Haber Merkezi

18/08/14

İsrailden manzaralar

 

 

Kaynak: Times of İsrael

David Horowitz

 

İsrailden manzaralar

Bir Arabın yaraladığı İsrail askerini diğer bir Arap kurtarıyor

Yeruşalayim Hadassa hastanesi cerrahi bölümünün başı Prof. Ahmed Eid, Arap bir cerrahın İsrailde nasıl çalıştığı sorusuna rahatsız oluyor “Bunda ne var ki” diyor.

 

Prof. Ahmed Eid Photo credit: Courtesy Hadassah)

Profesöt Ahmed Eid

 

Ne mi var?

4 Ağustos günü motorsikletli bir terörist bir askere yakın mesafeden iki el ateş etti. Polisin nedeninin Arap milliyetçiliği olduğunu düşündüğü saldırıda ağır yaralanan 19 yaşındaki Hen Schwartz , Yeruşalayimdeki Hadassa hastanesine yetiştirildi.

 

Hen’i ameliyat eden Hadassa hastanesi cerrahi bölümünün başı Profesör Ahmed Eid idi. “Çok kan kaybetmişti” diyor. Eid’i ameliyata tyardımcı oldun diye aradığı özel bir ihtisaslı diğer bir cerrah ta polis eskortuyla acele hastaneye yetişti. Ameliyata katılan doktorların üstün becerilerini sade bir dille anlatarak “Ölümcül yaraları vardı. Çok hassas bir ameliyat yapılmasaydı herhalde yaşamazdı” diyor.

İkinci bir ameliyattan sonra, Hen’in durumu hala ciddiliğini korumakla birlikte iyiye gidiyor. Annesi, hayatını kurtaran doktorlara şükran borçlu. Masal gibi olan bu olay, karanlık bulutlu havalarda bir güneş ışığı gibi.

Burada ilginç olan, Arap bir saldırganın ateş ettiği Yahudi bir askerin hayatını Arap bir cerrahın kurtarması.

Eid “Evet doğru” diyor. “Vuran da Arap kurtaran d Arap. Sanki burada bir çelişki var gibi görünüyor ama aslında yok. Ben cerrahım. Görevimi yaptım”

Bu olayın bir haber değeri var mı? Hem var hem yok.

 

Kafam çalışıyordu ve çok destek gördüm

Ahmed Eid 64 sene önce İsrailin kuzeyindeki Nazaret şehrine yakın Daburiyya da doğmuş. Hiç biri yüksek tahsil yapmamış on kardeşten biriymiş. Çevresinde pek nadir rastlanan tahsil hayatını anlatırken “Onlar da okuyabilirlerdi. Onları önleyen hiç birşey yoktu. “Kafam çalışıyordu, epey çalıştım ve doğru, çok destek gördüm” diyor.

The village of Daburiyya, where Ahmed Eid grew up (Photo credit: gugganij/Wikipedia)

Daburiyye köyü

 

Ahmet Nazaret’te liseyi bursla okuduktan sora Yeruşalayime gelip Fizik ve Matematik okumuş. Hayatta ne yapacağını düşünürken tıbba baş vurmuş ve kabul edilmiş. Babası eğitimine destek vermek için evlerini satmayı teklif etmiş, fakat Ahmed burs almaya devam ettiğinden buna gerek kalmamış.

 “Cerrahide, özellikle organ nakillerinde çalışmaya başladım ve bu branş beni büyüledi” diyor. Zamanında Hadassa hastanesinde, İsrailde başka bir yerde yapılmayan karaciğer nakli ameliyatlarıya ilgilenmeye başlanmış. Eid’i bu işte mütehassıs olmak için 1986 1990 yıllarını Amerikada Mayo Clinic ‘ine göndermişler. Gururla duvarındaki 1991 de kendisine verilen İsraildeki ilk karaciğer nakli yapma belgesini gösteriyor. “Hastamız hala hayatta ve New York ta yaşıyor. Hala temastayız” diyor.

 Mesleğinden bahsederken heyecanlı. Başına geçtiği Hadassa organ nakli bölümünde 2008e kadar çalıştıktan sonra, aynı hastanede genel cerrahinin başına geçmiş. “Organ nakli hem sevinçi hem de hüzünlü bir olaydır” diyor. “Donör yaşamadığı için hüzün, birisine hayat verdiğiniz için sevinç olan bir meslek”.

 Eid için hayat vermekten daha ulu bir şey yok.

İsrailde uyumlu hayat

Yahudi çoğunluğu olan, çoğu Müslüman ülkelerce tanınmayan, Yahudilerle Müslümanlar arasında devamlı bir gerginliğin söz konusu olduğu ülkede Ahmed Eid aşırılığa, gerginliklere sırtını dönen, nefret ve hoşgörüsüzlüğü reddeden bir yol çizmiş.

“Arap ve Yahudilerle birlikte büyüdüm” diyor. Ein Dor kibutsu köyünün hemen yanıbaşında. Çocukluğu oradaki akranlarıyla geçmiş. “Askere çağırılmadığım için gitmedim fakat oğlum topluma hizmet etti [ İsrailde her gencin askerlik yerine tercih edebileceği gönüllü sivil çalışma]” diyor. Kanımca tüm Arap gençler de bunu yapmalılar.”

“Müslümanım. Ailem tutucudur. Babam namaz kılardı. Fakat İsrailli Arapların %90 ı gibi bende pek dindar değilim.” %90 mı? Emin misiniz? “Kesinlikle” diyor.

 “Kendimi bu ülkenin bir ferdi olarak görüyorum ve bundan şüphelenenlere kızarım. İsrailliyim ve bunu ispata gerek duymam. Hep Arapsın nasıl hissediyorsun diye sorarlar. Sadakatim İsraile. Bunu konuşmak bile beni rahatsız ediyor. Hastalarımın %80 i Yahudidir”.

Tam olarak söylememesine rağmen yaptığı işin halklar arasında daha iyi ilişkilere yol açmasını dilediğini hissediyorum.

“Beraber yaşıyoruz. Bir Arap yaralıyor, diğer bir Arap kurtarıyor. Bu  bile karar merciinde olanlara birşey ifade etmeli. Durumumuz iyi değil. Cesur kararlar almak lazım. Bir çözüm bulmak için fazladan çalışmalılar” dedikten sonra “politikayla aram iyi değildir” diyor. “Bu konuda hiç becerikli olamadım”.

Fakat görüşleri olmalı. “Tabiki var diyor. Herkesin vardır. “Benim görüşüm yaşa ve yaşat (hoşgörü ve dostluk). Başkaları öl ve öldür de diyorlar”.

Sorunlarımız çoğu konuşarak çözülebilir. Bazılarının sanki beyni yıkanmış. Dini kötüye kullanıyorlar. Üç çocuk kaçırıp öldürdüler. Sonra diğer taraf bir çocuk kaçırıp öldürdü. Kardeşlerim de benim gibi düşünüyorlar. Hanin Zoabinin [Mavi Marmara’ya katılan Arap milletvekili] sesi diğerlerinden fazla çıkar fakat İsrailli Arapların çoğu ahenk içinde birlikte yaşama taraftarıdırlar.

 Öyleyse Araplar neden Zoabi gibi bir radikali milletvekili olarak seçiyorlar? “Bilmiyorum. Arapların çoğu sakin bir hayat istiyor. Maddi imkanları daha kısıtlı. Onlara karşı yapılan haksızlıklar da var. Size bunu Yahudiler de söyler. Fakat isyanlar yok. Halk yaşamak istiyor. Sorun istemiyor.”

Eid’e kendisi gibi çok Arap vatandaşın olup olmadığını soruyorum. Görüşlerini mi başarısını mı kastettiğimi belirtmedim ama bana ikisine de cevap verdi “Çok erken Profesör ünvanını aldım, fakar günümüzde çok Arap profesör var. Bu İsrailde nadir görülen bir durum değil. Bu ülkenin bir ürünüyüm. Ülkeye sadığım. Bu şüphe götürmez. Ülkeme bugünkü olduğum yere gelmem için olanak tanıdığı için de müteşekkirim. Çok çalıştım ama boşlukta büyümedim. Yaşadığım yerin kıymetini biliyorum”

Görüşmemiz sırasında vurulan askerin annesi Miriam Schwartz odaya giriyor. Ağız birliği etmiş gibi oğlunun bir Arap tarafından vurulmasına ve kurtarılmasına “bunda haber yapılacak bir durum yok” diyor. Arapların Yahudilerle birlikte yaşadığı Akko’da doğdum. Gerek burada gerekse yurt dışında aşırı düşünceli olanlar var. Fakat çoğumuz sakin bir hayat sürüp çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz” diyor. “Hadassa hastanesinde birçok Filistinli de tedavi görür”.

Yeruşalayim Hadassa Hastanesi

 

Eid “Bu hastane Arap ve Yahudilerin ortak yaşamlarının küçük ölçekteki örneği. Tedavi görenlerin yüzde ellisi Araptır” diyor.

Ve tekrarlıyor “Burada cidden haber yapılacak bir konu yok. Her günkü. Politikacıların gelip ders almaları lazım.”



 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi