Haber Merkezi

12/08/14

Exodus: Avrupa Yahudileri neden tekrar yollara düşüyorlar (I)

 

 

Kaynak: Newsweek

 

Bu başlıkla Newsweek'te yayınlanan yazıyı iki kısımda vereceğiz

 

Exodus_NW

Kalabalık intikam diye bağırarak sinagogu taş yağmuruna tutarken, dua etmeye gelenler korkarak sinagoga girdiler. Bu 1930 lara ait sahne 13 Temmuz 2014 te Paris’te yaşandı

Binlerce kişinin İsrailin Gazze’yi bombalamasını protesto etmesi hemencecik Yahudilere karşı şiddete dönüştü. Sinagoga barınan bir İsraili sokakların “intifada” yı hatırlattığını söyledi. İçeridekiler ancak toplum polisinin kalabalığı dağıttığından sonra sinagogdan çıkabildiler. Fransız başbakanı olayları “en sert bir şekilde kınadığını”, cemaat liderlerinden Joel Mergei “olayların kendisini şoke ve isyan ettirdiği” ni söyledilerse de bu sözlerin pek bir etkisi olmadı. İki hafta sonra 400 kadar protestocu Parisin kuzeyindeki Sarcelles’de “Yahudilere ölüm” diyerek bir sinagoga ve Yahudilerin iş yerlerine saldırdılar. Çarlık Rusyasındaki gibi bu saldırının gerçekleşeceği duvarlara önceden yapıştırılan posterlerle ilan verilmişti.

En şiddetli olaylar Fransada yaşanıyor, fakat Gazze olaylarının etkisiyle antisemitizm tüm Avrupada son yıllarda görülmemiş seviyelere geldi. İngilterede Community Security Trust CST adlı bir örgüt geçtiğimiz Temmuz ayında antisemit olayların “genelde yaşananın iki misli”, 100 olay cıvarında olduğunu bildirdi. Örgüt Yahudi kurumların güvenliklerini arttırmaları konusunda bir bildiri de yayınladı. Berlindeki kalabalığın bir sinagoga saldırması zor durduruldu. Liege de bir kafe sahibi “köpekler girebilir Yahudiler hayır” diye bir levha astı.

 

 

Avrupalı ve bilhassa Fransız Yahudiler için yaşanan şiddet olayları bir sürpriz değil. Holokosttan 70 sene sonra Amiens’den Atinaya dünyanın en eski nefreti canlanıyor. Birçok Yahudinin de İsrailin politikaların karşı olmasına ve kurulacak Filistin devletini desteklemelerine rağmen  Yahudilere açıkça nefret gösterilerinde bulunmanın bahanesi İsrailin politikalarına karşı gelmek.

 Jewish Chronicles gazetesi editörü Stephen Pollard a göre “bu insanlar İsrailin politikalarını destekliyorlar diye değil, Yahudi oldukları için saldırıya uğradılar” diyor

Geçtiğimiz Mayıs ayındaki bir hafta sonu bu hüzün durumu özetliyor: 24 Mayısta Brükseldeki Yahudi müzesi silahlı bir saldırıya uğradı ve dört kişi bir Kalaşnikovdan açılan ateşle öldürüldü.

A woman lays flowers at the Jewish Museum in Brussels where three people were shot dead

 

Hemen ertesi gün Avrupa Parlamentosuna yapılan seçimlerde Fransa, Yunanistan, Macaristan ve Almanyanın aşırı sağ partiler kuvvet kazandılar. Fransadaki Front National bu seçmleri kazanan parti oldu ve ileride Fransada yapılacak seçimlerde çoğunluğu almasından korkuluyor.

Macaristanın özellikle fakir kuzey ve doğusunda Jobbik iktidar partisinin en büyük rakibi. Jobbik Avrupa seçimlerinde %14.7 oy aldı. Antisemit olmadığını iddia ediyor, fakat Fransız aşırı sağcı Front National’in başkanı Marie Le Pen bile bu partiyel işbirliği yapmaya yanaşmadı.

Kasım 2012 de bir Jobbik milletvekili olan Marton Gyöngyösi, ülkedeki Yahudilerin, bilhassa hükümette ve parlamentoda çalışanların “milli güvenlik riski” olabileceklerini öne sürüp bir listelerini hazırlanmasını talep etmişti. (Daha sonra özür dileyip sadece İsrail Macar çifte vatandaşlarını kastettiğini söylemişti)

Bazıları Brükseldeki saldırının ve seçim sonuçlarınınen kötünün bir işareti olduğunu düşünüyor. Saygın bir Amerikalı gazeteci Jeffrey Goldberg “Amerikalı ve İsrailli Yahudiler Avrupalı Yahudilere ne zaman orayı terketme zamanı geldi demeliler?” diyor. Galiba şimdi.

AYRILMA

Kasım 2013 te Avrupa Birliği Temel Haklar ajansı yaptığı bir araştırmada Avrupa Yahudilerinin %29 unun kendilerini emin hissetmeyip göç etmeyi düşündüklerini belirtiyor. Avrupanın genelinde “AB ülkelerini tüm çabalarına rağmen Yahudilere yapılan hakaret, ayrımcılık ve şiddet olayları azalmıyor” deniliyor.

 Araştırmaya katılanların üçte ikisi antisemitizmin tüm ülkelerde bir sorun olduğunuu düşünüyorlar. %76 son beş senede antisemitizmin özellikle Fransa Belçika ve Macaristanda arttığını söylüyorlar. Avrupa Yahudi kongresi http://www.sacc.eu adlı bir web sitesi açıp antisemit bir saldırı karşısında neler yapılması gerektiğini ve kimlerle temasa geçilmesi gerektiğpi hakkında bilgi veriyor. Sitede “Avrupadaki son durumu” gösteren bir link nde var

İsrail ile diyasporailişkilerinde sorumlu Dünya Yahudi Ajansının başı Nathan Sharansky “gidiş çok endişe verici” diyor. “Avrupadaki sorunlar Asya veya Latin Amerikadakinden çok daha fazla. Yahudiler kendilerini güvende hissetmiyorlar. Fransa Belçika ve diğer Avrupa ülkelerinde Yahudilere sokakta kipa giymemeleri tavsiye edilmesini düşünemezdim”

Amerikan ADL (Amerikada antisemitizme karşı büyük bir Yahudi örgütü) yaptığı bir araştırmada aynı sonuçları bulmuş: 102 ülkede 53,000 kişi üzerinde yapılan araştırmada %26 aşırı antisemit olduğunu saptamış. Kimler mi? Antisemitlerin devamlı kullandığı “Yahudi tiplemeleri” nin 11 inden en az 6 sına “herhalde doğru” cevabı verenler (“Yahudiler zengindir”, “Yahudiler basını kontrol ederler”, “Yahudiler çatışmalardan sorumludurlar” vb).

En katı önyargılar Arap ülkelerinde. Filistin %93, Irak %92. Avrupada liste başı %69 la Yunanistan. Listenin sonlarında da Hollanda %5 ve İsveç %4.

Fakat durum bu sayılıarın önerdiğinde çok daha karışık. İsveçin üçüncü büyük şehri Malmö’de yaşayan 700 kişilik Yahudi cemaatine, Kasım 2012 de bir bombalı saldırı dahil  60 saldırı yapılmış. Yahudiler bunda kışkırtıcı laflar eden eski belediye başkanı İlmar Reepalu’yu suçluyorlar.  Reepalu Yahudilerin siyonşzmdan uzaklaşmalrını tavsiye etmiş, ve onları aşırı sağcı İsveç demokrat partisi sempatizanları olmakla suçlamış. Aldığı tepkiler sonucu bu sözlerini geri almak zonrunda kalmış. Antisemitizmle mücadele görevlisi Amerikalı Hannah Rosenthal, “Malmö’nün “ İsrail karşıtlığı kisvesi altında Yahudi nefretinin örneği” olduğunu söylüyor.

Yahudi liderler, İsrail hükümetini veya Filistinlere karşı yürüttüğü politikaları eleştirmenin antisemit olmadığını söylüyorlar. Mantıki bir tartışma her zaman ve bilhassa Gazze olaylarının iki tarafı da ateşlediği bu günlerde gerekli olduğunu savunuyorlar.  Fakat Ortadoğudaki tek demokrasiyle ölümüne uğraşmak, durmaksızın şeytan gibi göstermek ve yıkılması istemek antisemitizmdir.

Sosyal medyada nefreti yaymak çok kolaydır. “En iyi arkadaşlarım: 21. Yüzyıl antisemitizminde bir seyahat” adlı kitabın yazarı Ben Cohen “Yahudilerin kendi kaderlerini kendilerinin belirleme hakkı olmayan tek millet olduğunu iddia etmek, İsraile Nazi Almanyası veya Güney Afrikadaki ayrımcı rejimin modern canlanışı demek, İsrail lobisinin perde arkasından Amerikan dış politikasını yönettiğini savunmak kesinlikle antisemitizmdir” diyor

 

 

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin

Haber Merkezi