Haber Merkezi

18/09/12

BU NE LAHANA TURŞUSU ?

 

 

BU NE LAHANA TURŞUSU ?

 

 

 

 

 

 

Türkiye Başbakanı Erdoğan, Saraybosna'dan dönerken uçakta gazetecilere önemli bir açıklama yapmış :

 

 « Normalleşme için Yahudilerin dünyadaki en zengin adamını bana gönderdiler. Birkaç ay oldu. Neymiş arabulucu olacakmış. Dedim ki üç şartımız var. ‘Bir, İsrail özür dileyecek. İki, tazminatı ödeyecek. Üç, Filistin-Gazze üzerinden ablukayı kaldıracak. »

 

Gazze tekerlemesini tekrar ortaya attığına göre, anlaşılan Sayın Başbakan halâ Gazze için üzülmeye devam ediyor.  Halbuki orayı yöneten Hamas Gazze’nin halinden çok memnun.  Hatta Erdoğan’ın yukarıdaki beyanatından iki gün evvel  terör örgütünün üst düzey yetkililerinden Mahmud Zahar, Gazze’de işgal yoktur”, ekonomimiz gelişmektedir, dış dünya ile temasımız çok kolaylaşmıştır dedi. 

 

“Açık hava hapishanesi Gazze”, “kuşatma altındaki Gazzelilerin sefaleti” gibi uydurmacalara son verme riski taşıyan bu güzel haberi Başbakan Türk medyasında okuyamayacağından biz yayınlıyoruz:

 

 

Filistin Haber Ajansı Maan - 15/09/2012

 

Cuma günü, Hamas yetkilisi Mahmud Zahar, İsrail'in çekilmesinden 7 yıl sonra Gazze Şeridi'nde hem siyasi hem ekonomik düzeyde birçok şeyin değiştiğini söyledi.

Maan’a konuşan Zahar, "Gazze’de işgal yoktur ve dünyanın her yerinden ziyaretçiler buraya gelebildiğinden dış dünya ile temas çok kolaylaşmıştır", dedi.  Zahar ayrıca,  ekonomik durum bariz şekilde düzelmiştir  ve eski İsrail yerleşimlerinin yerine araziler ekildiğinden, Gazze Şeridi pek çok yönden bağımsız hale gelmiştir. Biz petrol ve elektrik hariç birçok konuda bağımsız duruma geldik", dedi.
Hamas yetkilisi
Gazze Şeridi'ndeki ekonomik koşulların Batı Şeria'dan daha iyi olmasıyla övündü. (1)

 

 

 

Hamas’ın en üst düzey yetkililerinden birinin bu beyanatları mutlaka Sayın Erdoğan’ı sevindirecektir.  Hatta kim bilir, belki de, terörist değil direniş örgütü olarak algıladığı Hamas’a, madem ki işgal yoktur, halâ İsrail’de yerleşim merkezlerine bomba yağdırmaya devam ederek neye karşı « direndiklerini » bile sorabilir… Ve en önemlisi, silah girişinden başka bir « zararı » olmayan Gazze ablukasının kaldırılması arzusunu tekrardan tartmaya bile itebilir.

 

 

Erdoğan’ın yukarıdaki beyanatında dikkat çeken ikinci konu, İsrail tarafından arayı düzeltmek için kendisine yollanan kişinin «Yahudilerin dünyadaki en zengin adamı » olduğunu söylemesi, ardından küçümser bir dille, « Neymiş arabulucu olacakmış » diye ekleyip meşhur şartlarını tekrarlaması, böylelikle, bir nevi « en zengin adam bize yazmaz » edasıyla arabulucunun bir yere varamadığını belirtmesidir. 

 

 

Sayın Başbakan’a soruyoruz : Bir kişinin dininin veya cebindeki para miktarının yaptığı arabuluculuk göreviyle alakası nedir ? En zengin Yahudinin ayağına gelmesi kendisi için gurur verici midir ? Yoksa bu beyanat, daha evvel de yaptığı gibi (‘Oturdukları yerden para basıyorlar’), « Yahudi » ve « Zengin » terimlerini eşleştirmeye yarayan bir «paratoner operasyonu mesajı» mıdır ?

 

 

Paratoner operasyonu nedir ?

 

Uçaktaki söyleşide,  son günlerdeki film protestoları ile ilgili olarak, Araplar ayaklanırken Türkiye'deki  soğukkanlı tepkiyi değerlendiren Sayın Erdoğan bakın ne demiş :

 

« Bizim verdiğimiz mesajlar var. Toplum bu mesajlara bakıyor. Sizin mesajınız yoksa ne oluyor? O zaman halk sokağa dökülüyor. Son 10 senede aşırılıklar törpülendi. Bir anlamda paratoner gibi olduk, gaz aldık. »

Anlaşılan, iktidarın verdiği mesajlarla radikallere gaz verdiğini zannedenler  yanılıyormuş. Meğerse aslında onların gazları alınıyormuş.  Mavi Marmara olayı da çok başarılı gaz alma operasyonlarının sonuçlarından biri olsa gerek.

 

"Zengin Yahudi" özdeşleştirmesi klasik antisemitik bir temadır.  En şiddetli Yahudi karşıtlığı hiçbir mantıksal dayanağı olmayan bu terimle başlar, medya, finans, siyaset sektörlerinde “Yahudinin gücü” gibi saplantılarla devam eder ve “Her yerde Yahudiler var”, "Dünyayı yönetiyorlar" fantezileriyle paranoyaya ulaşarak bildik felaketlere yol açar.  

 

Sayın Başbakan gaz almak istiyorsa bundan sonra zengin ve Yahudi eşleştirmesinden kaçınmalıdır.  Bu arada kendisine,  8 milyon nüfuslu İsrail’de, 1,7 milyon kişinin fakirlik içinde yaşadığını ve bunların 850'000’inin çocuk olduğunu  hatırlatmak isteriz.

 

 

Son olarak « gazı alınanlardan » bir demet :

 

 

 

 

 

Alegresse Delail

 

 

1- http://www.maannews.net/eng/ViewDetails.aspx?ID=520228

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Yehuda Beit - Halachmi
16/04/13 14:36
IZMIRLI SENDE BOYLE DUSUNUYORSAN ANTISEMITIZM HASTALIGINA YAKALANMISSIN VAH...VAH .GECMIS OLSUN.
IZMIRLI
25/10/12 12:07
Ben ne AKP liyim nede Erbakancı..Ama Yahudilerin Dünya halklarının Düşmanı oldugu ifadesine inanıyorum..
yehuda beit halachmi israel
02/10/12 09:21
Erdogan , Merhum Necmettin Erbakan'in talebelerindendir. Erbakan'in bir Yahudi dusmani oldugunu cok iyi biliriz. Bu yuzden Erdogan'in Israel mevzu'u uzerinde degisebilecegini inanmiyorum. Davos ve Mavi Marmara olaylari olmamis olsaydi bile ergec Israel ile iliskilerin kotulesmesi icin bir mesele cikaracakti. Olaylar ekmegine yag surmus oldu . boylece iliskileri azaltmak belkide ilerde tamamen iliskileri kesmek icin umdugundan daha evvel eline bir firsat dusmus oldu. Bu yuzden ustunde pek fazla durmak gerekmez. Gorusume gore AKP basta oldukca bu durum duzelmez. ILERDE DAHA IYI GUNLER GORME DILEGIYLE. Selam ve Saygilar.

Haber Merkezi