Haber Merkezi

25/11/11

İsrail Mucizesi

 

GÜNEY AFRİKALI ARAŞTIRMACI İSRAİL MUCİZESİNİ ANLATIYOR

 

 

 

 

Dr Greg Mills, Johannesburg’da Afrika'nın kalkınma sorunlarını çözmek ve ekonomik performansını güçlendirmek için yeni fikirler ve yenilikçi icraatlar konusunda araştırmalar yapan ve Afrika hükümetlerine çözümler sunan Brenthurst Vakfı başkanıdır. Güney Afrika Times gazetesinde çıkan bu yazısı, Ekim/Kasım 2011’de İsrail'e yaptığı iki araştırma gezisinin ardından hazırladığı rapora dayanmaktadır. Raporun linki:

 

 http://www.thebrenthurstfoundation.org/Files/Brenthurst_Commisioned_Reports/Brenthurst-paper-201110.pdf

 

 

KAYNAK : Greg Mills – Güney Afrika Times gazetesi

 

 

 

İsrailliler Kutsal Toprakları ekonomik mucizeye dönüştürdü

 

İsrail topraklarının SADECE % 20’si tarıma elverişlidir. Fakat, Mayıs 1948’deki bağımsızlık ilanından bu yana, ülkenin tarımsal üretimi 16 ile katlanmıştır. Bu başarı için İsrail’de çok ter döküldü, ancak daha da önemlisi, bu sonuca pek çok yenilik ve işbirliği sayesinde varıldı.

Bu yeni bir şey değildir. Zamanında Nebatiler, Be'er Sheva Çöl Bitkileri Araştırma İstasyonu yakınındaki bölgede çalışan en eski çöl çiftçileriydi ve karmaşık teraslama sistemleri kullanarak, buldukları her su damlasını tarlalarına yönlendirirlerdi.

 

Bundan 2000 yıl sonra bugün, İsrail gıda ihtiyacının üçte ikisinden fazlasını kendisi üretmektedir. Yarısından fazlası taze ürünler olan tarım ihracatı 2 milyar doların üzerindedir.

 

İsrail'in dış görüntüsüne, çatışma ve adaletsizlik algılarının hakim olduğunu hatırlatmaya gerek yoktur. Bu genel resimde, akıllı İsrail’in ekonomisini geliştirmede ne kadar başarılı olduğu görülmemektedir.

 

Örneğin, tarımda İsrail, su kullanımını azaltmak ve üretimi çoğaltmak için teknolojiye başvurmuş ve yüksek verimli ürünlerle hem üretim hacmini, hem de satış değerlerini arttırmıştır. Orada, bilgisayarlı damla ve doğrudan sulama sistemleri standart olarak kullanılan yöntemlerdir.

 


1948’de bağımsızığını yeni kazanmış ve kimsenin pek şans tanımadığı Yahudi devleti bu güne kadar dev adımlar atmıştır.

 

Hızlı nüfus artışına rağmen (7,5 milyon), İsrailliler bugün kişi başına düşen 29.600 dolar gelirle, dünyanın ilk 30 ülkesi listesinde İspanya ve İtalya arasında yer almaktadır.

 

Petrolden elmasa, hammaddelerinin neredeyse tümünü ithal etmesine rağmen İsrail, küresel bir endüstri merkezi haline gelmiştir. Elmas parlatma ve kesme, işlenmiş gıdalar, elektronik ve tıbbi malzemeler ve yakın zamanda da, bilgisayar yazılımı, yarı iletkenler ve telekomünikasyon dallarında dünya lideridir. Nasdaq listesinde, ABD'den sonra, tüm diğer ülkelerden daha fazla şirketi vardır.

 

Araştırma ve geliştirme dalları kesinlikle büyük önem taşımasına rağmen, İsrail'in başarısının tek bir açıklaması yoktur. İsrail karşıtları bu başarıya ana neden olarak ABD yardımını gösterirler. Fakat İsrail’in Washington’dan aldığı 3 milyar dolar yıllık yardım kalkınmaya değil askeri harcamalara kullanılmaktadır.

 

Bununla beraber, askeri boyutun, İsrail'in genel kalkınmasında ve sorumluluk alma, uzun vadeli düşünme ve problem çözme kapasitelerinin kanıtlanmasında hayati rol oynadığı doğrudur.

 

Fikirleri iş girişimlerine dönüştürmek için, İsrail, girişimciliği teşvik eden bir sistem geliştirmiştir. Büyük ve küçük şirketlere yakın yerlerde üniversite “kümeleri” kurmuş, böylece üreticiler, yetenekler ve sermayenin birbirine yaklaştığı bilgi alanları yaratmıştır. Hükümet, 2000 başvuru içinden seçtiği 1200 değerli projeye her yıl 450 milyon dolar vermektedir.

 

Kutsal Topraklar’da her konuda olduğu gibi, İsrail’in, bilhassa komşularına kıyasla, ekonomik açıdan bu kadar başarılı olmasının sebepleri kişinin bölgeyle ilgili siyasi değerlendirmeleri ile şekillenir.

 

Birçok kişi İsrail'in başarılarını küçümseyerek onu  başkalarının başarısızlıklarından sorumlu tutmak için günah keçisi gibi kullanır. Ve Batı Şeria’nın yaklaşık yarısı ve Gazze'nin nüfusunun % 80’i yoksulluk sınırının altındayken, sadece yoksulluk, işsizlik ve radikalleşme için değil, İsrail muhalifleri için de koşullar hazırdır.

 

İsrail halen ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıyadır ve bunlardan biri ekonomiye hakim olan birkaç dev holdingin 15 civarı ailenin kontrolünde olmasıyla yaratılan zenginliğin aşırı konsantrasyonudur.


Bununla birlikte, İsrail'in "zorlukta başarı" örneği, gelişmekte olan ülkeler için göz ardı edilmemesi geren pek çok dersler içermektedir. ABD himayesinde olduğu veya Holokosttan fayda sağladığı gibi siyasi karikatürlerin tam da aksine, onların başarıları, kendi kaderlerinin başkalarının sorumluluğu olmadığı inancından gelmektedir.

 

Gelişmekte olan ülkeler İsrail’e sövmek yerine onu taklit etseler daha iyi ederler.

 

 

Tercüme: Alegresse Delail

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi