Haber Merkezi

22/08/14

Exodus: Avrupa Yahudileri neden tekrar yollara düşüyorlar (II)

 

 

Newsweek'in araştırma dosyasının birinci kısmını bu linkte bulabilirsiniz

 

1997 de Avrupanın Müslüman azınlıkları hakkında “Doğuya dönük gönül” adlı bir kitap yayınladım. İyimser bir kitaptı ve bugün çok saf olduğumu düşünüyorum.  Fransa, Almanya, İngiltere, Bosna ve Türkiyeyi dolaşmış, Osmanlı geleneğindeki ılımlı İslamın Avrupada gelişeceğini ümit ediyordum.  Osmanlılar mükemmel değillerdi; fakat bilhassa Katolik kilisesine göre epey hoşgörülüydüler. Fransada İslam entellektüelleri, artistler, sürgündekilerle tanıştım. İkinci sınıf muamelesi görmekten, ırkçılık ve ayrımcılıktan şikayetçiydiler. Fakat öfkeleri Fransız yetkililerineydi ve Yahudi vatandaşlarıyla beraber yaşamakta bir sorunları yoktu.

Ya sonra ne oldu? Değişim rüzgarları epeydir esiyordu fakat kimsenin dikkatini çekmedi. Aşırıcılığa karşı kurulmuş bir araştırma merkezi olan Quilliam’dan Cafer Hüseyin, olayların köklerinin İrandaki islami ihtilale, Sovyetlerin Afganistanı işgaline kadar uzadığını söylüyor. “İslami aşırılık 1979  da bir patlama gösterdi. Bosna savaşı da Müslümanları uyandırdı” diyor.

Hüseyin, Batıdaki Müslüman cemaatlerin çoğunda bir kimlik sorunu yaşandığını söylüyor. Nefret politikaları yolunda gitmeyen herşey için başkalarını suçlayarak  genellikle kolay bir çözüm olur.Genellikle kültür farklarından veya kendi yetersizliklerinden dışlanmış hisseden gençlere çekici gelir.

Yahudiler, Müslümanlar ve Afrikadan gelen göçmenler uzunca bir zaman beraberce sorunsuz yaşadılar. Mathieu Kazzovitz’in 1995 teki  “Nefret” filmi, cemiyete uyumsuz , Yahudi, afrikalı-fransız, ve bir de kuzey afrikalı üç  arkadaşın başlarına gelen şiddet olaylarını konu almıştı.

Bugünlerden böyle bir film düşünülemez bile.  Dünüm noktası 2006 da, İlan Halimi’nin kaçırılıp öldürülmesi oldu. 23 yaşında bir telefon satıcısı olan Halimi bir cezbedilerek bir tuzağa düşürülmüş, Paris yakınlarında üç hafta rehin tutularak işkence görmüş, işkenceler sırasında ailesinin çığlıkları dinlemeleri için kaçıranlar onlara telefon etmişlerdi. Çete lideri Yusuf Fofana müebbet hapse çarptırılmıştı.

Bu olayın en rahatsız edici tarafı, Halimi’nin kaçırılmasında  28 kişinin parmağı olduğu, ve rehin tutulduğu yerde pek çok kişinin olaydan haberdar olduğu. Fransa Yahudi Konseyleri başkanı Roger Cukierman “Halimi Yahudi olduğu için öldürülen ilk Yahudiydi” diyor. “İnanılmaz bir önyargı ve vicdansızlık örneğiydi. İşkence gördüğü 24 gün  zarfında bir kişi bile polisi aramayı düşünmedi”

Nazi selamının değişik bir versyonunu geliştiren Dieudonne adlı komedyen, nefret saçtığı gerekçesiyle birçokları tarafından kınanıyor. Sosyal medya onu taklit edenlerin bu hareketi yaparken çektikleri resimlerle dolu:  Sinagogların , Holokost anıtlarının,Toulouse’da üç yahudi çocuk ve bir öğretmenin öldürüldüğü okulun önünde, hatta Auschwitz’in girişinde çekilen resimler.

 

"quenelle", veya ters Nazi selamı veren gençler

 

Dieudonne bu selamın antisemit olmadığını, sadce esaretten kurtuluşun bir işareti olduğunu söylüyor. Bu komedyenin yanında üzerinde sarı bir yıldız olan pijamalı bir gençle beraber söylediği “ShoahNanas” yani holokost ananas adlı bir şarkı da hazırladığını belirtelim.

 

                                      

Bu çorbaya Suriye ve Iraktaki savaşları da katalım. Fransız hükümeti Suriyede 800 fransız ve birkaç yüz İngilizin cihatçının savaştığını söylüyor.  Bunların arasında Brükseldeki Yahudi müzesine silahlı saldırı yapan Mehdi Nemuş ta var. Fransız polisi Nemuş’u saldırıda kullandığı kalaşnikof ve bir tabancayla yakalamıştı.

Silahlarla beraber polis, El Kaidenin bile çok aşırı gördüğü İŞİD bayrağını da buldu vardı.

Mayıs 2012 de Toulouse’da bir Yahudi okulunda aralarında üçü çocuk biri öğretmen yedi kişi öldürülmüştü. Cukierman “Yahudi oldukları için öldürüldüler” diyor. “Cihad yeni Nazizm. Fransadan ayrılmayı düşünenler var”.

 

       

Bu ölümler antisemit nefreti azaltmadı Aksine alevlendirdi. Antisemitizmin artması da İsraile göçü arttırdı: 2011 ve 2012 de 2,000 fransız Yahudisi İsraile göç ettiler.

Toulouse saldırısından bir sene sonra 3,289 Yahudi Fransayı terk etti. BU senenin ilk üç ayında 1,778 Yahudi İsraile göç etti. Cukierman “bu sene 5 – 6,000 kişi olabilir” diyor. “eğer Siyonizm için gidiyorlarsa anlarım. Fakat korkularından gidiyorlarsa bu hoş değil. Demokrasinin sorunu, terörle mücadele etmek için yaratılmış bir sistem olmaması. Toulouse ve Bürkselde gördüklerimiz terör olaylarıdır” diyor.

Avrupadaki Yahudi ceamatleri güvenlik sistemlerine yatırım yapmaya başladılar.  Toulouse saldırılarından sonra Yahudi ajansı Acil yardım için bir fon oluşturdu ve günümüze kadar 30 ülkede 116 kuruluşa 4 milyon dolar yardım yaptı. İngilterede Yahudş okullarındaki güvenliklere hükümet senede 2.5 milyon pound ödüyor.

CST sözcüsü Mark Gardener “Ortadoğuda, özellikle İsrail Filistin arasındaki olaylarla antisemitizmin hortlaması arasında bir ilişki var” diyor. “Yahudi cemaatlerine karşı ırkçı olayların başlaması için bir kıvılcım yetiyor. Sanki bir düdüklü tencerenin içindeyiz”. Gazze operasyonu yeni olayları başlatmış. İngiliz Yahudileri şimdiye kadar Toulouse veya Belçikadaki gibi olaylarla karşı karşıya kalmamışlar. 2011 de Somalide askerler kontrol noktasından sorla geçmek isteyen bir el Kaide liderini vurmuşlar. Arabasında bulunan evrakların arasından Eton koleji, Ritz ve Dorchester’e, ve Londranın Yahudilerinin çok yaşadığı Golders Green ve Stanford Hill bölgelerinme yapılacak saldırı planları bulunmuş

Bir sonraki sene dokuz İngiliz cihatcısı ve kuzeyde bir karı koca Manchester Yahudilerine saldırılar düzenlemekten tutuklanmışlar.

Antisemit olaylara karışan Müslümanların yüzdesi çok büyük. Gardener “Durum Fransa Belçika Hollanda veya Malmö de antisemitizmin Yahudilerin hayatlarını etkilediği kadar kötü değil, fakat bazı olaylar var. Müslümanlar 11 Eylül olaylarını Yahudilerin yaptığını, Yahudilerin medyayı kontrol ettiklerini ve Yahudi sermayenin politikacıları kontrol ettiğini düşünüyorlar. Tabi bazı müslüman liderler antisemitizme karşı konuşuyorlar ve çoğu antisemitizmin kendilerine zararlarından haberdar.

Fakat durum tamamen karanlık değil. Berlin ve Budapeşte de Yahudi cemaatleri gelişiyorlar. Nasıl bir tezatsa, şimdiden onbinlerce Yahudiyle Holokostun merkezi dünyanın en hızlı büyüyen Yahudi cemaatinin de merkezi oluyor. Genç Almanlari, özellikle sanat kültür ve edebiyatta şehirlerinin Yahudiler olmadığında eksik olduğunu düşünüyorlar. Savaş öncesinin ihtişamlı günlerine dönmek zor, fakat bu yeni Alman-Yahudi kültürüne bir ilham kaynağı oluyorlar.

Berline gelen Yahudiler İsrailli ve Rus Yahudileri.

Budapeşte, bölgenin en büyük yerli Yahudi cemaatine sahip. Sadece beşte biri halka cemaatle ilgilenmelerine rağmen 80 – 100,000 kişilik bir Yahudi nüfusu, on kadar aktif sinagogu, cemaat merkezi, kaşer dükkanlar ve lokantalar hükümet ve belediye tarafından desteklenen yazlık Yahudi festivalinde misafirleri ağırlıyorlar. Tarihi Yahudi mahallesi olan Yedinci mahalle şehrin en hareketli yeri olarak biliniyor.

 

Budapeşt Sinagogu

 

Komünist rejim aldıntda sosyal hayat sönüktü. Son zamanlara kadar Yahudi cemaati içine kapanık olarak tanınırdı. Son zamanlarda genç aktivistler şehirdeki Yahudi hayatı, dini açıdan olmasa bile kültürel ve sosyal açıdan canlandırıyorlar. Bu sene yeni bir Yahudi kültür merkezi açılacak.

 Macar Yahudilerinin kendilerine güvenleri, geçmişlerinden dolayı guruları var. O kadar ki, ülkelerinin Holokost zamanında Nazilerle yaptığı işbirliğini hasır altı etmek isteyen hükümetin Holokostu anma törenini bile boykot ediyorlar. Hükümet ise aksine hiç birşeyi hasır altı etmediğini, Cumhurbaşkanı dahil birçok devlet adamının Macaristanın sorumluluğunu kabul ettiğini söylüyor.

Cemaat liderlerinden Schönburger “Yahudi olmayı tekrar tanımlamalıyız” diyor. Sadece dini bir kimlikle devam edemeyiz.  Yeni nesle mirasımızı,  kültürümüzü, yeni değerlerimizi öğretmeliyiz. Kültürel faaliyetlerle veya Yahudilerin “Tikkun Olam” – dünyayı düzeltme kavramıyla da olabilir” diyor.

Avrupadaki kızgın gençlik Yahudilerle Müslümanların İspanyada “Altın Çağ” denilen zamanlarda ortak bir geçmişleri olduğunu bilmiyorlar.  Yahudilerin en önemli dini çalışmalarının bazılarını yapıldığı, müslümanları kurdupu devlette liderlerine doktor,  kanun adamı, öğretmen, mühendis  olduklarını bilmiyorlar. Arada bir şiddet olayları olduysa da Ortaçağda İslam aleminde yaşayan Yahudiler, zamanın Hıristiyan Avrupasında yaşayanlardan çok daha rahat ve yaşadıkları toplumun bir parçası olabilmişlerdi.

Yahudiler 1492 de İspanyadan kovulduklarında, Osmanlı sultanı II Bayezid buna inanamamıştı. Doktorlar, avukatlar, öğretmen ve mühendislerlden oluşan bu insanların dışlanmasını kendine mükafat olarak kabul etti, ve filosunu gönderip onları aldırttı.

“Kendi ülkesini fakirleştirip benimkini zenginleştiren Ferdinand akıllı mı” diye de sormuş. Yahudiler Osmanlı imparatorluğunda Selanikten Bağdada kadar her yere yerleşmişler.

Cukierman “Bu ortak geçmişin öğretilmesi, İslam ve Yahudiliğin ortak kökleri nefreti silebilir” diyor. Beş altı yaşından başlayarak çokcuklarımıza, din ırk, renk ayırımı yapmadan komşularına saygı duymalarını öğretmeliyiz. Bugün bu yapılmıyor. Anne babaları ve medyayı da nefret saçmamaları için eğitmeliyiz.

Cafer Hüseyin “Ilımlı Müslüman ve Yahudiler beraber çalışarak sünneti yasaklama ve kaşer / helal et kesimine karşı çıkıyorlar” diyor. “Sadece aşırıların yaptıkları duyuluyor. Aşırıların söylevlerine karşı çıkıp değişik sosyal çevrelerden gelenlerin beraberce yaşayacakları daha liberal layik demokratik bir tolum yaratmalıyız.”

Yahudi ajansı başkanı Nathan Sharansky “Avrupa Yahudilerinin geleceği sadece Yahudileri ilgilendiren bir konu değil” diyor. “Avrupada Yahudi cemaatleri var fakat gelecekleri hakkında her gün daha şüpheliler. Avrupa liderleri kıtanın milliyetçi akımlarını sona erdiğini ve çok kültürlü olduğuna bizi ikna etmeye çalışıyorlar. Fakat Avrupanın en eski cemaati bile güvenli hissetmiyor ve eriyorsa, eğitimde ve vatandaşlık anlayışında sorunlar var. Avrupanın üzerinden gelmesi gereken sorun bu.”

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi