Haber Merkezi

03/11/12

Sağır edici suskunluk

 

 

 

Ekim 2012’nin son gününde ajanslara Müslüman alemini derinden sarsan bir haber düştü (1):

 

SUUDİ ARABİSTAN, MEDİNE’DE HZ. MUHAMMED’İN MEZARININ BULUNDUĞU KUTSAL MEKANI BULDOZERLERLE YIKACAK !

 

Russia Today'in haberine göre, dünyanın en önemli İslam miraslarından olan ve Hz. Muhammed’in mezarına da ev sahipliği yapan Mescid-i Nebevî, 6 milyar dolarlık dev bir cami projesi için yıkılacak.

 

Hicret'ten sonra Medine'de Hz. Muhammed ve ashabı tarafından inşa edilen, Peygamber Mescidi olarak da bilenen Mescid-i Nebevî, Mekke'de bulunan Mescid-i Haram'dan sonra, İslam dünyasının ikinci en kutsal mescidi kabul ediliyor. Bu kutsal mekanda, Hz. Muhammed'in yanı sıra Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'in de kabirleri bulunuyor.

 

Washington merkezli Körfez Enstitüsü’ne göre, son 20 yılda Mekke ve Medine’deki tarihi yerlerin yüzde 95’i yıkıldı; Hz.Muhammed’in doğum yerine kütüphane yapıldı, ilk eşi Hz.Hatice’nin evi ise yıkılıp umumi tuvalet yapıldı.

 

Suudiler, kutsal kent Mekke'de 2002 yılında Osmanlı döneminde Kabe'yi korumak amacıyla inşa edilen Ecyad Kalesi'ni yıkarak, yerine lüks oteller yapmıştı. Mekke'de inşa edilen "Jabal Ömer Kompleksi"nde 520 restorant ve 4'360 tane dükkan bulunuyor. Kabe manzaralı odaların geceliği ise 500 dolardan başlıyor.

 

İslami Mirası Araştırma Vakfı Başkanı Dr. İrfan el Alevi, Russia Today'e yaptığı açıklamada, tarihi eserleri yıkarak gerçekleştirilen bu tür projelerin amacının, "zengin elit hacılardan çok para kazanmak" olduğunu söyledi. Vakıf Başkanı, Hac ibadetinin, "Yoksul hacıların karşılayamayacağı kadar pahalı" hale geleceğini belirtti.

 

Daha evvel de ticaret kaygısıyla türbeleri yıkan Suudilerin, yoksul halkın büyük bölümünün de evlerini tehdit eden bu projesine hiçbir Müslüman’ın tepki göstermemesi oldukça şaşırtıcı.

 

 

 

BU HABERDEN SONRAKİ KURGUSAL GELİŞMELER

 

Dışişlerinden kınama !

 

Kutsal Mekanların korunmasıyla ilgili yüksek hassasiyeti herkes tarafından bilinen Sayın Dışişleri Bakanı derhal bir basın toplantısı düzenleyerek « Peygamberimizin (s.a.v.) aziz hatırasına en büyük hakaret sayılacak bu yıkımı asla kabul etmeyeceğimizi, o mukaddes şehirdeki dini ve kültürel mirasımıza kimsenin el uzatamayacağını ve Suudi devletini bu korkunç tahrikten dolayı şiddetle kınadığımızı beyan ederiz. Peygamberimizin (s.a.v.) kabrine sahip çıkmayı, geçmişimize ve kimliğimize sahip çıkmakla bir görüyoruz. Ecdadımızdan kalan kutsal mekanlarımızın çoğunu, kazandıkları milyarlarca petrodolarla yetinmeyip, daha fazla kazanç sağlamak uğruna tahrip eden sub komünel çıbanbaşı Suudistler cezasız kalmayacaktır. İslami değerlerimize iğrenç bir saldırı niteliğindeki bu projeleri lanetliyoruz. Yarın, sabah namazını Mescid-i Nebevi'de kılacağız» açıklamasında bulundu.

 

Başbakan tüm televizyonlardan halka seslendi

 

Kalbinin yarısı Mekke, diğer yarısı Medine olan Sayın Başbakan da meşum haberi duyar duymaz ülkenin tüm televizyonlarından halka seslendi : «Van Minüts ! Dini değerlerimizi ayaklar altına alıp  oturdukları yerden para basan Suudistlerin bu kutsal mekanlara dokunma hakkı yoktur. Kutsal mekanlara saygı insan haklarının gereğidir ! Medine giderse başka Medine yoktur, olmayacaktır ! En zengin petrolcu ayağımıza gelse dahi yılmayacağız, mirasımızı koruyacağız. Şam da bizim, Kahire de bizim, Bağdat da bizim, Buhara da, Mekke de, Medine de bizimdir. Halkımızın kalbi, Medine konusu gündeme geldiğinde daha heyecanla atıyor. Medine’nin tarihi dokusunun ve kültürel karakterinin korunması en büyük arzumuzdur.  Bu kutsal şehirde Osmanlıların yüzyıllar boyunca gözü gibi koruduğu dini ve kültürel mirasımızın en ufak parçasına dokunulduğunda, halkımızın da canı yanmaktadır. Bu dün de böyle olmuştur, bugün de böyledir. Altını çizerek söylüyorum, atalarımıza karşı ayaklanan ve Osmanlı Devleti tarafından idam edilen Suudi liderlere Sultan II. Mahmud’un tavrı neyse bizim de tavrımız odur. »

 

Sivil Toplum Kuruluşlarının Feryadı

 

- Hava Feneri Derneği, Benim Ümmetim-Der, Kutsal Miras Vakfı, Medine Canımız Vakfı, İnsan Hakları Derneği ve onlarca diğer sivil toplum örgütü teravih namazı sonrasında  meşaleli yürüyüş düzenlediler. Yürüyüş sırasında, “Peygamberimizin Kabri Tüm Ümmetindir”, "Peygamberimizin kabri için milyonlarca şehidiz" sloganları atıldı ve “Kahpe Suud! Kafir İngilizlerle birleşip bizi arkamızdan vurduğunu unutmadık”, “Peygamberimin kabrinden pis ellerini çek, Medine ananızın malı değil”, “Osmanlıya kafir dediğinizi, ona karşı ayaklanmayı cihad saydığınızı biliyoruz”, “Ridaniye muharebesini unutma! yazılı pankartlar taşındı. Suudist Elçiliğin önünde biten eylemin sonunda Suudi bayrağı yakıldı.

 

- Kutsal Medine Platformu Başkanı Ahmet Vefakar, Medine’nin İslam coğrafyası içinde müstesna bir yere sahip olduğunu ifade ederek, “Mekke ve Medine Müslümanlar için birer semboldür. Bu dava tüm ümmetin ortak davası ve ortak paydasıdır. Önderimiz ve Efendimiz (sav)’e karşı yapılacak bu iğrenç hakareti şiddetli bir şekilde lanetliyoruz. Hep birlikte bu kutsal mekanlarımızı Suudistlerden korumak için mücadelemize devam etmeliyiz. Allah’ın (cc), Peygamber’in (sav) Meleklerin ve insanların laneti bunların üzerine olsun” diye konuştu ve Her Müslüman’ı Peygamberine (sav) sahip çıkmaya davet ederek Suudist mallarını boykot etmeye çağırdı.

 

- Ümmetimiz-Der tarafından düzenlenen « Peygamberimizin kabrini koruyalım » adlı şehadet gecesinde başkan Asalettin Fakir’in yaptığı konuşmadan alıntılar :

«Suudizm, Irkçı Emperyalizm ve müttefikleri Büyük Arabistan’ı kurmak, Suudistlerin dünya hâkimiyetini sağlamak için kirli bir mücadele yürütmektedirler. Suudistlerin en zenginleri, memleketimizde yaşayan, buranın vatandaşı olan Suudistlerdir. Amerika seçimlerini bile Suudist petrol lobileri belirliyor. Ülkemizde bölücü terör örgütünü destekleyenler de her geçen gün biraz daha zenginleşen bu çevrelerdir. Bunların asıl niyeti Fas'tan Endonezya'ya kadar tüm İslam ülkelerini kontrol altına almak ve özellikle de Mekke ve Medine’de 1517'den beri hükümranlığını sürdüren Osmanlının mirasını yok etmektir. En büyük düşmanımız Suudistlerdir. Bu noktada, Mekke ve Medine’nin dokunulmazlık mücadelesi önceliğimizdir, ümmetimizin merkezi davasıdır. Ellerimizi bu günahkarların yakasından bir an olsun bırakmayacağız. Ruhumuzla, kanımızla Mescid-i Nebevî’yi koruyacağız. Allah bize bu yolda şehadet nasip etsin !»

 

- Üzgünder, Mikret Vakfı ve HGG’nin düzenledikleri «Dünya Mirasını Koruyacağız !» adlı sempozyumda yabancı sivil toplum kuruluşları ve aktivistlerin de katılacağı bir konvoy organize edilerek « Medine’ye Küresel Yürüyüş » yapılacağı açıklandı. Sempozyumda konuşan Kültürel ve Dini Araştırmaları Düşünce Platformu Onursal Başkanı Güneş Har Suudist soyunun ümmetin mülküne göz diktiğini ve ABD güdümlü Suudistlerin, gökdelenler, beş yıldızlı oteller inşa edip ceplerini doldurmak için kutsal yerlerimizi tahrip ettiklerini söyledi.

 

Vatandaş da öfkeli

 

Gazetelerde bu habere anında tepki veren yüzlerce köşe yazısına yapılan yorumlardan bazıları:

 

« Başı açık gezebilmek için sürekli tatillerini ülkemizde yapıyorlar. Tatil beldelerimizi Suudistlere yasaklayalım ! Bundan sonra buraya it girer Suudist giremez !»

 

« İşte yeni bir Suudi tokadı daha ! Bizim yüzyıllarca koruduğumuz kutsal yerlerimizi yıkıyorlar. Bu ilk değil. Allah bize bu Araplardan Kabemizi alıp gerçek sahiplerine vermeyi nasip eylesin! »

 

«Kutsal şehirlerin tek bir din ve millet zaviyesinden ırkçı düzenlemelere maruz bırakılması insan haklarına aykırıdır. Kafirlere konulan giriş yasağı ırkçılıktır. Bu yasak kaldırılsın! »

 

«Suudistler İslamın kutsal mekanlarının yanıbaşına devasa ucube binalar dikiyorlar. Ulu Padişahımız canım Kabe'mizi ticaret kaynağı yapanlara hadlerini bildirecektir ! » 

 

« Kanlı terörist Abdullah bin Suud, Osmanlı döneminde Devlet-i Aliye’ye isyan etti, Mekke ve Medine’de kadın, bebek, çoluk çocuk demeden binlercesini doğradı. Neyse ki yakalanıp kafası Sultan Mahmud'un huzurunda bir vuruşta kesildi. Eski ihtişamımıza geri dönmeli, gerekeni yapmalıyız. İmana gelip bu korkunç tahribatı durdurmazlarsa bize emanet olan kutsal mekanlarımızı biz temizlemeliyiz.»

 

« Bunlar petro dolarlarını dostları olan Batılıların bankalarına yatırırlar. Birkaç senedir ülkemize de musallat oldular. Durmadan burada arazilerimizi satın alıp oteller yapıyorlar. Bunlar için kutsal olan türbeler değil paradır. »

 

« Peygamberimizin kabrini yıkacaklar ama kışkırtıcı İngiliz casusu Lawrence’ın evini müze yapmışlar ! Hatta ve hatta, evin kapısına, orasının Osmanlı’ya karşı bağımsızlık savaşı veren Suudilere yardım eden Thomas Lawrence’ın karargâhı olduğunu yazmışlar ! Peygamberimizin kabrinin Gavur evi kadar değeri yok ! »

 

Habere devam

 

Peygamberin kabrinin yıkılması projesine şiddetle karşı çıkan devlet yetkililerimizin, sivil toplum kuruluşlarının, tüm köşe yazarlarının ve vatandaşlarımızın bir anda çığ gibi büyüyen ve aralıksız devam eden tepkilerinden siz sayın okurlarımızı haberdar etmeye devam edeceğiz…

 

Bir son dakika haberi :

 

Muhalefet partisi başkanı yıllardan beri ilk kez yetkilileri tebrik etti ve « Bir taraftan, Kuran’da adı tek bir defa bile geçmeyen bir şehirde taşlanan kilise kapısı için İsrail’e karşı kınama yayınlarken, Yahudilerin Mescid-i Aksa’yı yıkmak istedikleri gibi uydurma haberlerle milleti kışkırtırken, Suudi lobilerin korkusundan Peygamberimizin kabrini müdafaa etmemek ikiyüzlülük olurdu » dedi.

 

 

Alegresse Delail

 

 

1-http://www.sabah.com.tr/Dunya/2012/10/31/peygamberimizin-kabrinin-oldugu-cami-yikilacak

2-http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1106104&CategoryID=97

3-http://www.hurriyet.com.tr/planet/21819465.asp

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Adınız
19/11/12 00:43
Yusuf sen böyle hakaretlerine devam et ,şeref duyarım..Ama sakın ola ki bana müslüman falan deme, intahar ederim..
YUSUF
15/11/12 20:38
size sadece "yahudi" diyorum çünkü benim bildiğim yeryüzündeki en ağır hakaret bu.
Sağır edici suskunluk
12/11/12 12:30
AYNI SUSKUNLUK YORUMLARDA DA DEVAM EDİYOR. SÖZKONUSU OLAY BİE KİLİSE KAPISININ TAŞLANMASI VEYA İSLEVİ OLMAYAN ESKİ BİR CAMİ YAKININDA FESTİVAL YAPILMASI OLSAYDI BURASI İSRAİL ALEHTARI YORUMCULARIN SALDIRISINA UĞRAMIŞTI.

Haber Merkezi