Haber Merkezi

24/10/12

Kafka'vari kınama

 

 

 

Türkiye’nin İsrail’e durmadan yolladığı, ne işe yaradıkları belli olmayan kınamalar kervanına oldukça ilginç bir yenisi eklendi:

 

10 Ekim 2012, İsrailli Aşırı Unsurların Kutsal Mekanlara Yönelik Saldırıları Hk.

 

« İsrailli aşırı unsurların son günlerde Müslüman ve Hıristiyan kutsal mekanlarına yönelik şiddet eylemlerini artırdığı endişeyle izlenmektedir. Bunun son örneğini Kudüs’teki St. George kilisesine yapılan saldırı teşkil etmiştir. Hangi dine veya inanca ait olursa olsun kutsal mekanlara yönelik tüm şiddet eylemlerini esefle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz.

 

Dini hoşgörüyle bağdaşmayan bu eylemlerin tekrarlanmaması için İsrail makamlarını etkin ve kararlı tedbirler almaya ve bu saldırıların sorumlularını süratle adalet önüne çıkarmaya davet ediyoruz. »  

 

HANGİ SALDIRI ?

 

Öncelikle, asla olayı küçümsemek için değil de verileri iletmek amacıyla, Kudüs’teki St. George kilisesine yapılan « saldırıdan » bahsedelim : Vandallar, kilisenin kapısına taş, çöp ve şişe fırlatarak kapıya hasar verdiler. Nokta. Türk Dışişlerinin saldırı dediği budur. Türk Dışişlerinden evvel tabii ki hem İsrail Cumhurbaşkanı Shimon Peres derhal olayı kınamış, İsrail Dışişleri Bakanı Liberman da hükümetin duyduğu üzüntüyü ifade ederek suçluları yakalamak için polisin ellerinden geleni yapmakta olduğunu söylemiştir. Ayrıca, Kudüs polis sözcüsü, bu olayın arkasında aşırı Yahudilerin olduğunu gösteren bir bulgunun olmadığını bildirmiştir. Bu olay, son beş hafta içinde Hristiyan mekanlarına yapılan üçüncü vandalizm eylemidir. Suçlular henüz bulunamamıştır. Bu eylemler aşırı Yahudilerce yapılmış olabilir, fakat Yahudilerle Hristiyanların arasını açmak isteyen Arap provokatörlerce de yapılmış olabilir.

 

HANGİ MÜSLÜMAN KUTSAL MEKANLARI?

 

Türk Dışişleri kınama mesajında Müslüman kutsal mekanlarına yönelik şiddet eylemlerinden de bahsetmekte, ancak ne yazık ki bu mekanların isimlerini vermemektedir. “İsrailli aşırı unsurlar » hangi « Müslüman kutsal mekanlarına » saldırmışlardır ? Türk hükümeti bunları açıklayacağına neden bir kilisenin adını vermeyi yeğlemiştir acaba ?

 

TÜRK HÜKÜMETİ SUÇLULARI BULDU MU ?

 

Türk hükümeti, İsrail makamlarını bu saldırıların sorumlularını süratle adalet önüne çıkarmaya davet ederek suçluların kimliğinin henüz bilinmediğini açıkça kabullenmektedir. O halde Türk hükümeti neden « İsrailli aşırı unsurları » suçlamaktadır ?

 

HRİSTİYANLARA KARŞI DİNİ HOŞGÖRÜ KONUSUNDA BAZI EKSİKLİKLERİ ( !) OLAN BAŞKA ÜLKE Mİ KALMADI ?

 

Bu kınama akla bir soru getiriyor : Acaba Türk hükümeti için, pek çok Arap ülkesinde zulüm çeken, hatta öldürülen Hristiyanların canı, İsrail’de kimin hasar verdiği henüz belli olmayan kilise kapılarından daha mı değersiz ? 

 

Amaç göz yaşartıcı bir dinlerarası dayanışma ise,  İsrail’den evvel ;

 

kiliselere, okullara koordineli bombalı saldırılarda yüzlerce Hristiyanın İslamcı militanlar tarafından öldürüldüğü Nijerya,

Kıpti Hristiyanların katledildiği, evlerinin, kiliselerinin yakılıp yıkıldığı Mısır,

Hıristiyanların İslamcılar tarafından kaçırılıp Müslüman olmaya zorlandıkları Gazze,

Hıristiyanların şiddetli ve sürekli zulüm sebebiyle terketmek zorunda kaldıkları Irak ve Afganistan,

Protestan Hristiyanları ülke genelinde tutuklayarak cezaevlerine atan İran,

14 yaşındaki Hıristiyan kız çocuğunu, yemek pişirme yakıtını Kuran’ın sayfalarını yakarak ateşlemek iddiasıyla hapseden Pakistan,

en yüksek dini yetkilisi Müftü Şeyh Abdülaziz bin Abdullah’ın, bölgedeki bütün kiliseler yok edilmelidir, Arap Yarımadası'nda iki din olmaz, diyen Suudi Arabistan,

(...)

kınanmamalı mıydı?

 

Yoksa Sudan’da yüzbinleri öldüren İslamcı milislerin kıyımlarını “ tespit edemeyenler” yalnız İsrail’de taşlanan kilise kapılarını mı takip ediyorlar?

 

TÜRK HÜKÜMETİ, «DİNİ HOŞGÖRÜYLE BAĞDAŞMAYAN EYLEMLERE KARŞI » İSRAİL’DEN İSTEDİĞİ ETKİN VE KARARLI TEDBİRLERİ KENDİ ÜLKESİNDE ALIYOR MU ?

 

Basınında Maide Suresinin 51’inci ayetinin (Ey müminler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin) hatırlatılmadığı gün geçmeyen,

Yahudilerin köpekler ve maymunlarla özdeşleştirildiği, Nazilere « ellerine sağlık » temennileri içeren, « Kahpe Yahudi » pankartlarının rahatça taşınabildiği,

her derdin arkasinda Yahudi’yi, İsrail’i, « Siyonistleri », « Mossad ajanlarını» işaret edenlerin, binbir yalan ve komplo teorisiyle milleti kışkırtanların, Yahudi soyunun Müslüman-Türk milletinin mevcudiyetine ve mülküne göz diktiğini bile beyan edenlerin cirit attığı,

malum dernek mensuplarının bangır bangır Hayber’i Yahudilerin başına yıkmadıkça bu yoldan dönüş yok diye boğürebildiği,

televizyon dizilerinde Yahudi aleyhtarlığı yapmanın serbest olduğu,

okullarında pis beyinlerce ırcilik, cehalet, kıskançlık kokan kitapların dağıtılabildiği,

şehadet gecelerinde gençlere serbestçe « [Allah] bize de kutlu bir direniş ve akabinde şehadet nasip etsin» çağrıları yapılabilen,

 

Üst düzey yetkilileri,

 

her fırsatta uygun uslupla halkına gaz veren (Yahudiler oturdukları yerden para basıyorlar, Bugün Yahudi imajının Nazi imajından hiç farkı yoktur, İsrailsiz bir Kudüs’te namaz kılma hayalleri ...),

Kudüs yahudilestiriliyor feryatları atan (yahudileştirilmeyip te ne yapılacaktı ? Türkiye Ankara’yı Hristiyanlaştırıyor mu ?),

hem Kuruluş Bildirgesi hem de yetkilileri Hamas’ın İsrail’i yok etmek için kurulduğunu açıkça beyan eden örgütü baş tacı ederek, Yahudiler bomba yağmuruna tutulurken teröristbaşını Türkiye Büyük Millet Meclisinde ağırlayan,

bebekleri büyüdüklerinde İsrail ordusuna katılacaklarından dolayı, hamile Yahudi kadınlarının öldürülmesi fetvasını veren Karadavi ve benzeri sözde alimleri İstanbul’da ağırlayıp en ulvi duygularla selamlayan,

ve hatta Başbakanı, « Bizim için de neler yazdılar! Ne Yahudiliğimiz ne Ermeniliğimiz, ne affedersiniz Rumluğumuz kaldı » diyebilen,

(...)

 

ülke hangisidir ?

 

Zaten bu ülkenin Başbakanı zamanında Yahudi halkının devletiyle ilgili düşünce ve hislerini açıkça belirtmiştir :

 

 

Bu yönetimin İsrail’e dini hoşgörü dersi vermeye hakkı yoktur.

 

 

ÖTEKİNİN DEĞERLERİNE SAYGISIZLIĞI YAHUDİ KÜLTÜRÜNDE ARAMAYIN

 

Tüm Arap dünyasında kan gövdeyi götürürken, yalnız azınlıklar değil Müslümanlar da en basit insan haklarından yoksunken, Hristiyanların ve Müslümanların Ortadoğu’da huzur içinde yaşadığı tek yeri kınamak için komik duruma düşmekten korkmamak gerekir. İsrail’in dini azınlıklara özel « hoşgörü » göstermesi söz konusu olamaz, çünkü orada azınlıkların fertleri, bir dinin mensubu etiketiyle değil, eşit « insan » olarak kabul edilir. Farklı dinlere karşı nefret aşılamak, ötekinin kutsal değerlerine hakaret etmek, dini mekanlarına saldırmak gibi nefret suçlarını Yahudi kültüründe arama çabaları beyhudedir. Bunları ancak sayısız kilise ve havrayı camiye dönüştüren, hatta Kudüs’te Yahudilerin mezarlarını talan edip taşlarını hela yapımında kullananlar arasında bulabilirsiniz. İsrail'in azınlıkları, kıstasınız ne olursa olsun her konuda Ortadoğu'daki tüm diğer ülkelerden daha iyi durumdadırlar.  Bir Filistin devleti kurulursa, İsrail’i terkedip “Filistin’e” gideceğini Doğu Kudüs’te yaşayan 1000 Araptan sadece dörtte biri boşuna söylememiştir. İsrail’de Müslümanlar ve Hristiyanlar, İsrail Savunma Bakanlığında, İsrail Polisinde, İçişleri Bakanlığında, Yargıtay’da, Mecliste görev yaparlar. Türkiye’de bu kurumlarda kaç gayrimüslim çalışmaktadır ?

 

BU ASILSIZ KINAMALARIN AMACI HRİSTİYANLARA HOŞGÖRÜ TALEP ETMEK FALAN DEĞİLDİR

 

İsrail’e, taşlanan kilise kapılarını kullanarak yapılan kınamalar Hristiyanların güzel gözleri uğruna değildir. Burada asıl amaç, Kudüs’ü ümmetin tutkalı olarak kullanmak için bir devletin başşehrine göz dikenlerin absürd müttefik arama yöntemleriyle konuyu evrenselleştirme ve dinlerin ortak sorunu haline getirme çabasından ibarettir.

 

 

 

Alegresse Delail

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Kültegin
07/12/12 23:55
Türbe şeklinde yapılan kabirler bidattir bilmiyorsan öğren.
Alon
02/11/12 11:21
Avarel S.Arabistan a horozlanamaz...Para musluğu kapanır...
PEYGAMBERİMİZİN MEZARINI YIKIYORLAR
01/11/12 10:41
SUDİ ARABİSTAN'DA PEYGAMBERİMİZİN MEZARINI YIKIYORLAR. BAŞBAKANIMIZDAN HENÜZ BİR TEK LAF DUYMADIK. PEYGAMBERRİMİZİN MEZARININ İSRAİLDEKİ BİR KİLİSENİN KAPISI KADAR DEĞERİ YOK MU.

Haber Merkezi