yayınlayarak kullandı. Özellikle  Müslüman Kardeşlere yaptığı açık destek bölgedeki komşularını kızdırdı. Geçtiğimiz Mart ayında, bu desteği protesto amacıyla Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn Katar’daki elçilerini geri çektiler.

Bu, Katarın teröristlere tatil köyü vazifesi görmesini engellemedi. İntihar bombacılarını caiz gören bir fetva yayınlayan küresel Müslüman Kardeşlerin ruhani lideri Şeyh Yusuf al Karadawi, Amerikan Hazine Bakanlığının “El Kaidanın terör finansörü” dediği tarih profesörü Abdul Rahman Omeir al Naimi Katarda otururlar. Hamasın “politik lideri” Halid Meşal de Katarda son derece lüks bir hayat sürer.

Meşal’in hiçbir şartta uzlaşmaz tutumu  - İsraili hiçbir zaman tanımayacağına yemin etmişti – barış yolunda daimi bir engel olmuştur. Fakat Hamasın ipleri Katarın elinde. Geçtiğimiz hafta, al Hayat gazetesinin haberine göre Mısırın arabuluculuğunda ateşkesi kabul ederse Katarın Meşa’i sınırdışı edeceği haberini vermişti.  Doha ne pahasına olursa olsun Hamas ile İsrail arasındaki bir ateşkes anlaşmasında başrolü oynamak istiyor.

Dünyanın uyanıp yanık gaz kokularını hizzetmesi lazım. Katar ülkesinin liberal, ilerici bir toplum olarak algılanması için hiçbir masraftan kaçınmadı. Fakat temelinde bu mikro krallık dünyadaki aşırı İslamcıların en büyük destekleyicisi. Bu ülkenin arsız bir şekilde terörü desteklemesi karşısında, FİFA’nın 2022 Dünya Kupasının Katarda oynanması kararını nasıl aldığını sorgulamalıyız.

Katarın Haması desteklemesi sürerse, günümüzdeki çatışma nasıl biterse bitsin, Hamas teröristleri tekrar silahlanıp İsraile tekrar saldıracaklardır. Bu kısır döngüyü bitirmenin yegane yolu Hamas’ın son büyük finansörünü yanlızlığa mahkum etmektir.  Katarın muazzam zenginliği ve dünyadaki hatırı sayılır nüfuzu düşünüldüğünde bunun Batı ülkelerini rahatsız edeceğine eminim. Fakat Katarı çözümün değil, sorunun önemli bir parçası olarak görmeleri lazım. Bölgedeki sükuneti sağlama için Katara verilecek tek bir mesaj vardır. Haması finanse etmekten vaz geç.

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi