Haber Merkezi

04/02/13

Barışsız YIllar

  BÜLTEN

 

Barışsız Yıllar

 

Nesim Güveniş

 

Adettir, Yılbaşı tebriklerini yazdığımız zaman, sağlık ve mutluluk dilekleriyle birlikte barış ve huzur temennisinde bulunuruz.

Ama nedense, bu dilek bir türlü gerçekleşmez.

Özellikle bizim bölgeye ne barış gelir, ne huzur!

İşte yine böyle barışsız bir yılı geride bıraktık.

Önümüzdeki yılın da daha huzurlu olacağına dair bir işaret yok.

Daha bir kaç ay önce geçirdiğimiz huzursuz günler hala belleğimizde taptaze.

Filistinlilerle savaş tamamen yeni yöntemlerle yönetiliyor artık. Sınırlarda çarpışma olmadı. Şimdi artık “füze” devrindeyiz.

Gazze’den fırlatılan İran malı uzun menzilli füzeler Tel Aviv’e, Yeruşalayim’e varabiliyor. “Demir Kubbe”nin bir çok füzeyi havada imha etmesinin, Merkez kentlerde oturan vatandaşların yüzde yüz korunmasına yeterli olmadığını gördük.

Halkın çok iyi eğitilmesi ve disiplini sayesinde sadece 4 can kaybı oldu.

İsrail Hava Kuvvetleri, yaptığı “nokta vuruş”larla karşı tarafın ölü sayısını asgaride tutmağa çalışırken, halkını korumak için gerekli önlemleri almayan, tersine saldırılara bilerek hedef olan Filistinlilerde can kaybı 200 kadar oldu.

Bu durum, “İnsan Hakları Gözetme Örgütü” raporunda da şu şekilde belirtiliyor: “Silahlı grupların roketleri kalabalık nüfuslu yerlerden, evlerin bahçelerinden, iş merkezlerinden ateşleyerek, İsrail’in karşı ateşine maruz kalacaklarını bilerek ülkedeki sivillerin hayatlarını tehlikeye atmıştır.”

İsrail’in, her gün fırlatılan yüzlerce rokete karşı, vatandaşlarını savunma hakkına sahip olduğu, tüm Batı ülkelerince kabul edilirken, nedense Türkiye’nin siyasetçileri ve pek çok gazetecisinin gözünde, İsrail hala saldırgan, hala vahşet uygulayan bir devlet.

Herkesin kabul ettiği bir gerçeği, Türkiye neden kabul etmez, güneş neden balçıkla sıvanmak istenir, anlamak mümkün değil.

Ne üzücüdür ki bu tutum genelde medyaya, dolayısıyla halka da yansımakta.

Bir kısım gazetede artık, Yahudilik-Siyonizm-İsraillilik ayırt edilmeden aşağılayıcı ve suçlayıcı yazılar nerdeyse her gün yer almakta. Yahudi sözcüğü ilk sayfada manşet olmakta!

Üzücü olan, yasalarda yeri olduğu halde, bu yazılara karşı hiçbir soruşturma açılmaması, yazılı ve sanal basında meydanın antisemitizme açık bırakılmasıdır.

Antisemitizm halk içinde şimdiye kadar görülmemiş bir düzeyde.

Bu durum belki sokaktaki sıradan İsrailliyi çok rahatsız etmez. Ne de olsa antisemitizm Avrupa’nın her ülkesinde mevcut. Fakat biz İsrail’de yaşayan Türkiyeliler için son derece üzücüdür.

Bu ülkedeki binlerce Yahudi’nin, Türkiye ile duygusal bağları var. Ticaret, sanat, bilim dallarında ilişkileri olanlar pek çok. Bu nedenle İsrail-Yahudi bağlamında gerçekleri çarpıtarak yazılan her yazı, verilen her beyanat üzüntümüzü bir kat daha artırmakta.

Göründüğü kadarıyla, antisemitik medya içindeki nefreti kusmayı sürdürecek, bizler de içimizi yemeğe devam edeceğiz.

Ümitlenmeyin Dostlar!

Önümüzde barışsız bir yıl daha!

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi