Haber Merkezi

04/08/14

İslam devleti Gazze gölgesinde ilerliyor

 

Jonathan Spyer 

Kaynak: MEFORUM

 

Tercüme: Rafael Sadi

 

Geçtiğimiz haftalarda  dünya basınının gözlerinden uzakta, Irak ve Suriye İslam Devleti (IŞİD) düşmanlarını öldürerek ilerlemekte ve sınırlarını genişletiyor.

 

 

 

Belirlenen delillere göre İslam Devleti'nin elinde bazı kimyasal silah türleri mevcuttur ve bu silahları YPG Kürt militanlarına karşı kuzey Suriye'de kullandığı belirtilmektedir. (YPG, PYD'nin savaşçı koludur).

 

 

İslam Devleti, Suriye Rejim Kuvvetleri’ne karşı Raqqa ve Hasake'de  dikkate değer bir başarı kazanmışlardır. 17 Bölük garnizon baskınında 200 kadar askeri öldürmüşlerdir.

 

Ayrıca Filistinlilerin,  özellikle Gazzelilerin Suriye'ye karşı İslam Devleti bayrağı altında savaştıklarına dair açık deliller mevcuttur. Ve bu kişiler de Sina yarımadasında konuşlanmış olan IŞİD grubu ile Gazze arasında direkt ilişki içeresindedirler.

 

 

 

Örgüt kendini bize tanıttığı kadar kaba, hayvani bir islami kuruluştur. Ancak unutmamak gerekir ki kapasitelerinin de bir limiti vardır.

 

İsterseniz birlikte bir göz atalım: 10 Mayıs'ta Musul'u ele geçirmelerininden sonra bir çok uzman , bu cihadi grubun Irak içlerine, Bağdat'a doğru ilerleyeceğini söylüyordu. Ancak onlar dikkatleri kuzey Irak'a doğru yoğunlaştırdılar ve kuzeye doğru genişleyip yayılıyorlar.

 

IŞİD'in ilk hamlesi, ellerindeki yeni silah sistemlerini Kürt Bölgesi ve Suriye–Türkiye sınırında olan olan KOBANİ (Ayn el Arab - Arap Gözü) ye karşı kullanmak istemeleri oldu. Bu kürt otonomi bölgesi İslam Devleti’nin kontrol sahası içinde bulunmakta olup, Raqqa şehri otoyolu üzerindedir ve bu yol kendileri tarafından kontrol edilmektedir. Ayrica, Türk-Suriye sınırında olan Jarabulus ve Manbij şehirleri de onların kontrolündedir.

 IŞİD'in hedefinde bu kürt otonomisini yıkıp parçalamak bulunuyor. 2 Haziran'da Kobani otonomi bölgesine doğudan da batıdan da  taarruz etmişlerdir. Bu taarruzda, Musul'u aldıklarında  ele geçirmiş oldukları

 Amerikan malı Humveeler de kullandılar.

Durum, Kobani Sağlık Bakanı Nisan Ahmet'in açıklamalarına dayanarak, kullanılan kimyasal silahlardan dolayı 3 kürt savaşçısının öldüğü ve cesetlerinin de  tanınmaz halde olduğunu belirtmiştir. Ahmet bey'in ifadesine göre, kürt otoritelerinin bulgularına göre ölü askerlerin cesetlerinde yanıklar ve beyaz noktalar bulunmuştur. Bu duruma göre kimyasallar ile öldürülmüşlerdir. Buna göre, herhangi bir başka bulguya rastlamadan ölümlerin  kimyasal silahlardan kaynaklandığına karar verilmiştir. Ölülerin vücutlarında herhangi bir dış kanamaya rastlanmamıştır. Kürt aktivisti Perwer Janfrosh saldırının 12 Haziran'da Batı Kobani bölgesindeki  Avkido köyünde  gerçekleştiğini beyan etmiştir.

Bu iddialar henüz uluslararası sağlık kuruluşlarınca incelenmiş değildir. Buna rağmen Lübnan menşeli Almodon Haber sitesinde (Arapça), Raqqa Şehri sakinlerinden ve IŞİD'in eline geçen ve Bağdat'ın kuzeybatısında bulunan Muthana tesislerinden bölgeye kimyasal silahlar taşındığını iddia ettiği yazılmaktadır. Sözü edilen kimyasal silahın ise CYANOGEN CHLORİDE olduğu ifade edilmiştir. Kürt yetkililerin kullanılan kimyasalların bu olduğunu belirlemeleri ve teyit etmeleri gerekmektedir.

Ele geçirilmiş olan kimyasal silahlar ile Kobani otonomi bölgesine saldırmasına rağmen Kürt otonomisi hala ayaktadır.

İslam Devleti dikkatini Suriye Devlet Başkanı’nın kuvvetlerine çevirmiş durumdadır.IŞİD, Raqqa ve Hasake'deki Esad kuvvetlerine 24 Haziran'da saldırmış ve İslam Devleti’nin sınırlarını Halep'e doğru genişletmeye çalışmaktadırlar.

 Suriye İnsan Hakları Gözlem Evi’ne göre saldırı önemli ölçüde toprak kazanmalarını temin ederken, rejim askerlerine de oldukça pahalı bir fiyata mal olmuştur demektedir. 17. Bölük 25 Haziran'da düşmüştür.

Her ne kadar Garnizon askerleri kaçarak  23. Tugay üssüne sığınmışsa da, geride 200 kadar asker kalmıştır. Gözlem Evi'nin bildirdiğine göre bu askerlerin en az 50'si IŞİD tarafından boyunları vurularak öldürülmüştür. Olay ile ilgili resimler ve Raqqa şehri parmaklıklarına asılmış kafalar internette görülebilir. Söz konusu videodaki sese göre,  bu kafalar 17. Bölük Garnizon askerlerine aittir.

 IŞİD, Esad rejim güçlerine karşı zaferini Fırat vadisini Esad taraftarlarından temizleyerek kontrol edebileceği bölgeyi genişletmek niyetindedir.

 IŞİD'in varlığı Hasake Bölgesindeki Kürt otonomisine karşı bir tehdit konumundadır. Bölgede rejim ordusunun düşmesi ile bölgenin savunması güçlenmekte ve önceliklerin hesaplanmasını gerektirmektedir.

Esad  bu şekli ile Kuzey ve Doğu Suriye'deki izolasyonu ile yaşamaya devam edebilir. Bu durum Suriye'nin kalesi durumundaki Güney ve Batı Suriye'deki etkilememektedir.

IŞİD'in Gazze ile olan bağlantılarına gelecek olursak, Gazze'deki yedek kuvvetlerinin ismi Şeyh Abu Al-Nur Al-Maqdisi Tugayı’dır. Bu tugay IŞİD'in kuzey Suriye’si için faaldir. Fotoğraflı delilleri bu grupların aktiviteleri için bilgi vermektedir. Bu grup, güney Gazzeli olan ve 2009 yılında Hamas'a karşı ayaklandığı için öldürülen ve çok iyi tanınan Selefi Şeyhi'nin müritleridirler.

 

AYMENN JAWAD AL-TAMİMİ

 

IŞİD'in Gazze ve kuzey Sina yarımadasında oldukça iyi bilinen franchising şubeleri mevcuttur. IŞİD uzmanı İngiliz asıllı  araştırmacı AYMENN JAWAD AL-TAMİMİ'ye göre sözkonusu grubun adı  ANSAR AL-DAWLA AL-İSLAMİYE Fİ BAYT AL-MAQDİS tir.

 

 

Sina Yarımadası’ndaki IŞİD taraftarları....

 

Bu sıralarda bu minör bir önem arz etmektedir. Tamimi'ye göre Gazze ve kuzey Sina yedek kuvvetleri sadece IŞİD'in bölgedeki mevcudiyetinin kanıtıdır. Ve IŞİD'i adeta futbol taraftarları gibi, bir zamanların cihat taraftarları olarak adlandırmaktadır. Cihadın sembolizmini kullanıyorlar ddenmektedir

 

Bu arada IŞİD ilerlemeye devam etmekte ve baş döndürücü vahşetini şok edici bir şekilde göstermeye devam etmektedir. Halihazırda enerjilerini kuzey Suriye üzerine yoğunlaştırmış durumdalar.IŞİD kuvvetleri PYD'nin savaşçı kolu olan YPG savaşçılarının direnişi ve mükemmel savaşçılığı karşısında gerilemek zorunda kalmışlardır. Kürt savaşçılar otonomi bölgelerini savunurken Rojava projelerini hayata geçirmenin de savaşını veriyorlardı.

 

IŞİD Esad rejimi kuvvetlerine karşı önemli zaferler kazanırken, İslam Devleti haricindeki Suriye Direnişçileri sözcüsünün ise bu örgütün aslında İran ve Esad'ın kuklaları olduğunu belirtmesini de kaale almak gerekir.

 

IŞİD'in elinde kimyasal silahlar da olmuş olabilir.Bunlar son olarak ellerinde İsrail'e karşı kullanılması planlanan silahlar da olabilir.

 

Uluslararası medya Gazze'deki savaş'a odaklanmışken bu durumun Gazze'den çok daha önemli olan bölgesel gelişmeleri gölgelemesine müsaade edilmemelidir. Irak ve Suriye'deki İSLAM DEVLETİ ilerlemektedir..

 

 

Jonathan Spyer Küresel Uluslararası İlişkiler Araştırma (GLORIA) Merkezi ve Ortadoğu Forumu kıdemli araştırmacısıdır. 

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi