Haber Merkezi

07/10/14

Aykan Erdemirle röportaj

 

MILLETVEKILI  AYKAN ERDEMİR RAFAEL SADİ'NİN SORULARNI CEVAPLANDIRDI

 

 

CHP Bursa Milletvekili antropolog AYKAN ERDEMİR

 

1-Sizin aldığınız tepkiler nedir acaba bu konuda. Hem Türk Yahudilerinden hem de Müslüman Türk Toplumundan özellikle AKP’li dostlarınızdan veya AKP seçmenlerinden?

 Roş Aşana vesilesiyle Meclis’te düzenlediğim basın toplantısında Türkiye’de yükselen antisemitizme ve nefret suçlarına dikkat çektim. Aynı zamanda bu konu hakkında iki soru önergesi ve bir araştırma önergesi verdim. Bu çalışmamla ilgili olarak Türkiye içinden ve dışından çok olumlu geri bildirimler aldım. Gerek Türk Yahudileri’nden gerek farklı kesimlerden çok güzel mesajlar aldım. Türkiye’de eşitlik, özgürlük ve adalet çağrısı yaptığınızda bu pek çok insanın vicdanında karşılık buluyor. Siyasetin de en büyük ödülü bu ve benzeri süreçler sayesinde tanıştığımız güzel insanlar oluyor. Bu topraklarda ayrımcılık ve nefret kadar sevginin ve bir arada yaşama iradesinin de güçlü bir tabanı olduğunu görüyoruz. Gramsci’nin dediği gibi aklın karamsarlığı ve iradenin iyimserliğini bir arada duyumsuyoruz.

Gönül isterdi ki AKP’li yetkililer ve seçmenden de duygudaşlık kuranlar, olumlu geri dönüş yapanlar olsun. Ülkemizin bu ortak sorununa ortak aklı kullanarak çözüm önerileri geliştirmemiz gerekiyor. Özel sohbetlerde antisemitizmin yükselişinden rahatsızlıklarını belirten AKP’li vekillerin bu düşüncelerini kamuoyu baskısı nedeniyle  toplumla paylaşamadığını görüyoruz. Eğer siyasi rotamızı kamuoyundaki inişli çıkışlı dalgalanmalara göre çizersek, ayrımcılık ve nefretten kurtulamayız. Siyasetçilere düşen görev zor da olsa doğruları söylemek, güvenilir ve geçerli verilerle topluma sorunların varlığını göstermek ve çözüm önerileri sunmaktır. Ayrımcılık ve nefret suçları söz konusu olduğunda biz partiler üstü bir anlayışla işbirliğine hazırız. Yeter ki evrensel insan hak ve özgürlükleri noktasında samimi olalım.         

 2- CHP aslında bakacak olursanız türban sorununu ANAP ile birlikte çözümsüzlüğe iterek AKP ve Tayyip Bey'e çok önemli bir koz vererek adeta iktidarı altın tepsi içinde teslim ettiler. Bugün yapılan hata kabul ediliyor mu veya bu hatayı telafi edebilecek bir ikna edici tavır koyabilecek mi ortaya?

 CHP son yıllarda inanç özgürlükleri noktasında çok daha gür ses çıkarıyor. İstisnasız ve ayrımsız herkesin eşit yurttaşlık hakkını ve inanç özgürlüğünü savunmak için çok daha bütüncül çözümler öneriyor. Başörtüsünden cemevlerine, AİHM’de mahkum edilen zorunlu din derslerinden Heydeliada Ruhban Okulu’na nerede bir adaletsizlik varsa, CHP hakkı ve hukuku savunmakta ısrarcı oluyor. Bu tavır cumhuriyet değerlerini ve laikliği daha da sağlam temeller üzerine oturtacaktır. Geçmişte yapılan bazı yanlışların sonucunu bugün hepimiz görüyoruz. Mevcut ayrımcı ve otoriter düzenin değişmesi ancak özgürlükçü demokrasi ve çoğulcu değerlerle mümkündür. Sosyal demokrat bir partiye düşen sorumluluk da bu eşitlik ve özgürlük siyasetinin bayrağını taşımaktır. Bu noktada samimi ve ısrarcı olursak toplumun geniş kesimlerini ikna edebiliriz.     

 3- CHP yıllarca  Yahudi sempatizanı bir tavır koyamadı ortaya. Hatta CHP tarihi Yahudi karşıtı bir tutum içinde olmuştur. Varlık Vergisi, 20 sınıf, Trakya Olayları , Türkleştirme çabaları ve Vatandaş Türkçe konuş kampanyası halen Türk Yahudilerinin zihinlerinde kazınmış durumdadır. Hoş o nesiller neredeyse kalmadı ama  İsrail Filistin sorununda  İsrail aleyhtarı oldukça belirgin bir tutum takınıldığını ben şahsen müşahade ettim.

AKP ve zamanın Başbakanı Sayın Erdoğan'dan gelen salvolara neredeyse alışmış iken HAMAS terör örgütüne kardeşim denmesine bile ses çıkarılmamasına CHP'den bu konuda tek itiraz gelmemesine ben bir türlü alışamadım.

Son Güçlü Kaya harekatında İsrail tarafını suçlarken savaşı başlatanın Hamas olduğunu hatta 4500  roket'i İsrail'e fırlatan bu terör  örgütünü kınamak sadece AKP'nin değil CHP'nin de aklına gelmedi. Sebep nedir?

 Avrupa’nın ve dünyanın akıl tutulmasından geçtiği karanlık dönemlerde Türkiye’de de bugün vicdanımızı sızlatan olaylar yaşandı. Bugünün kuşaklarına düşen benzeri yanlışların bir daha asla yaşanmaması için gerekli kurumsal önlemleri almak ve zihniyet dönüşümünü başarmaktır. Bunun ilk adımı da geçmişle yüzleşmek ve günümüzün yanlışlarını yüksek sesle söylemektir. Biliyoruz ki pragmatizmin ve popülizmin egemen olduğu gündelik siyasette bu hiç de kolay olmuyor. Antisemitizm başta olmak üzere hassas konuların üzeri örtülüyor. Otoriterleşen bir siyasi ortamda insanlar vicdanlarının sesini dile getirmekten endişe ediyor. Ben gerek akademik gerekse siyasi hayatımda doğruları söylemekten hiç çekinmedim. Evrensel insan hak ve özgürlüklerini pusula edindim. Ama biliyoruz ki siyasette bireysel çıkışlar yeterli olmuyor. Önemli olan istikrarlı ve tutarlı kurumsal çıkışlardır. Umuyorum ki önümüzdeki süreç eşit yurttaşlık için daha geniş koalisyonların ve daha güçlü birlikteliklerin kurulduğu bir dönem olsun.    

 4- SOMA faciası esnasında  sizin de 25 Eylül videosunda sözünü ettiğiniz  bir vatandaş'a  İSRAİL DÖLÜ denmesini Sayın Kılıçdaroğlu’nun  eleştirmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yoksa  CHP yönetini kendilerine Siyonist uşağı veya  Yahudi partisi denmesi ihtimalinden mi çekinmekteydiler? Bu konuda sayın Kılıçdaroğluna ve Deniz Tansi aracılığı bir kaç parti yetkilisine yazmış olmama rağmen kimseden cevap bile alamadım.

 Erdoğan’ın “İsrail dölü” ifadesiyle ilgili olarak basın toplantısı ve soru önergeleri de dahil çok sayıda girişimim oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba başkanlığında bir grup milletvekilimiz suç duyurusunda bulundular. CHP’den başka milletvekili arkadaşlarımız da bu konuyu çeşitli kereler gündeme taşıdılar. CHP bu konuda en yoğun mücadele veren parti oldu. Kuşkusuz bu girişimlerimiz yeterli değildir. Meselenin siyasi olduğu kadar hukuki ve toplumsal boyutları da vardır. Toplumun geniş kesimleri harekete geçmeden, hukuk üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeden ana muhalefet partisinin tepkileri yeterli olmayacaktır.

 5- Son çıkışınız   sizin şahsi girişiminiz midir? Yoksa parti meclisince  kararlaştırılmış ve sayın Genel Başkandan da  onay alarak yürürlüğe koyduğunuz bir atılım mıdır? Hangisi olursa olsun altında sizin cesur imzanız olacaktır ve sizi yürekten kutlarım.

 CHP 2011 Seçim Bildirgesi’nde “azınlık din mensubu vatandaşlarımıza yönelik din ve inanç temelli ayrımcılık, nefret söylemleri ve nefret suçlarıyla kararlılıkla mücadele edeceğiz” sözü veriliyor. Ben gerek vicdanımın gerek topluma verdiğimiz sözün gereğini yapıyorum. Bu konuda da Genel Başkanımızdan MYK üyelerine hep destek gördüm, teşvik edildim. Bu ve benzeri konularda verdiğim tüm önergeler CHP Meclis Grubu tarafından hızla onaylanır ve işleme konulur.

 6- Türkiyedeki Türk Yahudi nüfusunun herhangi bir OY potansiyeli mevcut  olmadığından bu  hareketinizi siyasi olarak adlandırmak mümkün değil. Ama Türk halkının içinde  hak ve adalet'e inanan çok büyük kitleler olduğunu tahmin ediyorum.

Bu atılımınızın hak ettiği olumlu tepki ve oyları alarak siyasi verimliliği size döndüreceğinden eminim. Bununla kalmayarak Adalet sisteminin Yahudi aleyhtarlığı ve nefret suçu işleyenlere yaptırımları zorlayıcı yasaların veya mevcut yasaların işletilebilmesi için neler yapabileceksiniz?

 Hak temelli siyaset yapıyorum. Hak temelli siyasetin temelinde oy kaygısı değil hak ve hukuk kaygısı, özgürlük ve adalet kaygısı yatar. İnsanların vicdanlarına seslenebildiğimiz ölçüde daha iyi bir dünyayı kurmak mümkündür diye düşünüyorum. 5 Aralık 2012 tarihinde verdiğim kapsamlı nefret suçları yasa teklifinin hayata geçirilmesi için yoğun bir mücadele veriyorum. Yasaların yalnızca bir başlangıç olduğunu, önemli olanın zihniyet dönüşümü olduğunu biliyorum. Bunu başarmanın yolunun da topluma olumlu örnek olabilecek rol modeller sunmak olduğuna inanıyorum. İnandığım gibi yaşıyorum, siyaset yapıyorum, mücadele ediyorum. Başka bir siyasetin mümkün olabileceğinin canlı kanıtı olursam biliyorum ki başkaları da takip edecektir.   

 7- Sorularımı cevaplandırdığınız için teşekkür ederim. Sağolun . Umarım günün birinde sizi İsrail'de  görmek isteriz.

Daha önce Truman Barış Enstitüsü’nün düzenlediği bir etkinlik için Kudüs’e gelmiştim. O ziyaretimde nice dost edindim; çok güzel anılarla Türkiye’ye döndüm. Bir başka vesileyle sizleri ziyaretten ve yeni dostluk köprüleri kurmaktan mutluluk duyarım.

 

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi