Haber Merkezi

15/05/11

'Hamas Terör örgütü değildir'


 

2+2-5 Mİ?

 

Orwell’in 1984 adlı muhteşem romanında,  « mutlak kontrol » sistemiyle yürütülen, kişinin her hareketinin, hatta her düşüncesinin gözetlendiği totaliter bir rejim anlatılmaktadır.

 

Tek partili bu devletin, adı İngsos olan, resmî bir ideolojisi vardır ve herkesin onun ilkelerine bağlı olması mecburidir.  Bütün evlere ve yaşam alanlarının her yerine yerleştirilmiş kameralarla hem içselleştirilmesi istenen propaganda mesajları halka sürekli tekrarlanır, hem de vatandaşların attığı her adım, sarfettiği her söz izlenip kaydedilerek resmî ideolojiye bağlılıkları kontrol edilir.

 

Herşeyi gözetleyen « Büyük Birader » (Big Brother) posterleri her tarafa asılmıştır ve resimlerin altında  « büyük biraderin gözü sende » yazar. Rejimin en güçlü örgütü « Düşünce Polisi »dir. Tüm vatandaşların büyük biradere ve ideolojisine uygun olarak hareket edip düşündüklerini sürekli kontrol eden bu örgüt, kafasından « şüpheli » düşünceler geçen kişileri yok eder.

 

Düşünce özgürlüğü ve bireysellik gibi kavramların artık hayal bile edilemediği, okuma, yazma, istediği konudan konuşma ve bilgi edinmenin kesinlikle yasak olduğu bu totaliter rejimin en önemli beyin yıkama aracı « dil » dir. Ülkede kullanılan dil, düşünce sınırlarını daraltmak amacıyla fakirleştirilir, kelime sayısı azaltılır, tüm kavramların içi boşaltılıp tersini ifade eden anlamlarla doldurulur ve halkın « yanlış » düşünmesi bu şekilde önlenir.

 

Karşıt kavramlar birlikte kullanılarak vatandaşların bariz olanı görmesi, çelişkileri görmesi engellenir, gerçeğe aykırı olanları kabullenmesi sağlanır. Örneğin gerçeklerin inkâr edilmesiyle görevli bakanlığın adı « Doğruluk Bakanlığı » dır. Savaş bakanlığının adı « Barış Bakanlığı » dır. Bu rejimin vatandaşlarına sürekli tekrarladığı üç önemli sloganı vardır : «Harp Barıştır», «Hürriyet Köleliktir», «Cehalet Kuvvettir».

 

Devletin iç ve dış düşmanları vardır ve vatandaşlar bunlara karşı « eğitilirler ». Her kötülüğün arkasındaki hain rejim düşmanı kişi « Goldstein » ismi ile sembolize edilir. Parti, « Goldsteincılığı » yok etmek için halka her gün “iki dakikalık nefret” uygulaması yaptırır ve bazı nakaratlar tekrarlanarak Goldstein lânetlenir.


GÜNÜMÜZDEN « 1984 » ÖRNEKLERİ


Asla ve haşaa konuşulmaması gerekenler


Asağıdaki örnekler ve daha birçokları sayısız Internet sitelerinde, gazetelerde, kitaplarda yer almaktadır. Fakat Orwell’in ülkesinde bunlardan bahsederseniz gazeteniz kapatılır, İnternet sitenize erişim engellenir, kitabınız toplanır, köşe yazarlarınız hapse atılır :

 

İslamî Direniş Hareketi Hamas’ın Kuruluş Bildirgesi :Hamas’ın tüm İsrail’i yok etmeyi amaçladığı, hiçbir uluslararası anlaşmayı kesinlikle kabul etmeyeceği, sorunu sadece cihad yoluyla çözmeye kararlı olduğu, hareketin en yüce arzusunun Allah rızası için ölmek olduğu, Müslümanların, ne kadar zaman alırsa alsın, yahudileri öldürme mecburiyetleri ve Müslümanlar Yahudilerle savaşmadan kıyamet gününün gelmeyeceği,

 

Hamas hareketinin Başbakanı İsmail Haniyye’nin defalarca  tekrarladığı « İsrail'i asla tanımayacağız » sözleri ve Filistin topraklarını "Denizden nehre, Refah'tan Nakura'ya kadar" şeklinde tanımlaması,

 

Haniye’nin « Biz bir şahadet milletiyiz, şahadeti arayan bir milletiz, Allah uğruna cihad milletiyiz » sözleri,

 

Gazze milletvekili Fethi Hammad’ın, « Allahın düşmanları, Filistin halkının öldürme ve ölümü isteme metodları gelistirdiğini bilmiyorlar. Filistin halkı için ölüm, kadınların ve tüm insanlarımızın mükemmelliğe ulaştığı bir endüstri olmuştur. Yaşlılar, mücahitler ve çocuklar bunda mükemmeldirler ve bu sebeple çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve mücahitler, siyonist bomba makinasına meydan okuyarak, canlı kalkan olmuşlardır. Siyonist düşmana, ‘ sizin hayatı arzuladığınız gibi, biz ölümü arzuluyoruz’ der gibi… » konuşması,

 

Hamas’ın,  vicdanlı İsraillilerin saldırılarından korunmak için, bomba imalathanelerini sivil halkın yoğun olarak yaşadığı yerlere, mayınlarını hastanelerin etrafına, silahlarını kışla olarak kullandığı camilere yerleştirdiği,

 

Hamas dilinde, füze ve havan topu saldırıları, adam kaçırma, bebek doğrama, otobüslerde, marketlerde, lokantalarda intihar saldırıları ve daha birçok toplu sivil imha yönteminin « direniş » kelimesinin kapsamına girdiğini,

 

Hamas’ın Politik Büro Şefi Meşal’in yenilikte (El Fetih ile birleşme anlaşmasından sonra) İsrail’e karşı « silahlı direniş » için çağrı yaptığı,

 

(…)


 

İçselleştirilmesi istenen propaganda mesajları


 

Ben Hamas'ı bir terör örgütü olarak görmüyorum

 

Hamas bir siyasi partidir. Bir parti olarak ortaya çıkmıştır ve öyle devam etmiştir 

 

Hamas ülkesini işgalden korumaya çalışan bir direniş örgütüdür

 

Dünyanın terör örgütleriyle bu tip bir örgüt birbiriyle karıştırılmamalıdır

 

Hamas'ın seçimlere girdi, seçimleri kazandı

 

Burada terörizm nerede?

 

Hamas'ı terörist olarak nitelendirmek, Filistinlilerin isteklerine saygı göstermemek anlamına gelir  [O halde, Hitler Almanyasına da saygı göstermek gerekirdi çünkü onun partisi de seçilerek başa geçmişti]

 

Üniversiteler, özgür düşüncenin yuvası olmalıdır

 

Türkiye’de tutuklu 26 gazeteci vardır. Bunların hiçbiri gazetecilikten tutuklu değildir.

 

Türkiye’de bağımsız yargı var, yürütmeye bağımlı bir yargı yok

 

Sesi çok çıkanın güçlü olduğu bir sistemi biz asla kabul etmiyoruz

 

Hükümetimiz, yasaklarla mücadeleyi öngörmüş, son sekiz yılda önemli atılımlar yapmıştır. Sekiz yıl önce sözü dahi edilemeyen konular gündeme gelmiştir. İşkence engellenmiş, ifade özgürlüğüne karşı duran engeller ortadan kaldırılmıştır
 

Edep tacını giydik. Biz bu seviyeye düşmeyeceğiz, bizden boş söz, küfür, hakaret duymayacaksınız” (...) ” Bizim ağzımızdan asla küfür duymayacaksınız


Karşıt Kavramlar kullanarak kafa karıştırmak - Nabza göre şerbet


-Bize göre Demokrasi hiçbir zaman amaç olamaz.  Demokrasiyi bir ilmi noktada ele aldığımız zaman bir araç olduğunu göreceğiz. 

Demokrasi bir tramvaydır, gittiğimiz yere kadar gider, orada ineriz

 

Biz 2010 referandumunda bir kavramı öne çıkardık. O da İleri Demokrasi’dir.

Yasananlar, standartları yüksek bir demokrasinin işaretleridir, yaşananlar millet egemenliğinin güç kazanmasıdır.


-Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor. Yahu, bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek!

Hem Müslüman hem laik olunmaz, ya Müslüman olacaksın, ya laik

 

Laiklik, özgürlük ve toplumsal barış ilkesidir


 

-Füze Türkiye’ye yerleşecek filan. Nereden biliyorsunuz? Metinlerde var mı? Yok. Olmayan şeyi göstermeye çalışıyorlar.

Bunun, özellikle topraklarımızın genelinde böyle bir şey düşünülüyorsa zaten kesinlikle bu bize verilmeli, aksi takdirde böyle bir şeyin kabulü mümkün değil

 

Komuta konusuna gelince, bunlar daha sonra yapılacak olan birleşimlerde tespit edilecek…biz komuta sisteminin tamamiyle Nato’da olması gerektiğini söyledik


 

-Sudan'da soykirim tesbit edemedik

Müslüman soykırım yapmaz

Hama katliamını bir daha Suriye görmemeli. [Suriye Müslüman değil mi ?]


-Dünyanın hiçbir yerinde devlet terörünü tasvip etmeyecek tepkisiz kalmayacağız.

 

[Türkiye Suriye’ye yaptırımlara karşı çıktı] ''Sayın Esad ile yaptığımız görüşmede tabii mevcut gelişmelerden kaygımızı, endişemizi, rahatsızlığımızı kendilerine çok açık net kendilerine ifade ettim. (…) Kendilerine ayrıca özel temsilcimi de göndermiştim. Şimdi tekrar kendilerine özel temsilcilerimi göndereceğim.

 

-Nato'nun Libya'da ne isi var !

 

'NATO, Libya'nın Libya'lılara ait olduğunu tespit ve tescil için oraya girmelidir


 

-Bizim kültürümüzde kadının dışlanması yok. Bizim kültürümüzde kadına ayrımcılık yok. Hele hele bizim kültürümüzde, kadına şiddet asla ve asla yok.

Haklar konusunda kadınla erkek eşit, tartışılamaz

 

Kadın kadındır, erkek erkektir. Bunların eşit olması mümkün mü? Bunlar birbirinin tamamlayıcısıdır.

Kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya…

Her kadın en az üç çocuk doğurmalıdır!
 

-İşte bizler, bu bölgenin tüm halkları bin yıl önce bu kalelerde omuz omuza çarpıştık. Bu kalelerin savunmasını, bu toprakların savunmasını hep birlikte yaptık. Türkler, Araplar bölgedeki tüm etnik unsurlar, hep birlikte aynı cephede savaştık, aynı cephede şehit, gazi olduk. Sadece Haçlı Seferleri'nde değil, ondan sonraki bin yıl boyunca, bu topraklarda hep birlikte olduk, birbirimize kardeş olduk.

 

'Haçlı Seferleri, iki kültürün, iki medeniyetin, iki dinin karşı karşıya gelmesinden ziyade, birbirini tanıması, birbirini anlaması ve birbirinden etkilenmesi sonucunu da doğurmuştur. Bilimde, sanatta, mimaride, dilde, musikide, günlük yaşam alışkanlıklarında, hatta yeme-içme kültürlerinin transferinde Haçlı Seferleri son derece etkili olmuştur. Bugün, Batı medeniyetinin temellerinde de Doğu medeniyetinin temellerinde de bu karşılaşmanın etkisini hiç kimse inkar edemez. Haçlı Seferleri tarihi, sadece savaşlar, çatışmalar tarihi değil, aynı zamanda bir kültürel etkileşim, yakınlaşma, birbirini doğrudan tanıma tarihidir

 

-İran da dahil olmak üzere biz bölgemizde hiçbir ülkede nükleer silah istemiyoruz

 

İran'ın nükleer çalışması Türkiye için önemlidir


-Etnik kökeni, dini, mezhebi ne olursa olsun Iraklı kardeşlerimizi muhabbetle kucaklıyoruz

 

Peygamberle birlikte olanlar, küffara karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidir


Dostların belirlenmesi nakaratları


Beyrut kuşatma altındayken biz de kendimizi kuşatılmış hissettik

 

Nasıl Gazze'deki, Kudüs'teki, Ramallah'taki masumların hakkını hukukunu kendimize dert ediniyorsak, aynı şekilde Mısır'da ibadet ederken katledilen 22 masum Kıpti'nin de hakkını ve hukukunu kendimize dert ediniyoruz

 

Kabil'de biz varız, Darfur'da biz varız, Bağdat'ta biz varız, Gazze'de biz varız, Kudüs'te biz varız. Hakkı biz savunduk, adaleti biz savunduk, biz insanlığın sesi olduk

 

Kabil'de, Bağdat'ta, Darfur'da, Kahire'de, Tunus'ta, Bingazi'de, Gazze ve Kudüs'te eğilmeden, bükülmeden hakkı biz müdafaa ettik, hukuku, adaleti cesaretle biz savunduk

 

(…) biz Karabağ demeye, Bağdat, Beyrut ve evet, Gazze demeye, Kudüs demeye devam edeceğiz

 

Çağdaş dünyanın kadını ne kadar önemliyse Bağdat’ın, Nahçıvan’ın, Darfur’un, Kabil’in, Kudüs’ün, Gazze’nin kadınları da o kadar önemli

 

"Bağdat’ın, Kudüs’ün, Gazze’nin derdi, nasıl Suudi Arabistanlı kardeşlerimin derdiyse bizim de derdimizdir. Kabil’in meselesi nasıl Riyad’ın meselesiyse bizim de meselemizdir. Kahire, Tunus, Bingazi, Beyrut hüzünlendiğinde nasıl ki Cidde hüzünlenirse, biliniz ki Ankara da o kadar hüzünlenir. Amman, Şam, San’a, Manama sevindiğinde, Mekke ve Medine ne kadar sevinirse, biliniz ki İstanbul da o kadar sevinir. Olayın aslı budur

 

Şimdi sen, Lübnan'a en modern uçaklarla, en modern tanklarla gireceksin, çocuk demeden, kadın demeden, sivil demeden, okul, hastane demeden bombalayacaksın, sonra da bizden susmamızı bekleyeceksin

 

Sen, en modern silahlarınla, füzelerinle, misket bombalarınla, fosfor bombalarınla Gazze'ye gireceksin, okuldaki, oyun bahçesindeki, çilek tarlalarındaki çocukları katledeceksin, ondan sonra da bizden susmamızı bekleyeceksin


Düşmanın belirlenmesi nakaratları- Goldsteincılıkla savaş :


Öldürmeyi iyi bildiklerini yüzlerine söylediğimiz İsrailliler katliamı ne kadar iyi bildiklerini dünyaya göstermişlerdir

 

İsrail bir çıbanbaşı olarak iyot gibi açığa çıkıyor

 

Zulüm yapmayı kendine mübah gören İsrail…

 

Zorbaların haydutların korsanların bile belli hassasiyetleri, ahlak kuralları var. Hiç bir ahlak kuralına uymayanlara bu sıfatları yakıştırmak bile iltifat olur.

 

Katile, katil deriz

 

İnsanlık dışı devlet terörü karşısında sessiz ve tepkisiz kalmayacağımızın bilinmesi gerekmektedir

 

(…)

 

SONUÇ : Cihadçı, şeriatçı, terörist bir örgüte arka çıkmak, Türkiye’de bu örgütün hem genel ideolojisini hem İsrail ile ilgili amaçlarını paylaşan kimselerin olduğunu vurguluyor. Türkiye Cumhuriyetinin imajına yazık değil mi ? Türk gençliğine verilen şiddeti meşrulaştırma mesajı üzücü değil mi ?

 

Maalesef yapılacak birşey yok.
En iyisi « aksırıncaya, tıksırıncaya kadar » içmek…

 

Alegresse Delail

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
harun
07/09/14 04:14
Dunyanin en büyük şeytani hamas
Yehuda Beit - Halachmi
09/08/13 16:05
YOK CANIM ,HAMAS TEROR ORGUTU OLABILIRMI?......ONLAR SADECE DUNYANIN EN BUYUK CINAYET SEBEKELERINDEN BIRIDIR.
cihan
15/06/11 12:44
eee. kendi düşen ağlamaz.Birzamanlar Türkiyedeki sizin siyonistler tekmili birden koro halinde Atatürkçüler bunlara ve ikdidarına karşı çıkarken sizinkiler AKP yi Atatürkçüler karşısında gerek 2007 gereks3 2002 seçimlerinde tam gaz destekledilerAKP 2002 de ne idse bugünde aynı AKP dir dolayısıyla şimdi ne olduda bundan önceki seçimlerde desteklediğiniz AKP yi artık anti laik buluyorsunuz AKP hiçbirzaman takiyyre yapmamıştır. Dolayısı ile Türk halkı dün desteklediğiniz AKP yi bugün desteklemeyen siziznTürkiyedeki siyonistlerin görsel ve yazılı basınınıza bu nedenle inanmamaktadır.İnadına BU seçimlerdede AKP demiştir. Dedikya kendi düşen ağlamaz.

Haber Merkezi