Haber Merkezi

18/10/11

Hayatı ölüme tercih etmek

 

İsrail teröre boyun eğmeli miydi

 

 

Alan Dershowitz

 

Kaynak: Huffington Post

 

İsrail hükümeti, yüzlerce mahkum teröristi, kanunsuzca kaçırılan bir tek askerini geri almak için serbest bırakıyor.  Duygusal olarak doğru bulduğumuz bu karar, aynı zamanda terörün neden başarılı olduğunun bariz  bir örneği. Bu değiş tokuşu kabul ederek İsrail, ne pahasına olursa olsun kaçırılan bir tek askeri bile kurtarma kararlığını gösterdi. Bu karar pahalıya malolabilir, çünkü serbest bırakılan teröristlerin tekrar şiddet olaylarına karışacağı neredeyse kesin gibi.

Hamas ve Hizbullah gibi terör örgütlerinin başlarındakiler bu ölüm aritmetiğini çok iyi kavramışlar. Hizbullahın başındaki Hasan Nasrallah'ın dediği gibi"Kazanacağız çünkü biz ölümü onlar ise hayatı seviyorlar". Her vatandaşının hayatının değerini yüceltmeyi en üst ile olarak gören demokratik toplumlar, duygusal şantajlara, ölümle yoğrulan kültürlerden daha hassastırlar.

Tarih teröristlere rehberlik ediyor: Demokratik toplumlar teröristlerle pazarlık konusunda ne derlerse desinler, eninde sonunda duygusal şantajlara boyun eğmişler. Kendi kaçırılan askerlerini kurtarmak için terörist mahkumları serbest bırakmışlar. Dolayısıyla, teröre baş vurmama nedenleri azalıyor: Her terörist, kaç sene hapis cezası alırsa alsın, büyük bir ihtimalle bu cezanın sona ermesinden çok daha önce serbest bırakılacağını bilir. Bu, sadece terörü teşvik etmekle kalmaz,  diğer teröristleri serbest bırakmak için asker kaçırma teşebbüslerini de arttırır.

Dolayısıyla, sadece soğuk bir kar zarar hesabıyla, bukadar orantısız değiş tokuşları kabul etmemek gerekir. Faket demokrasiler sadece kar zarar hasabıyla yönetilmezler, çünkü, esir askerin aileleri – Gilad'ın ailesinin başarıyla yaptığı gibi -  durumlarını ve tezlerini duygusal bir şekilde kamuoyuna anlatabilirler.  Soğuk bir kar zarar hesabı yerine daha insani bir karar alınmasını etkileyebilirler. Bütün İsrailliler Gila Shalit'i tanıyor. O herkesin oğlu. Serbest bırakılacak teröristlerin ise kimi öldüreceği bilinmiyor. Onlar resimsiz ve isimsiz istatistik olarak kalacaklar. Shalit ailesinin feryadını çocuklarını seven her İsrailli aile kendi feryadı olarak gördü.

Shalit ailesinin beklentilerini Zehra Maladan'ın beklentileriyle karşılaştıralım. Maladan, Lübnanda bir kadın mecmuasının yöneticisi ve eğitim görmüş bir hanım. Mutlaka çok sevdiği şüphesiz bir de oğlu var. Oğlu için hayatta emelleri var, fakat bu emeller Batılı bir annenin oğlu için isteyeceklerinden çok değişik. Maladan, oğlunun bir intihar bombacısı olmasını  istiyor. 1983 te Beyrutta 241 Amerikan askerinin ölümüyle sonuçlanan bombalamadan, ve 1992-1994 te Arjantinde İsrail ve Yahudi merkezlerine yapılan 100 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalama olaylarından sorumlu Hizbullah teröristi İmad Mugniyenin cenazesinde Bayan Maladan New York times'a "Eğer oğlum İslami şehitlerin yolundan gitmiyecekse onu istemiyorum"  diye ihtar etmişti.

Bu hanım oğlunun intihar suikastçisi olmasını isteyen tek anne değil.

Filistin Yönetim konseyi seçimlerinde adaylığını koyan Umm Nidal "bütün oğullarını şehadete" hazırlamış. On oğlu var, ve bir tanesi bir intihar suikast olayına karışmış. Kendi sözleriyle bu bir felaket değil, bir nimet. Şimdi "hepsini kurban etmeye" hazırlanıyor.

 

Tabiki kültürlerde genelleştirmeler yapılamaz. Gazze'de, terör faaliyetlerine rağmen esirlerin geri döneceği duyulduğunda samimi bir sevinç yaşandı. Tüm normal insanlar çocuklarını sever, ve iyi bir hayatları olsun ister. Bu insanlar değil, onların liderleri ölümü (kendi ölümlerini değil) hayata tercih edip, onlara inananları ölümü tercih etmedikleri için suçlu hissi verirler.

 

Demokratik liderler ise, vatandaşlarının hayata sarılıp, ölümü büyük belalarla savaşırken kaçınılmaz bir kötülük olarak görmesini isterler.

 

 

Hayatı ölüme tercih etmelerinin demokrasilerin terörle savaşlarında bir zayıflık olarak görünse de aslında bir kuvvettir. Bir kuvvettir, çünkü bu aynı zamanda demokrasilerin her yurttaşlarının hayatlarına verdiği önemi de gösterir. İsrailli ve Amerikalı askerler, ülkelerinin onları kurtarmak için herşeyi yapacakları bilinciyle, savaşlarda olağanüstü tehlikeleri bile göze alırlar.  İsrail ve Amerika'nın orduları gibi, gibi böyle insani değerlere bağlı milletlerin orduları üstün olurlar

 

Teröristlerin amaçlarından biri, demokratik ülkeleri insani prensiplerinden vazgeçirebilmektir. İsrailin önemli bir prensibi ölü, veya Shalit gibi diri hiçbir askerini feragat etmemektir. Bu prensibi bağlılığını, geçmişte de, ölü askerlerin cenazelerini geri alabilmek için yüzlerce teröristi serbest bıraktığında gördük.  İsrail, bir tek askere karşı yüzlerce teröristi serbest bırakarak, "bir kişiyi kurtaran bütün dünyayı kurtarmış gibidir" diyor, ve inandığı değerlerden ödün vermiyeceğini bütün dünyaya duyuruyor.

Alan Dershowitz

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
ismail
09/12/12 06:40
hep arapları aşağılıyorsunuz neden çünkü barış istemiyorsunuz çünkü savaş israili bir arada tutuyor savaş biterse yakubun on oğlunun soyundan gelenler birbirine düşecek bu yüzden size ortak bir düşman lazım aynı çeşmeden su içmeyen kardeş çocukları işiniz zor çünkü araplar bir bahar yaşıyor ve sizin kışınız başlamak üzere sonunuzun geldiğini sizde biliyorsun burada kendinizi kandırmaya devam edebilirsiniz
Alon
02/02/12 06:19
Kavalcı !!! Dünyanın hiçbiryerinde 1 fareye karşı 1027 kişi değiş tokuş yapılmaz.. Tarihin hiçbir döneminde 5 milyonluk fareli bir ülke 300 milyonluk arapları hacımat edememiştir..Hiçbir fare Nobel ödüllerini çerez gibi toplayamaz.( siz hala almaya uğraşın belki alırsınız) Hiçbir fare , sen dahil şu kullandığın bilgisayarın işlemcisini geliştiremez...Hiçbir fare Avrupa ülkelerine vizesiz seyahat edemez..Bilakis, avrupa ülkeleri , ülkelerine fareler girmesin diye hertürlü vize zorluğu çıkartır (Bakınız, Konsolosluk önleri ) ....Dolayısıyla şu fare lafını ulu orta edip kendinizi gücendirmeyin...
Fareli Köyün Kavalcısı
05/11/11 13:00
Bu Fare ve delik hikayesini ilk defa Nazi döneminden kalma propaganda filmlerinde görmüştüm..Goebels Farelerin kim olduguna dair farklı bir şeyler söylüyordu..Hani hatirlayan falan olurda..Bu lafları ulu orta etmeyin..
Alon
20/10/11 20:26
Varsın 40 lı yıllar olsun , isterse milattan önceki yıllar olsun ..Biz ölmeyi onlar yaşamayı seviyor diyen biiri ortaya çıkar..Saddam nasıl , nerde geberdi ? cevap , fare deliğinde.....Bugünkü haberler eğer doğruysa Kaddafi nerde geberdi ? Cevap, bok çukurunda..Sizin alemde böyle birileri çıkar ve koyunlarda ona inanır. Ama bilmezler ki o lafta kahramanlar hep fare deliğinde yaşar..
heidelberg
20/10/11 11:47
alon,40 li yillarinagzi ile konuşuyor ama bu sefer muhttap farklı.
Alon
19/10/11 08:25
Burada Nasrallah'ın " biz ölümü, onlar yaşamayı seviyor" sözleri sadece palavradan ibaret..Bu ölmeyi seven soysuz , aşağılık neden hep fare gibi saklanyor ? Bütün yaşamı boyunca aynen fare gibi fare deliğinde yaşayacak bu soysuz...
RAFAEL
18/10/11 14:31
Israil ile Hizbullah; Hamas ve köktenci terörist grupların aralarındaki mantalite farkını çok yerinde olarak ortaya koyan bir makale.Özellikle Hizbullah lideri Nasrallah'ın biz ölümü Israel'i kastederek onlar yaşamı seviyor" şeklindeki görüşü insanı şoke ediyor. Hamas liderleri Maşal ve Haniye'nin de Nasrallah'tan farkı yok. Bu durumda Israel bu gruplarla nasıl barış yapabilir diye kendi kendime soruyorum. Sonra barış yapsanız bile karşınızda yaşam yerine din uğruna ölümü seçen bir kişi veya grupla yapılan barışın sürekli olabileceğine ne kadar güvenilebilir? Israel bugun uluslararası yasalara aykırı şekilde beş senedir Hamas'ın elinde rehin tutulan Gilad Şalit'in serbest kalması için büyük bir bedel ödedi.1 kişiye karşı 1027 kişi.....Üstelik o 1027 kişi içinde eli kanlı katiller de var. Mesela bir kaç yıl önce Kudüs'teki Sbarro pizacısına bomba koyup patlama sonucu sivil Israellilerin ölümüne neden olanlardan bir kadın da serbest bırakıldı. Bir taraftan birileri seviniyor ancak intihar eylemleri ve cinayetler sonucunda ölen kişilerin aileleri katillerin serbest bırakılmasıyla perişan. Ne yaman çelişkidir bu...... Ancak benim düşünceme göre bu durum Hamas'ın, terörizmin, ve insan haklarına uymamanın zaferidir.

Haber Merkezi