Haber Merkezi

05/01/11

Yunan seddinin ötesi var

 

Yunan seddinin ötesi var
 
İran askerlerinin, 12 Aralık’ta, sınırda bir Türk vatandaşını öldürdüğü haberinden sonraydı. Van İnsan Hakları Derneği Başkanı Mehmet Ali Şen’le telefonda konuştum. “Acaba bu ölümler, Bulgaristan veya Yunanistan sınırında olsa idi, Türkiye aynı şekilde yaklaşacak mıydı? Bunu çok merak ediyorum,” diyordu Şen. “Yani Yunan sınırında Yunan askeri öldürse idi veya Bulgaristan sınırında Bulgar askeri Türk vatandaşlarını öldürse idi, aynı mı olurdu diye insanın içinden geçiyor tabii. Kalkıp nota vereceğimiz kesin de, ama söz konusu bu coğrafyanın insanı olunca, biraz farklı davranılıyor. Biz, artık bunu düşünüyoruz. Çünkü İran’ın yaptığı ihlallerin haddi hesabı yok.”
 
 
Yunanistan, sınırda insan öldürmedi. Ama Türkiye’den kaçak göçmen akışını engellemek için sınırda tel örgü örmek gibi abuk bir fikre kapıldı. Haklı olarak da topa tutuldu. Da, Şen’in dediklerine kulak vermek gerek. Çünkü ortada ciddi bir çifte standart var. Bu, Yunanistan’a verilen tepki ile de sınırlı değil. İsrail askerlerinin, Mavi Marmara’da öldürdüğü dokuz Türk vatandaşının hakkını savunmak adına milli bir seferberlik ortamı yaratılırken, İran askerlerinin öldürdüğü Türkler sanki ört-bas edilme yarışında. İran’dan hesap soran yok ortada.
 
 
Niye diye sorduğumda Şen, “Türkiye’nin, İran’la, PKK’ya karşı birlikte çalışması önemli. Din konusunda bir yakınlaşma zaten var. Bunun yanısıra bu öldürülen insanların çoğunun Kürt olması ve çoğunun da dağlardakilere sempati duyması etkilidir bence. Ne biliyim! Türkiye’nin bu kadar sessiz kalması insanın aklına herşeyi getiriyor,” dedi.
 
 
Şen, İran askerlerinin, son iki yıl içinde öldürdüğü Türk vatandaşlarının sayısında artış olduğunu anlattı. Çoğu, büyük ihtimal, mazot kaçakçılığı yapan insanlar diyor. “Hani uyuşturucu veya silah kaçakçılığı yapan insanlar da değil. Onlara göz yumuluyor zaten. Burada çok açıklamak istemiyorum. İran askerinin aldığı rüşvet olayı var. Türk askerinin de aldığı iddia ediliyor. Bunu ödeyemeyenler genelde bu saldırılara uğruyorlar.”
 
 
Şen, sınırda geçim sıkıntısının zorluklarını anlatıyor. Sınır ticaretine yasal olarak izin verilse, bu insanların zaten kaçakçılık yapmak zorunda kalmayacaklarını söylüyor. Üç-beş kuruş için sürekli canlarını riske atarak yaşamak zorunda kalıyorlar diye de bölge halkının açmazını dile getiriyor…
 
 
Van İnsan Hakları Derneği Başkanı Mehmet Ali Şen, aynı zamanda avukat da. O yüzden – sıkılarak - soruyorum: İran askerlerinin, kaçakçılık yapan Türk vatandaşlarını öldürmesinin yasal olarak meşru gösterilebilecek bir tarafı var mı? diye. “Yasal olarak kişinin önce yakalanması amaç edilmeli ama İran askerine bakıldığında direkt öldürme kastı var," diyor Şen. "Hani 1-2 atış yapılmış. Bunların hepsi de kafaya isabet etmiş, göğse isabet etmiş. Öyle olaylar yani.”
 
 
Bu olaylardan bir tanesini, 12 Mart 2009’da, NTV ekranlarında izledik. Haberde, İran askerlerinin, Van’ın Saray ilçesi Bakışık köylülerinden 9 yaşındaki Doğan Durdu’yu öldürdüğü ve 12 yaşındaki Serkan Durdu’nun da yaralı kurtulduğu belirtiliyordu. Olayın tanığı Ferit Yükdağ, “15-20 kişiydik. İran tarafına giderken, hepimiz toplandık. Küçüklerde bizi takip etmişler,” diye anlatıyordu yaşadıklarını. “Sınırı aşıp, İran’a vardık. Vurulanlar babalarından habersiz atlara binip gelmişler. 15 kilometre sınırı geçmiştik. Çocukları, sınırı geçtikten hemen sonra vurmuşlar.”
 
 
Ama Türkiye, Mavi Marmara olayı ardından, Cumhuriyet’in 87 yıllık tarihinde - ilk kez - barış zamanında, sivil Türk vatandaşlarının, yabancı üniformalı askerlerce öldürüldüğünü savunmuşdu. Şen ise “Böyle bir şeye katılmamız mümkün mü!” diyerek tepki verdi. Sahi, İran askerlerinin öldürdüğü 9 yaşındaki Doğan Durdu ‘sivil vatandaş’ olarak kabul görmüyor herhalde...
 
 
Bununla birlikte, Şen, İsrail’e verilen tepkinin doğru olduğu kanaatinde. “Türkiye’nin aldığı tutum sevindirici idi bizim için,” dedi Şen. “Kendi vatandaşını korumasına hiç bir zaman karşı değiliz de, keşke bize de aynı hassasiyeti gösterse diye içimizden geçiriyoruz. Hani şunu söylüyorum: Oralara gösterdiği hassasiyeti bize göstermiyor ki, biz de Müslümanız. En az Filistinliler kadar da Müslümanız. Mesele din değil, bu milliyetçiliktir – başka da birşey değil. Hepsi etnik milliyetçiliktir.”
 
 
Belki durum o kadar kötü olmasa bile, Ankara’nın, İsrail ve İran askerlerinin öldürdüğü Türk vatandaşlarına gösterdiği yaklaşım farkı, ortada ciddi bir sıkıntının olduğunu gösteriyor. AKP iktidarının, İran’la ilişkilerde statükoyu devam ettirebilmek için sınır bölgesinde yaşayan insanların can güvenliğinden taviz vermeyi göze aldığı gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Şen’in dediği gibi Yunanistan ve İran sınırına duyulan hassasiyetlerde ki uçurum, çifte standardın tescili gibi parlıyor. Ve Şen, Kürt meselesi denilen açmazın özünde – bölge insanlarının – gözden çıkarıldıkları ve memleketin diğer kesimi ile eşit vatandaşlık haklarına sahip olmadıkları hissinde düğümlendiğini aktarıyor.


Yunan seddine rest çekenler, İsrail'e demediğini bırakmayanlar, dileyelim Van’a da – en azından – bir başsağlığı ziyaretine gidebilsinler…
 
 
 
 
Tülin Daloglu
www.tulindaloglu.com
TulinDaloglu@Twitter

 

 

_________________________________________________________________

 

myname
08/01/11 22:19
sayın alaturka herhalde resim ile haritayı karıştırmış bulunmaktasınız.nice dünya karpostallarına bakarız da baktığımız ile kalırız yalnızca.oranın nire olduğunu sınırın mutfağın ortasından mı tuvaletin klozetinden mi geçtiğini asla bilemeyiz.biraz yaşayarak biraz da görerek bu özelliğe haiz olmak mümkün olmaktadır.yoksa dediğiniz gibi dedenizin resmi inanın ki bir şey ifade etmez.saygın olmak elbette çok zor bir meziyettir.ancak savaşta kaybettiği yerleri başka birilerine temlik ettiren komşu ülkeler sırf suni bir halk ile suni bir devletin yaratılması uğruna bir davranışta bulunmak da iyi bir meziyet değildir.batı şeria dakiler filistinli sayılırken şeria nehrinin doğusu filistinli sayılmamasının mahareti nedir.??daha ötesi israil içindeki arapların filistinli saymaya heveslenenler niye ürdün içindeki arapları es geçiliyor...???onun için sevgili alaturka kardeşim sakın ola ki şark kurnazlarının oyununa gelme...kocaman islam dünyasının araplarının bazılarını "seçilmiş" olarak görmek ve kendi toprağını sözde "başkasına" temlik etmek ne kadar saygınlık ise israil in yaptığı da o kadar saygınlıktır.nasır ın yarattığı "filistinliler" ve kahire doğumlu mühendis olan bir beyefendiyi bu "millet"in başına nasıl suni olarak enjekte etmek saygınlık ise israil linki de saygınlıktır.ne yazık ki siz de çok iyi bilirsiniz tango yapmak için partnerinizle uyum sağlamak gerekir.aksi taktirde tökezlersiniz....yani duvarın nerden geçtiği birileri için ne kadar önemli ise terörü durdurmanın bir başkaları için o kadar önemlidir...yani önemli olan dedenizin resmi değildir....
Your Name
08/01/11 22:16
sayın alaturka herhalde resim ile haritayı karıştırmış bulunmaktasınız.nice dünya karpostallarına bakarız da baktığımız ile kalırız yalnızca.oranın nire olduğunu sınırın mutfağın ortasından mı tuvaletin klozetinden mi geçtiğini asla bilemeyiz.biraz yaşayarak biraz da görerek bu özelliğe haiz olmak mümkün olmaktadır.yoksa dediğiniz gibi dedenizin resmi inanın ki bir şey ifade etmez.saygın olmak elbette çok zor bir meziyettir.ancak savaşta kaybettiği yerleri başka birilerine temlik ettiren komşu ülkeler sırf suni bir halk ile suni bir devletin yaratılması uğruna bir davranışta bulunmak da iyi bir meziyet değildir.batı şeria dakiler filistinli sayılırken şeria nehrinin doğusu filistinli sayılmamasının mahareti nedir.??daha ötesi israil içindeki arapların filistinli saymaya heveslenenler niye ürdün içindeki arapları es geçiliyor...???onun için sevgili alaturka kardeşim sakın ola ki şark kurnazlarının oyununa gelme...kocaman islam dünyasının araplarının bazılarını "seçilmiş" olarak görmek ve kendi toprağını sözde "başkasına" temlik etmek ne kadar saygınlık ise israil in yaptığı da o kadar saygınlıktır.nasır ın yarattığı "filistinliler" ve kahire doğumlu mühendis olan bir beyefendiyi bu "millet"in başına nasıl suni olarak enjekte etmek saygınlık ise israil linki de saygınlıktır.ne yazık ki siz de çok iyi bilirsiniz tango yapmak için partnerinizle uyum sağlamak gerekir.aksi taktirde tökezlersiniz....yani duvarın nerden geçtiği birileri için ne kadar önemli ise terörü durdurmanın bir başkaları için o kadar önemlidir...yani önemli olan dedenizin resmi değildir....
AlaTurka
08/01/11 17:54
Sayin myname, benim haritada ne Kudus ne Gaza'nin neresi oldugunu bile bilmedigime neden bu kadar eminsiniz hic anlamadim. Sunlari yazarken, karsi duvarda buyuk dedenin resmi asili, merasim uniformasi ve kiliciyla, Kudus'te cekilmis bir Krikoryan tarafindan. Sizin lahana tursulu mantik dizisini de pek takip edemedim. Saygin bir devlet olma cabasinda olan Israil nasil olur da kendi sinirlarini bile belirleyemez? Yunanistan'in kendi sinirina duvar cekme hakki kendine mahfuzdur elbet ve buna ne Turklerin ne de baskalarinin bir sikayet hakki vardir. Ayni seyi, ozellikle teror sorunu olan Israil'in de yapmasindan daha normal birsey olamaz elbet. Ama nerededir bu sinir? Bati yakasindaki Filistinli koylunun tarlasinin ortasi mi? Adamin muftagi mi? Bu duvar, Israil'in bile kendine ait olmadigini kabul ettigi yerlerden gecemketedir halen. Demek mesele sinira duvar cekmek veya terore tedbir almak filan degil Israil'in geri zekali yerine koyup Dunya'ya satmaya calistigi gibi. Bunun neresi objektif degildir artik siz gene karar verin.
myname
08/01/11 13:16
alaturka kardeş,muhakkak ki gazze nin veya kudüs ün yerini haritada size sorsam elinizle suudi arabistan ı göstereceğinize adım gibi eminim.amma ve lakin israil in hani güney amerikalılar tarafından tanınan(bu konuda sevinciniz büyük olduğunu tahmin ediyorum) filistin in ne kadar iç içe olduğunu bilecek kadar bilgi haznesine sahip olmadığınızı düşünmekteyim.her iki tarafın vatandaşları uzun atlama yaptıkları taktirde birbirlerinin sınırların ötesine geçecek şekilde yan yana olan bu iki bölgede israil in duvar gibi bir tedbir alması kadar normal bir şey yoktur.hem filistin diye bir yerin varlığını avazın sonuna kadar bağırıp kabul edeceksin öte yandan "uluslararası" gibi hiçbir pratiği olmayan sadece teoride kalan bir kelime kulanacaksın.bu ne pehriz bu ne lahana truşusu.bir yandan filistin defaktosunu kabul et öte yandan israil in defaktosunu kabul etme.bu adaletin terazisini öyle bir şaşırtır ki alimallah siz de şaşarsınız biz de.objektiv olmak erdemli insanlara hastır.200 km ötedeki direkt ülkemizle ilgili olan yunan sınırına duvar örmesini es geçip 3000 km ötedeki direkt ülkemizle ilgili olamayan bir sınırdaki duvar örmesine karşı çıkmak biraz şark kurnazlığı omuyor mu sayın alaturka kardeşim...
Betty
07/01/11 09:12
Alaturka, Neden abluka var diye hic dusundunmu ? Belki mantikli bir sebebi var Israelin. Cunki, Israel gayet mantikli bir ulkedir, dunyadaki basarilarini ve Turkiyeye sattigi yeni teknolojisi ve sizin muhtac oldugunuz bilim Israeli makul yapmazmi ? Yoksa mantikli dusunmek yasakmi sizin cevrenizde ? Kurtler agizlarini actiklari zaman sizin hukumet koylerini yok ederken mantik var, ama Israel 12,000 bomba yerken susmalidir, oylemi ? Ayni cizgide dusununce Mavi Marmara teror gemisinin neden engellendigini anlayabilirsin. Gazze dolu terorist zihniyetlerle, Turkleri getirmek istemediler. Yeteri kadar problemimiz var cesitli arap teroristleri ile, simdi Turk teroristleriylemi ugrasacagiz ? Baska isiniz yokmu sizin ? Israeli rahatsiz etmekten bikmadinizmi hala?
AlaTurka
06/01/11 19:33
Sayin myname, olayi biraz fazla saptirdiniz, okuyucuya biraz saygi... Yunanliarin dikecegi veya diktigi tel veya duvar, uluslararasi sinirdan geciyor, Turk tarafinda kimsenin tarlasini, yolunu veya yatak odasini bolmuyor. ASyrica bir abluka soz konusu degil, normal sinir kontrolun disinda. Biraz insaf... dogrusu Turk tarafinin boyle bir tedbire nereden tepki gosterme hakki var ben anlamadim.
myname
06/01/11 03:57
nihayet amacımıza ulaştık.sevin ey vatandaş...sevin ihha...biz filistinli olduk yunanlar da israilli... sınır boyunca hani föy ile israil arasında bulunan duvar misali 12 km lik tel çit çekilecek...neymiş efendim yunan güvenlik gücü ile ab güvenlik gücü sınır ihlallerini önliyemiyor...kim miş bunlar efendim?ab ye kapak atmak isteyen SİLAHSIZ mültecilermiş...türk tarafı diğer bir deyimle "filistin tarafı" bu konuda gıkını çıkarmadı.sustu...hem de kuzu kuzu...ancak konu israil in sınır boyunca SİLAHLI bombacıların geçişini önlemek amacıyle yapılan duvar örmesine gelince avaz avaz sesimizi çıkarmasını çok iyi biliyoruz...sanki türkler batı şeria da yaşıyormuş gibi...bu ne aymazlık?bu ne basitlik?sen kendi sorununla uğraşman gerekirken bir başkasının sorununa bulaşmak herhalde bu hükümete özgü bir şey...
AlaTurka
06/01/11 03:02
Valla su Iran sinirinda oldurme olayinin etrafindaki sir perdesini biraz aralasalar iyi olurdu. Nerelerde gazetecilerimiz? Galiba cok mesguller kimin eli kimin cebinde ve onun bunun selulotleri ile. Birakin devletin olayi ort bas etmesi gibi izlenimi, bu insanlarin aileleri, yakinlari nerelerde? Nerede Kurtculer, insan haklari, terroristin kirilan tirnaklari filan? Hakikaten boyle bir olay oldu mu diye merak ediyor insan. Bir de bu yerlerin en zengin uyusturucu kacakcilik hatlari oldugu malum ve hatta askerin bile bu islere goz yumup cikar sagladigi dedikodulari vardi. Yani karanlik isler. Ellerinde pankart ve kamerali insan haklari savunucularindan bahsetmiyoruz belli.
Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi