Haber Merkezi

24/04/15

Alaturka bir darbe

 

Israilli köşe yazarı Erdoğanı çok ağır bir dille eleştiriyor

 

Smadar Perry

Kaynak: i24

 

Erdoğan Davutoğlu ikilisinin başkanın yetkilerini arttırma gibi cüretkar bir planı var. Eğer başarılı olurlarsa, Sultan sınırsız yetkilere sahip olacak

Başbakan Davutoğlu’nun erdoğana borcu büyük: Siyasal bilimler hocalığından diplomatik servis, oradan Erdoğanın baş danışmanlığı, İslami partinin kuruculuğu ve başbakan olmadan birçok çok önemli göreve Erdoğan sayesinde geldi.

Şimdi tahsilat zamanı. Haziran ayında yapılacak genel seçimler  sonrası Erdoğan Davutoğlu ikilisinin başkanın yetkilerini arttırma gibi cüretkar bir planı var. Eğer başarılı olurlarsa, Sultan sınırsız yetkilere sahip olacak. Rüyalarında Beyaz Saray tipinde bir devlete anlayışı ve Vladimir Putin’in Moskovada sınır tanımayan tavırlarını kendine model olarak görüyor. Davutoğlu da, ancak başkanlık gerçekleşirse sosyal yardımın çok daha artabileceğini ve yaşam standardında gözle görülür bir yükselmenin yaşanacağını vaad ediyor.

Fakat bu Türk usulü “games of throne” – taht oyunlarını  kazanabilmesi için parlamentoda anayasayı değiştirebilecek yeterli çoğunluğu alabilmesi lazım. Kendi yetkilerinin erozyona uğramasına isyan etmeyen Davutoğlu da Erdoğanın neden daha çok yetkiye ihtiyacı olduğunu açıklayan bir bildiri yazdı.

Ama göründüğü kadar kolay değil. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Türkiyenin daha yetkili bir Cumhurbaşkanına ihtiyacı olmadığını söylüyor. Gül aslında Erdoğanın politik fırsatçılığı konusunda danışılabilecek en iyi aday. Geçen yaz, Gül Ankarada müzkli iskemle oyununa güveniyordu: Cumhurbaşkanlığını Erdoğana bırakacak, kendisi de Başbakan veya hükümette önemli bir yetkili olacaktı. Fakat Erdoğan kendisinden başka güç merkezi, ve zirvede başka aday istemiyorç Dizginler sadece onun elinde olmalı.

 Başbakan yardımcısı Bülent Arınç bu planı açığa çıkardı: Fazla yetkili bir Cumhurbaşkanı halkın faydasına olmaz. Erdoğanın kim olduğunu, ve sınırsız hırsının kurbanlarının kimler olacağını biliyoruz.

 Bin odalı cumhurbaşkanlığı sarayını ve gülünç şeref muhafız kıtasını hatırlıyor musunuz? Erdoğan Ortadoğu haritasını dikkatle inceliyor. Gördüğü zayıf iktidarlar, sallanan rejimler ve yıkılan ekonomiler. Amacı “Büyük Türkiye” yi ilan edip sınırsız yetkili Sultan koltuğuna oturmak.

 

 

Kendine çizdiği bu yolda, amaca giden her yol mübah. Adli sisteme karışmak, milletvekili aday adaylarını reddetmek, gazetecilere savaş açıp, bir çoğunu tutuklamak. Başbakan yardımcısı bıyık altından gülerek “Türkiye artık bir polis devleti değildir” diyor. “Birçok polis de hapiste”.

Ermeni soykırımının 100. yılı bu hafta sonu anılacak. Türkiyede değil. Erdoğan Papa’nın konuşmasına “bir kulaktan girere diğer kulaktan çıkar” diye cevap verdi.  Türkiye şanlı NATO’nun bir üyesi olduğu sürece Ermeni katliamı için özür dilemeyecek, ve bir sene önceki soykırım konuşmalarını tekrar sunacak. Arap dünyası liderleriyle dalga geçecek, Kürtlerle bir sağ bir sol yapacak, kendi tezinei savunmayan basını ezecek ve susturacak.

İsrail şimdilik haritasında değil. Netanyahu’nun Mavi Marmara dan ötürü özür dilediğini, ve Davutoğlu’nun “ilşkiler en kısa zamanda üst düzeye getirilecek” sözünü hatırlayan var mı? Bizim mahallede buna boş laf “Kalam fadi”(arapça) derler. Yani kumlara atılan imza. Yeruşalayimdeki hükümet artık denemiyor bile. Vaz geçti.

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi