Haber Merkezi

21/08/14

Konuşan Erdoğan mı Meşal mı?

 

RAFAEL SADİ

 

 

Dün Hamas lideri Haled Meşal'e Mısır önderliğindeki arabuluculuk anlaşmasındanKatar ve Türkiye tarafından  baskıyla el çektirilmesi sonucu ateşkes süresi bitimine 4 saat kala Savaş yeniden başladı.

Gerek Katar gerekse Türkiye Ateşkes konusunda  görüşmeleri yönlendiren ülkeler olmak arzusundaydılar.

Ancak Katar ve Türkiye'nın ara bulucu olmasını Filistinliler bile istemediler. İsrail zaten düşmanca bir tutum içinde olanların ara bulucu olamayacağını defalarca belirtmiş vetosunu ortaya koymuştu.

Katar ve Türkiye ise Bütün Filistinlilerin yanında değiller. Sadece Hamas'ın hatta bana kalırsa sadece Haled Maşal'in arkasında duruyorlar. Daha da ileri gidecek olursak Haled Maşal bu iki ülke liderlerinin de güdümünde,  adeta esaretinde. Öncelikle adamın paracıkları Katar bankalarında. Birikimlerini değerlendirdiği ve bilmem kaç yüz katlı 4 kule ve bir AVM inşaatı düren Fadıl İnşaat Şirketi de Katar'da. Doğal olarak adam bu ülkenin ve de kardeşi olan RTE'nin sözünden çıkamayacak durumdadır.

Haled Maşal geçtiğimiz hafta ortasında  Kahire'ye gelmiş ve neredeyse  anlaşmaya varılan Mısır ateşkes teşebbüsüne itiraz etmişti. Gazzeye liman olmazsa ve abluka tamamen kalkmazsa bu  iş olmaz demişti.

Yüzün görmyen konuşan Maşal değil de RECEP TAYYİP ERDOĞAN sanar: Haled Maşal aynen Tayyip bey'in ifadeleri ile konuşuyor .

Sonuç olarak ateşkes anlaşma umudu ile iki kez daha uzatıldı ve dün akşam son kez Hamas Tarafından bozularak ateş dönemine geri dönülmüş oldu.

İsrail’in başından beri ifade ettiği gibi “sükunet sükunet ile, ateş ateş ile karşılık görecektir”  Gazze'ye söz  verdiği karşılıklarda bulunmuştur.

Hamas askeri savaşçı kolu lideri Muhammed Deff’i beşinci kez imha etmeyi denemiştir. Denemiştir diyorum çünkü adamın  bu  saldırıda ölüp ölmediği belli değildir. Daha doğrusu Hamas ölmediğini iddia ediyor , ama adamın akibeti ve sağlığı konusunda detaylı bilgi de vermiyor. Aksine Hamas Basın sözcüsü de  haberi verirken Muhammed Deff'ten önce ŞEHİD diye söz ediyor  sonradan ise  düzeltiyor.

İsrailli yetkililer adamın  ölüp ölmemiş olmasının çok önemli olmadığını, ve savaşın bütün hızı ile devam ettiği ve edeceği gerçeğini değiştirmeyeceğinin de altını çiziyorlar. Hamas tarafı tehditlerine devam ederken İsrail ordusu da boş durmuyor ve köşe bucak ellerindeki istihbaratları değerlendirerek imha listesindeki Hamas liderlerinin peşine düşmüş görünüyor.

 Tekrar gözden geçirelim Hamas ne istedi ve İsrail neleri kabul etti;  İsrail ne istedi ve Hamas ne kabul etmedi

 İsrail'in kabul etmedikleri:

 1-     Gazzeye Liman ve Havaalanı ateşkesin ön şartı olamaz. Liman ve Hava alanı sadece toplu bir barış ve Gazze'nin silahsızlandırılması karşılığı ve bu limanlardan silah ithal edilmeyeceği garantisi ve kontrolü ile mümkün olabilir.

2-     Gazze'ye girecek olan kamyon sayısının 380 kamyon/gün den 600 kamyon/gün'e çıkartılabilir fakat ve giriş yapacak olan malların  kontrol ve gözetim şartı  ile. Yani silah ve silah yapmaya yarayabilecek ürünlerin ithali bu sevkiyatların dışında tutuldu.

3-     Gazze'den İsrail ve Batı Şeria'ya geçiş yapacak kişi sayısı ve kriterlerinde iyileştirmeler yapıldı ve geçiş sayısı 5000 kişi/gün'e yükseltildi.

4-     Rafiah Geçiş kapısının Mısır FOY ile Bir başka ülke denetiminde olması kabul edildi.

5-     Hamas memurlarına maaşlarının ödenmesi için 3. bir ülkenin para transferine İsrail'in itiraz etmeyeceği konusunda anlaşıldı.

6-     Gazze'nin silahsızlandırılması konusunda anlaşmaya varılamadı.

7-     Gazze'nin yeniden yapılandırılması taraflarca kabul edildi. Ve gazze halkının yararına olacak olan altyapı çalışmalarına İsrail varız dedi.

Sonuç olarak neredeyse yarısı yıkılmış Gazze ve Gazzeliler  yararına bir anlaşma alt yapısı oluşturulmuş gibi. Fakat kendileri arabulucu  olmamalarından, Katar ve Türkiye Meşal’e baskı yaparak bu anlaşmadan el çektirdiler; hatta bu  anlaşmayı imzalarsan katar'a bir daha geri dönemezsin tehdidi ile korkuttular.  Eh adamın paracıkları yaklaşık 2.6 milyar dolarlık serveti orada ve bundan mahrum kalıp sürünmek istemiyor. Ne yani Koskoca Haled Maşal Gazze'ye dönüp ŞİFA Hasta hanesinin bodrumunda mı yaşamaya başlasın? 5 mi 7  yıldızlı otellerde yaşarken buna kalp dayanmaz . Bu nedenle Gazzelilerin ateş altında olması vede israil'e ateş ettirmeye azmettirmeye devam kararı aldı.

 İyi de Hamas'ın ateş gücü nedir? Yani daha en kadar ateş edebilir? İsrail'e ne kadar daha zarar vermeye devam edebilir?

Eski Askeri İstihbarat şeflerinden Amos Yadlin Hamas terör örgütüne sadece terör örgütü diyerek düşmanı küçümsemenin yanlış olduğunu ,ve sorunu tam olarak teşhis etmekte hatalı davranıldığını iddia etmişti. Yadlin'e göre hamas düzenli ve organize bir ordusu, bir  ROKET  FABRİKASI  olan neredeyse kendi silahını kendi üreten ve savaş kabiliyeti olan bir ülke olarak algılanması gerektiğini iddia etmişti. “Karşımızda  15-20 bin kişilik bir ordusu olan bir düşman ülkesinden söz ediyoruz, 300-500 kişilik bir terör örgütü değil” demişti.

Askeri yorumcuların dediklerini toparlayacak olursak Hamas'ın halihazırda elinde 3000-4000 adet arası uzun ve orta menzilli roket mevcut olsa gerek. Bundan fazla da  5 ile 7 km menzilli Havan topu olduğu söyleniyor. Kısaca Hamas halen savaşmaya devam edebilecek kudrettedir.

Peki İsrail'e zarar vermesi olası mıdır? Evet olasıdır. İnsanın kafasına taş bile atarsanız öldürebilir. Havan toplarına ve Kassam Füzelerine SOBA BORUSU diyen Sayın Erdoğan'ın bilinçli olarak İsrail'i suçlama niyetinde olduğu aşikardır. İsrail cephe gerisindeki ölü sayısı sadece 3 olması Demir Kubbe gibi olağanüstü bir savunma silahının mevcudiyeti sayesindedir. İyi ki de var.

 

Önünüzdeki günler nelere açık nelere gebe hep birlikte göreceğiz. Bundan sonraki yazılarında  dile getireceğim Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ve Cumhurbaşkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'nin Türkiye Cumhuriyeti Devletini nasıl bir uluslararası çıkmaza ve telafisi mümküm olmayan bir duruma soktuğunu anlatmaya çalışacağım. Bir NATO üyesi olan Türkiye'nin dünyanın baş belası  olan iki terör örgütüne silah verdiğini ve bu örgütlere dost ve kardeş diyerek ülkeyi nasıl tehlikeye attığını hep birlikte irdeleyeceğiz.

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi