Haber Merkezi

20/03/15

Seçim sonuçlarımı Seçim yokluğumu kötü?

 

Evelyn Gordon

 

 

 

Kaynak: Commentary Magazine 

Birkaç senede kendilerini yönetenleri seçmeye alışık batı dünyası tabiatiyla İsrail’deki seçimlerin sonuçlarını merak etti. Fakat seçimlerin pek düzenli olmadığı Ortadoğuda, İsraildeki seçimleri kıskananlar, sonuçlarını merak edenlerden çok daha fazlaydı: En başlarında 10 senedir seçim yüzü görmeyen Filistinliler. Filistinde seçimlerin olmasına engel olanlar İsrailliler değil, kendi yönetenleri. Bu nedenden, barışı özleyen herkesin, İsraildeki seçimin sonucundan değil, Filistinde olmayan seçimlerden endişe duymaları gerekir.

 

Ramallahta tecrübeli bir Filistinli gazeteci, Jerusalem Post muhabiri Halid Ebu Tuame’ye: “İsrail hakkında pek çok kötü şey söyleyebiliriz, fakat en azından vatandaşlarının oy vermeye hakları var ve demokrasiyle yönetiliyorlar” demiş. İsraillileri cidden kıskanıyoruz. Bizi yönetenler seçim değil hep o koltukta kalmak isterler”.

 

İngilterede yaşayan diğer bir Fililistinli olan Ghanem Nusaibeh  İsrailde seçim olduğu gün birçok ilginç twit attı: “Bugün bir milyon Arap Ortadoğunun en demokratik seçimlerinde oy kullandılar”;  “Ortadoğuda yaşayan Araplar arasında sadece İsraildeki Arapların demokratik hakları vardır”, ve “İsrail Bibi’yi veya Buji (İsak Herzog) ’yi seçeceği için değil, bugün yaptığı (seçimlerden) ndan dolayı güvende olacaktır.

Her nekadar kendisi Bibi karşıtı ve Herzog yanılısı olsa da, sonuçlar açıklanıp kendi tuttuğu tarafın kaybettiğini görünce bile “İsrail dünyanın en canlı demokrasisi”...”eğer İsrailde olan etnik farklılıklar  herhangi bir Arap ülkesinde olsaydı o ülkede tarihte görülmemiş bir iç savaş yaşanırdı” dedi.

İnanması güç ama, Hamas bile İsrailli Arapların seçimde Birleşik Arap Cephesine oy vermeleri için birçok twit attı.  Kendi yöneticileri onlara bu hakkı vermezken İsrailli Arapları oy vermeye çağırmaları konusunda Gazze sakinlerinin ne düşündüklerini tahmin etmek güç olmasa gerek.

Filistinde seçim olmamasının nedeni “İsrail işgali” değil. Öyle olsa 1994 te ve 2005/2006 da da seçimler yapılamazdı. Nedeni, Filistindeki birbirne düşman iki hükümetin – Batı Şeriyada Filistin Yönetimi ve  Gazzede Hamas –   iktidarı kaybetme korkusuyla seçime gitmemeleri.

Filistinde Hükümetlerin halklarına layık görmedikleri tek demokratik hak seçimler değil. Özgür basın, söz hürriyeti gibi bazı temel hürriyetleri de onlara  çok görüyorlar. Gerek Gazze’de Hamas olsun gerekse Batı Şeriyada Filistin Yönetimi gazetecileri korkutmayı ve tutuklamayı alışkanlık haline getirmişler. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre gazetecilerin %80 i korkularından kendi kendilerine sansür uyguluyorlar. Filistinliler Facebook hesaplarında hükümetlerini eleştirirlerse bile tutuklanabiliyorlar.

Filistinlilerin sivil haklarından mahrum olmaları barış sürecini de etkileyebilir. Nusaibeh seçim günü attığı bir twit’te bunun nedenini açıklıyor: “Ne Bibi nede Filistin Yönetimi barış istemiyor. Fakat aradaki fark, İsrail halkının barışın önündeki bu engeli serbest seçimlerle kaldırabilecek gücü olması”.

Netanyahu veya Abbas hakkında düşündüklerine katılsak veya katılmasak da, söylediklerinde gerçek payı var. İsrailliler gerçek bir barış yapabileceklerine inansalar ve kendi başbakanlarını buna bir engel olarak görürlerse, iktidarı değiştirebilirler. Bunu geçmişte pek çok kere yaptılar. Filistinlilerin böyle bir şansı yok.

Fakat sorun bununla da bitmiyor. Dört yıllık bir süre için seçilen Mahmut Abbas iktidarda 11 inci yılını kutlarken meşru bir lider olarak bir barış anlaşmasını imzalama yetkisine zaten sahip değil. Geçtiğimiz Aralıkta Filistinli insan hakları aktivisti Bassem Eid İngilterede Limmud UK konferansında bu konuyu çok sertçe özetledi: “Abbas İsrail ile barış yapamaz çünkü ancak kendisini, eşini ve iki oğlunu temsil edebilir”

 Bassem Eid’in söylediği, belkide birçok Batılının pek sevinemediği İsraildeki seçimlerin sonucunu da açıklıyor. Geçtiğimiz hafta yapılan bir araştırmada İsraillilerin %64 ü “İktidarda hangi parti olursa olsun Filistinlilerle barış sürecinde ilerleme olmayacak, çünkü bu soruna bir çözüm yok” düşüncesinde oldukları görüldü. Aynı %64, “Herzog Netanyahu’unun yerine başbakan olsa bile Filistindeki iktidar ona daha fazla taviz vermeyecek” de diyorlar. Başka bir deyimle, karşılarında barış yanlısı bir Filistin görmeyen İsrailliler daha çok barış yanlısı bir başbakana oy vermeye hiçbir neden görmediler. Eğer Filistinde de barış yanlısı yeni bir hükümet olsaydı, Herzog’a verilen oy Netanyahuyu geçer ve Herzog herhalde büyük bir farkla başbakan seçilirdi

Eğer Batı dünyası gerçekten İsrail Filistin barışını istiyorsa, İsraildeki seçimlerin sonucuna üzüleceğine, Filistindeki bozuk  demokrasiyi düzeltmeye çalışması gerekir. İsrailliler birkaç sene sonra barış ve Filistin konusunda fikir değişirebilirler, fakat Filistindeki demokrasi eksikliği barış olma ihtimalini İsrail seçim sonuçlarından çok daha fazla etkiler.

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi