Haber Merkezi

03/12/11

Nefret İmalat sunar: Kasım 2011 defilesi

SON BİR AYIN NEFRET ÜRETİMİNDEN SEÇMELER

 

 

 

İsrail’e ve Yahudilere karşı nefret söylemleri konusunda sınırsız özgürlük yaşanan bugünün Türkiyesinde, bazı medya mensupları, internet sitesi sahipleri ve Sivil Toplum Kuruluşları, halklarını ayakta uyutmak için kullanılan Arap devlet gazetecilerine ve ağızlarından nefret salyaları akan vaazcılara taş çıkartacak konuma gelmişlerdir. İnsan bazen bu yazıların/söylemlerin ve eylemlerin sahiplerinin Türk olduklarına inanmakta güçlük çekiyor.

 

Maalesef birkaç yıl evveline kadar imkansız gibi görünen bir olguyu kabullenme zamanı gelmiştir: belli kesimlerin çıkarlarına hizmet etmek, halkı kışkırtmak, ırkçılığı, ayrımcılığı ve Yahudi düşmanlığını yaygınlaştırmak veya hedef   göstermek amacıyla içindeki zehiri akıtmak artık Türkiye’de çok kolaydır. Devlet büyüklerinin söylemleriyle iyiden iyiye gaza gelenler, kendilerinden geçmişçesine akıl almaz komplo teorileri üretmekte, ürkütücü suçlamalarla, yalan yanlış “haberlerle” antisemitizmi körüklemektedirler.

 

Gelişmiş ülkeler, kişinin bir milleti, bir ırkı, bir dini, hatta birisinin dış görünümünü veya cinsel tercihlerini bile aşağılamasına «  Nefret Suçu  » diyorlar. Bu   suçların özel yasal düzenlemeleri ve ciddi cezaları var. Ne diyelim… Darısı Türk hukukunun başına.


http://www.haber7.com/haber/20111015/Illuminatinin-sayaci-Seytan-Imparatorlugunun-cokusu.php?sayfa=2  

 

15.10.2011 - İlluminati'nin sayacı: Şeytan İmparatorluğunun çöküşü -   Mehmet Ali Bulut

 

«  İşte bugün insanlığın yok edilmesini, mutasyona uğratılıp insanlıktan çıkarılmasını, insanlık düzenini tahrip etmeye çalışanların büyük ekseriyetinin Yahudi menşeli örgütler ve vakıflar veya cemiyetler olduğunu hayretle müşahede ediyoruz. (...)

Bu örgütleri finanse eden, hizmet eden, her türlü Şeytani ve yıkıcı yapılanmalarına destek verenlerin hep Yahudi milletinden olması esasında İblis’in en büyük başarısıdır .

 

(…) bütün çabalarına rağmen, ne Yahudiler arzı mevut dedikleri alanda krallık kurabildiler, ne de Hıristiyan ümmetini tamamen ellerine geçirebildiler.

Kendilerine tanınmış olan vakit de kalmadı. 2000 yılına (yani Milenyuma ) kadar büyük israil ’i kurmuş olmaları gerekiyordu, başaramadılar. Yeryüzünün sularını ele geçirmeleri gerekiyordu, muvaffak olamadılar. Beş nehrin suları nı İsrail’e akıtmaları gerekiyordu, yapamadılar. (…)

 

Başaramadılar. 2006’ı geçti ve şimdi 2012’ de geçiyor. (…) Bizim için, özellikle Türkler için iyi dönemin başlangıcı. Çünkü hem İsra Suresi , hem Daniel Peygamber’in Kehaneti –haşa peygamberler kehanette bulunmazlar, hakikati aktarırlar- gösteriyor ki, azgın Yahudilerin cezalandırılması Türkler eliyle olacak!  »

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=DouEDTscD_g

 

16.10.2011 (video eklenme tarihi) - Yahudi ve Hristiyan Modalarına Uymayın – Cübbeli Ahmet Hoca

 

« Yahudi, Hristiyanların modalarına harfiyen uymak. Bu zemmedilen, kötülenen bir alamettir. Dolayısıyla, uyarılması, duyurulması gereken bir alamettir. Bu kıyametin yaklaştığına delalettir ve Allah muhafaza kötü ölümlere sebeptir, Resulullah sallallahü sellemin şefahatinden mahrum olmaya sebeptir, imansız ölmeye kadar götürebilir (…).  

 

İslamı yaşayanlara ve yaşatanlara bu İslam diyarında şu kadar mabetlerimiz, camilerimiz, mescitlerimiz, ibadethanelerimiz inşallah dolar taşar. Ama öbür türlü Allah muhafaza, meyhaneler, diskotekler, barlar, pavyonlar, efendim… yesinler içsinler, hindiler tüketsinler, böylece tamamen kafir kültürünü memlekete ithal etsinler. Zaten edildiği kadar edilmiş. Allah bundan sonra bu şuurlu cemaatlerin sayısını arttırsın inşallah. Amin. »

 

 

http://www.haber7.com/haber/20111017/Siyonist-lobiler-nasil-azdi.php

 

17.10.2011 - Siyonist lobiler nasıl azdı! - Fatih KARAKAYA

 

« Hani bir fıkra var: Temel arabasıyla otoyola ters yönden girmiş. Herkes kornaya basıyor, uyarıyor ama Temel oralı değil. O anda radyoyu dinlerken bir anons duymuş “Dikkat dikkat! Delinin biri otoyolda ters yönde gidiyor, dikkatli olun!” Temel sinirlenmiş ve “Ne bir tanesi kardeşim, hepsi deli bunların!”

 

Temel misali bazı insanlar kendilerinden hariç herkesi deli görüyor. Hatanın kendilerinden kaynaklanabileceğini hiç düşünmüyorlar. Asırlar boyunca Yahudiler var oldukları toplumlarda barışçıl bir şekilde barınamamışlar. Her fırsatta yurtlarından edilmişler ya da soykırıma uğramışlardır. Ancak her seferinde sorunun nereden kaynaklandığını düşüneceklerine suçlamayı tercih etmişlerdir.  »

 

 

http://www.milligazete.com.tr/makale/israil-dostlarinin-uzuntusu-219156.htm

 

22-10-2011 - İsrail dostlarının üzüntüsü - Ali Haydar Haksal

 

«Yahudilerde kan ve din kardeşliği her şeyin üzerindedir. Ama kendi ırkları dışındakileri kesinlikle kendilerinin birer kölesi olarak görürler. Bütün insanlık onlara hizmet etmek için yaratılmışlardır. Kendilerini üstün kavim olarak görürler.

Bir de Yahudilerin dolaylı kardeşleri vardır: Masonlar. Onlar diğer milletlerden ve dinlerden onlara hizmet eden yan unsurlardır. »

 

 

http://www0.sondakika.com/haber-diyarbakir-da-inanca-saygi-mitingi-3078496/

 

23.10.2011 - Diyarbakır'da 'İnanca Saygı' Mitingi

 

« Diyarbakır'da Mustazaf Der'in organize ettiği 'İnanca saygı ve başörtüsüne özgürlük' mitingi düzenlendi. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) Genel Başkan Yardımcısı Avukat Güldal Solmaz, başörtüsünü siyasi bir partinin simgesi olması için taşımadıklarını belirterek, "Müslüman, dindar kesimin inançlarıyla ilgili taleplerinin yanlış anlaşılma ve yoruma mahal bırakmayacak şekilde, anayasada özgür tanınan bir kimlik olarak düzenleme yapılması gerekiyor." dedi.


Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda düzenlenen miting, Kur'an-ı Kerim'in okunması ve küçük kızlardan oluşan koronun söylediği ilahilerle başladı.


Yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı mitingde başörtülü kadınlar, 'Allah'ın emri boynumuzun borcudur' ve 'Adalet şaşırma, sabrımızı taşırma' sloganı atarken, zaman zaman erkeklerle birlikte tekbir getirdi. Başörtülü kadınlar, 'Örtü bizim şerefimiz, Ar-namus ve izzetimiz' yazılı pankart taşırken,
kadınların hemen önünde set oluşturan erkekler de, 'Başörtüsüne öğretmen dayağını kınıyoruz. One minute öğretmen! Burası İsrail değil' yazılı büyük bir pankart açtı.  »

 

 

 

http://www.cumrapostasi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=113214&Itemid=2

 

27.10.2011 - Gençler İran'ı 'Dost', İsrail'i 'Düşman' Olarak Görüyor

 

« Adana'da yapılan bir araştırma, gençlerin bölge ülkelerini 'dost' olarak gördüğünü, T ürkiye'nin en büyük düşmanı olarak da İsrail'i gösterdiğini ortaya koydu. (…) Buna göre ankete katılan gençlerin yüzde 47.4'ünün İran'ı; Türkiye'nin dostu olarak gördüğünü dile getirdiğini belirten Güneş, deneklerin yüzde 46.6'ının Suriye'yi, yüzde 43.48'inin de Libya'yı 'dost ülke' olarak gördüğünü kaydetti. Güneş, Türkiye'nin dostu olmadığı düşünülen ülkelerin başında yüzde 79.1'lik oranla İsrail'in geldiğinin altını çizerek, bunu yüzde 77.81 ile Ermenistan ve yüzde 73.56 ile de Yunanistan'ın takip ettiği bilgisini verdi. »

 

 

http://kehaber.org/2011/10/29/4963/

 

29.10.2011 - Türkiyeli İslamcıların “Suriye Kongresi”nde Topyekûn Savaş İlânı

 

«  ÖzgürDer, geçtiğimiz Cuma Ali Emiri Kültür Merkezi’nde “Suriye İntifadası ve Türkiyeli Müslümanların Yaklaşımları” başlıklı bir forum düzenleyerek Türkiyeli islamcıları bir araya getirdi. (…)

 

Müslümanların farklı düşüncelerden de olsa yüz yüze görüşlerini söyleyebilmesi çok önemli. Bu anlamda Özgür Der’i tebrik ediyorum. Telaffuzlarımız farklı da olsa amacımız aynı. Bu süreçte Siyonist rejimin ortadan kaldırılması öncelenirse Ümmet olarak ortak bir noktada buluşabiliriz ve bir sorunumuz kalmaz diyen Nureddin Şirin şunları ekledi:


Siyonizm’in ortadan kaldırılması mücadelesi Ümmetin kurtuluş mücadelesidir. ABD’den, Kemalizm’den, İttihatçılıktan bahsederken bu Siyonizm’den bahsetmedir. »

 

YORUM : Suriye kongresinin katılımcıları, o ülkede konuşulacak yeterince sorun bulamadıklarından mı Siyonizmin ortadan kaldırılmasını (yani İsrail’in ortadan kaldırılması) toplantıya dahil ettiler?

 

 

http://www.youtube.com/watch?v=ibgbc6vYXoI  

 

31.10.2011 (video eklenme tarihi) - Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin ! – Timurtaş Uçar Hoca

 

« Ey müminler, Cenab-ı Hak bizzat Müslümanlara hitap ediyor (…), sakın benim ve sizin düşmanlarınızı, yani Hristiyanları ve Yahudileri dost kabul etmeyin. (…) Ne yaparsa yapsın, Allah’ın kâfire rızası yoktur. (…) Bir Hristiyan, bir Yahudi veya herhangi bir gayrimüslim, bir Müslüman memleketi altınla doldursa, erzakla doldursa, iyiliklerle doldursa, o memleketin bütün insanlarını doyursa, ikram etse, hizmet etse, ne yaparsa yapsa, buna mukabil, Allah ondan razı olsun diyen Müslüman bu sözün arkasından derhal kâfir olur. »

 

 

http://www.haberprogram.com/Haber/187677/2011/11/01-prof.-dr.-ersanlinin-verdigi-kck-dersleri.php  

 

1.11.2011 - Prof. Dr. Ersanlı'nın Verdiği KCK Dersleri

 

« KCK'dan gözaltına alınan ve açılımcılarla BDP'nin sahip çıktığı, Yahudi asıllı derneğin de kurucularından Prof. Ersanlı hakkında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. (...)

 

Ersanlı'nın Yahudi asıllı spekülatör George Soros'un Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin kurucularından olduğu öğrenildi. Eski eşi Lazare Cem Behar Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Teorisi Anabilim Dalı'nda Musevi bir Tabip . (…) Ersanlı'nın ablası Fatma Sırma Evcan'ın da, İşçi Partisi Genel Başkanı ve halen Ergenekon davasında tutuklu yargılanan Doğu Perinçek'in eski eşi olduğu öğrenildi. »

 

YORUM : Ersanlı tabii ki suçludur… Yahudi Soros’un derneğinin kurucularından olduğuna göre, bir de eski kocası da Yahudi olduğuna göre (üstelik doktor !), yargıya ne gerek var ? Hele hele ablasının eski eşi Ergenekon sanığı Perinçek ise… Sakın Ersanlı’nın dedesinin anneannesinin eski kocası da Yahudi bir bankacı olmasın ? O zaman artık Ersanlı kesin PKK üyesidir diyebiliriz.

 

 

 

 

 

 

http://www.haberciniz.biz/belediye-baskanindan-ilginc-teklif-1188540h.htm

 

2.11.2011 - Belediye Başkanından İlginç Teklif

 

« Edremit Belediye Meclisi toplantısında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı ve Meclis Başkanı Tuncay Kılıç, Türkiye’de Halifelik makamının yeniden oluşturulması gerektiğini söyledi. (…)

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Halifelik makamını tekrar oluşturmalı. Halifeyi seçmeliyiz. Bu bizim seçme hakkımız. Bu doğuştan kazanılan haklardan. Bizler netice itibariyle Edremit’te demokrasiyi kuramaz isek böyle büyük ideallerin insanı olamayız.

 

Dünyada bizim dini kimliğimizi temsil eden bir lider yok değerli Edremitliler. Müslümanların lideri yok. Ortodoksların, Katoliklerin var, Musevilerin var. Her dinin ve mensuplarının liderleri var. Ama biz Müslümanların yok. Biz başsız ve kimsesiziz. Neden bu tartışılmıyor bu ülkede. Bazı güçler bunu istemiyor. Ne olur bu olursa İslam aleminde birlik ve beraberlik sağlanır. Hilaf konusu olan mevzularda ne olacak görüş alınacak. İcmail Ümmet sağlanacak. Ne olacak halifelik makamında olan Müslümanların dini lideri Müslüman topluluklar, Müslüman devletler arasındaki itilafları açıklayacağı görüş ve fetva ile ortadan kaldıracak.

Savaşlar Müslümanların topraklarında olmayacak. Müslümanlar ölmeyecek. Türkiye’nin yaşadığı terör belasıyla ilgili, İslam devletlerinin seçtiği halife dese ki ‘Kardeşin kardeşi öldürmesi katilliktir. Öldüremezsiniz. Cennette yer bulamazsınız. Kıyamete kadar cehennemde kalacaksınız.’ Etkileyici olur mu olmaz mı arkadaşlar. Olur. Bal gibi de olur. Ölenler, Askerlerimiz şehit Müslüman. Peki Terörist ne? Teröristler Musevi mi? Hıristiyan mı? Mecusi mi? Bunları sorgulamak lazım artık ” dedi.

Belediye Başkanı Tuncay Kılıç’ın bu açıklamaları salondaki dinleyiciler ve meclis üyelerinden büyük alkış topladı. »

 

 

http://www.gunes.com/2011/11/07/yazar/1421/memis_hoca/cani_sikildikca_bomba_yagdiriyor.html

 

7.11.2011 - Canı sıkıldıkça bomba yağdırıyor - Memiş Hoca

 

« Canı sıkıldıkça “Bize roket attılar” yalanıyla, Gazze Şeridi'ne bomba yağdıran İsrail, ilk gün 9, ertesi gün 5 Filistinliyi şehit etti. »  

 

 

YORUM : Yazar Memiş Hocanın bahsettiği ‘can sıkıntısı’ , Gazze’den İsrail’e birkaç gün içinde atılan toplam 45 füze ve 20 havan topudur. Geniş çapta maddi hasara yol açan bu saldırılarda, 4 çocuk babası Moshe Ami hayatını kaybetmiş, bir bebek dahil yaralanan ve şoka giren onlarca İsrailli hastanelere kaldırılmış, Be'er Sheva, Ashkelon, Ashdod, Kiryat Malachi ve Sderot’ta okullar kapatılmıştı. Hocanın bu yalanıyla kaç kişinin beyni yıkandı acaba ?

 

                                        

                             

                                         İtinayla beyin yıkanır

 

 

 

 

http://www.el-aziz.com/yazar/Mesud_Akgul/2746/Nazi_Fasizmine_Diz_Cokturen_Turk_Pasaportu.html

 

2.11.2011 - Nazi Faşizmine Diz Çöktüren Türk Pasaportu! - Mesud Akgül
Gündem

 

Yazı, 2. Dünya Savaşı sırasında Fransa’da görev yapan Türk diplomatların, Alman işgalindeki Fransa da yaşayan, ve yazara göre « sözde Osmanlı kökenli » olan Musevi vatandaşlarına Türk Pasaportları sağlayarak Türkiye’ye kaçmalarına yardım etmelerini konu alan "Türk Pasaportu" adlı film ile ilgili.

 

Daha ilk satırlarında « sözde » Osmanlı kökenli Musevilere atıfta bulunarak kurtarılanların kimliğine gölge düşüren yazar, hemen ardından, bu filme gösterilen ilginin yetersizliğinden bahsederek geçirmek istediği ikinci mesajı da okuyucuya sunuyor – Yahudiler dünya sinema sektörüne hakimdir, Türkiyenin de kültür ve sanat hayatını onlar şekillendirir :

 

« (…) dünya sinema sektörüne hakim Yahudi unsurlar tarafından yok farz edilmesi, görmemezlikten gelinmesi olacak şey değildir. Ülkemizin kültür ve sanat hayatını şekillendiren, tiyatro ve sinema sektörünü yönlendirme ve yönetme konumunda etkin faktör olan Sabetayist kesimlerin de aynı şekilde filme gereken ilgiyi göstermedikleri bu çevrelerin soğuk tavırlarından da belli olmaktadır. »

 

Ardından üçüncü önemli mesaj geliyor – Yahudiler soykırım kurbanı değildir : « Halbuki 2. Dünya savaşı yıllarında Avrupa ülkelerinde yaşayan Yahudilere Naziler tarafından yapılan sözde soykırımla ilgili çevrilmiş olan film ve belgeseller sinema tarihinin en gözde, bol ödüllü ve büyük hasılat yapan yapımların başında gelmektedir.»

 

Yazının bundan sonraki bölümleri, bu filmin, Türkiye Cumhuriyetinin Sabetayist Yahudiler tarafından kurulan ve idare edilen örtülü bir Yahudi devleti olduğunu ortaya çıkardığı için Dünya Siyonist örgütleri tarafından yok sayıldığını belirttikten sonra, uzun uzadıya bu antisemitik tezi ispatlamaya çalışıyor.

 

Yazarın günümüzde nihayet biraz huzura kavuştuğunu yazısının sonlarına doğru anlıyoruz :

 

  «  Ancak Erbakan’ın liderliğindeki Milli Görüş davasının 40 yıllık destansı ve şanlı mücadelesi sonrasında artık devlet aynı devlet, Türkiye aynı Türkiye değildir. Ülke siyaseti, sermayesi ve medyası büyük oranda menfilikten çıkarılıp müspet hale getirilmiş bulunmaktadır.

 

İsrail’i tanıyan ilk Müslüman Ülke Türkiye gitmiş onun yerine “Gerekirse İsrail’le savaşmaktan çekinmeyiz” diyerek Dünya Siyonizm'ine meydan okuyan bölgesinin lideri yeni bir dünya gücü olan Türkiye doğmuştur. »

 

 

http://www.haber7.com/haber/20111104/Basbakan-da-rest-ceker.php

 

4.11.2011 - Başbakan da rest çeker - Arif Altunbaş

 

« Başbakana karşı çıkanlar sadece CHP, MHP ve PKK’nın legal uzantısı BDP değil. Yeryüzündeki Siyonist derin devletin tüm ahtapot kolları; İsrail, dünya Mason örgütleri, Yahudi sermaye kuruluşları, medya organları,  Ermeni ve Rum lobileri. (…) Tabii bunlara kan bağıyla Türkiye’de bağlı olan  medya kuruluşlarının da aynı propagandayı, aynı şekilde yapmaları rastlantı değil. Taşeronlar her yerde patronlarına hizmet etmek için vardır kuralı bizde de aynen, harfiyen uygulanıyor. (…)

 

Cumhuriyet tarihinde ilk defa masonsuz bir hükümet kuran, İsrail’e kafa tutan, ABD ve AB ile olan ilişkileri ülkemizin menfaatleri doğrultusunda diplomatik nezaket ve dille ülke yararına sürdürmeye çalışan, İslam ülkelerinin umut kapısı olan Başbakan ve Hükümetine karşı çıkanlar; sadece Başbakan’a ve Hükümetine değil, bu millete, bu milletin geçmiş ve geleceğine tüm değerlerine karşı çıkmaktadırlar.

 

Başbakanımızın gerektiğinde ONE MİNUT ve gerektiğinde MOMENT diyerek REST çekebilen bir insan olduğunu dünya alem bilmelidir. Çünkü bu davranış yalnız onun şahsi tavrı değil, top yekün Türkiye insanının duruşudur, belki de tüm İslam Aleminin… Bu duruş davadır, kavgadır, sevdadır, leyladır bizim için. »

 

 

http://yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=09.11.2011&y=OmerLekesiz

 

9.11.2011 - Kudüs'ten vazgeçemeyiz - Ömer Lekesiz

« Yüzümüzün sağı Mekke, solu ise Kudüs'tür. Dini idrakimizin yarısını Mekke, diğer yarısı Kudüs bilinci oluşturur.

O halde Kudüs'ten vazgeçemeyiz.

Kudüs'ü sevmek, ondan vazgeç(e)memek, kutsal bir emanet olarak onu kendi elimizle geleceğe taşımak ontolojik zorunluluğumuzdur. »

 

 

YORUM : Kuran’da bir tek defa bile adı geçmeyen bir şehre « bağlılığın » tek sebebi Yahudilerin ezeli ve ebedi başşehri olmasıdır.

 

 

http://www.8sutun.com/%C4%B0srail-devletini-bitiriyorlar_120467.html

 

10.11.2011 - İsrail devletini bitiriyorlar - Mahmut Toptaş

 

«  Kur'an-ı Kerim'de sözlerinden dönen, adalet sahibi insanları öldüren, peygamberlerini bile öldüren millet diye bahsedilen millet, Beni İsrail'dir.

Kendilerini Firavun'un zulmünden kurtaran Musa aleyhisselama bile ihanet eden topluluk olarak tanıtılır. Müminlere karşı en katı düşmanın Yahudiler olduğu bildirilir.

Tarih boyunca başkalarına kurdukları tuzaklara hep kendileri tutulduğundan iki bin yıldır devletsiz dolaşmışlar.   İnsanlık yapıp kendilerini koruyan milletlere zarar vermeye kalkmışlar ve koruyan devletler onları kovmuşlar.

Nehri geçmek üzere olan kaplumbağaya akrep rica etmiş ve karşıya geçirmesini istemiş. Kaplumbağa, akrebi sırtına almış karşıya geçirirken nehrin yarısında kaplumbağayı sokmaya kalkmış. Kaplumbağa, yardım ettiğini niçin sokmak istediğini anlayamadığını söyleyince akrep "Huyum bu benim" demiş. Kaplumbağa başını içine çektiğiyle birlikte suyun içine dalıvermiş ve akrebin boğulmasını sağlamış. »

 

 

http://www.aksam.com.tr/kavram-kargasasi-4467y.html

 

12 Kasım 2011 - Kavram kargaşası - Hüsnü Mahalli

 

« Bir zamanlar bazıları İsrail ve Türkiye'yi bölgenin tek demokratik, laik ve çağdaş ülkeleri olarak niteler ve İsrail ile Türkiye arasındaki stratejik ittifakı savunurlardı. Şimdi bu dostlarımızın sesi çıkmıyor. Belki de onlara göre Türkiye artık laik değil ya da İsrail'in savunulacak tarafı kalmadı. Çünkü bölgede artık daha demokratik iktidarlar ortaya çıkmaya başladı ve bu iktidarlar Türkiye'yi yani AK Parti'yi örnek alıyor. Örneğin Mısır, Libya ve Tunus'taki İslamcı iktidarlar . »

 

 

YORUM : Sayın Mahalli, « daha demokratik iktidarlar » listesine Gazze’yi eklemeyi unutmuş.

 

 

http://www.el-aziz.com/haber/5129/TURKIYEYI_SAVASA_SOKMAK.html

 

15.11.2011 – Türkiye’yi Savaşa Sokmak

 

İsrail İran’a saldıracak haberlerinin arka planındaki komplo

 

«  İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın İsrail’e yönelik sözde sert söylemi aslında Siyonist devlete dolaylı şekilde yarar sağlamaktadır . Varlığını tanımayız, yaşatmayız, denize dökeceğiz gibi tehditleri, kof blöfleri, ayağı yere değmeyen uçuk-kaçık söylemleri, İsrail’in –arayıp da bulamadığı cinsten- nükleer silahlara sahip olma gerekçesini ve meşruiyetini sağlamaya hizmet etmektedir. (…)

 

İran’ın bu haddinden fazla aşırı düşmanca tutumundan son derece memnun olduğu için İsrail her fırsatta dolaylı ve örtülü destek sağlayarak karşılık vermektedir. Bilenler bilir ki İran, MOSSAD göz yummadan, hatta bizzat devreye girip temin etmeden asla nükleer teknolojiye, sırlara ulaşamaz.

 

İsrail, caydırıcı güce sahip olup Şii Kuşağın lideri olmasını temin etmek için İran’ın nükleer güce sahip olmasına çalışıyor. Çünkü Türkiye liderliğinde İslam Birliği kurulmasını önlemenin tek yolu İran’ın caydırıcı nükleer güce sahip olmasını sağlamaktır.

 

El altından İran’ın nükleer güç sahibi olmasını sağlayan İsrail, diğer yandan da Türkiye’ye tehdit oluşturduğu söylemiyle iki ülke arasına güvensizlik ve nifak tohumları ekip savaştırmak istiyor…  »

 

 

http://www.aktifhaber.com/ocalani-yahudi-sirkete-birakan-sozlesme-519476h.htm

 

15.11.2011 - Öcalan'ı Yahudi Şirkete Bırakan Sözleşme

 

« PRONET : TÜRKİYE'DE BİR İSRAİL TEŞKİLATI GİBİ


PRONET'in kurucuları hayli dikkat çeken isimler. Şirket 1995 yılında Yahudi asıllı Alp Saul, Beri Koronya ve İshak İbrahimzadeh isimli şahıslar tarafından kurulmuş. Şirketin kurucuları aynı zamanda İsrail çifte vatandaşı. Şirketin ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin büyük çoğunluğunu Yahudi asıllı iş adamları oluşturuyor.


HAHAMHANE'DE GÖREVLİ


Sehmur Tarı, Andries Van Wijlen, Arif Kerem Onursal bu isimlerden birkaçı. Kuruculardan İshak İbrahimzadeh, Beyoğlu Musevi Hahamhanesi Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Türk Musevi Cemaati Başkan Vekili. Şirketin CEO'su Alex Mc Nutt. Nutt daha önce de dünyada önde gelen güvenlik şirketlerinden ADT'de yöneticilik yapmış bir isim. PRONET'in genel Müdürü ise yine Yahudi asıllı bir işadamı, Metin Kastro. Kastro, İstanbul-Fatih'te bulunan "Balat Or-Ahayim Musevi Hastanesi Vakfı"nın yönetim kurulu üyesi.

KAPI KAPI DOLAŞIP BİLGİ TOPLUYORLAR


Şirket elemanları sahada da harıl harıl çalışıyor. Ev ev kapı kapı dolaşan PRONET görevlileri kapınıza geldiğinde size ilk olarak şu soruyu soruyor
: "Evinizde veya işyerinizde herhangi bir güvenlik sistemi kullanıyor musunuz?". İstihbarat yönlendirmeli anketörlerin yaka kameralarıyla eviçi görüntülerini arşivledikleri ileri sürülüyor. Bu şekilde pek çok ev ve işyerinin güvenlik sistemi hakkında bilgi sahibi olurken, birçoğunun sistemini bizzat kendileri kuruyorlar.


DOĞAN'I VE ALARKO'YU DA PRONET KORUYOR


Türkiye'de bir İsrail teşkilatı görünümündeki PRONET'in güvenliğini üstlendiği yerlerden bazıları da hayli dikkat çekici.
2003 yılında İstanbul'da bombalı saldırı gerçekleştirilen iki Sinagog, yüksek gizlilik isteyen çeşitli devlet projeleri, Türkiye'deki Büyükelçilikler, cezaevleri ve bazı devlet kurumları… Aralarında BP (British Petrol), Hürriyet Medya Tower, Petrol Ofisi, Doğan Medya Center, Philip Morris, Acıbadem Hastanesi, Alarko, Mövenpick Otel gibi kritik kuruluşların da bulunduğu bir çok önemli şirket.


MASONİK İŞARET KULLANIYORLAR


PRONET firmasının kullandığı logo da dikkat çekiyor. Şirket masonik bir simge olan "tek göz" işaretini kullanıyor.





Bu göz "Luciferin Gözü" ismiyle biliniyor. ABD dolarından çeşitli firma logolarına kadar çeşitli yerlerde bu işaretlere rastlamak mümkün. Zaten pekçok yönetici ya bizzat kendisi ya da yakını vasıtasıyla Mason localarına ve Rotary kulüplerine üye. »



YORUM : Bir Türk şirketi ihale kazanarak bir iş alıyor. Olay bu kadar basit. Bu haberin başlığından tutun da içeriğine kadar tüm amacı « Öcalan’ı koruyacak olan İsrail’dir » mesajı verip yeni bir komplo teorisi üretmek. Yazıda şirketin ortaklarının ve Yönetim kurulu üyelerinin çoğu Yahudi olarak listeleniyor, hatta ve hatta şirketin logosu bile incelemeye alınıyor. Bugün en basit pazarlama aracı olan bir müşteri edinme yöntemi, sinsi bir oluşumun « kapı kapı dolaşıp bilgi toplaması » gibi gösteriliyor. Pronet’in pek çok büyük şirket ve kurumu koruması ise, normal insanlar için başarılı bir şirket olduğunun göstergesiyken, yazıda Pronet’in güvenliğini üstlendiği yerlerden bazıları « hayli dikkat çekici » ve « kritik kuruluşlar » olarak nitelendirilerek, okurun zihninde, şirketin asıl amacının ticaret değil de, « sızma » olduğu düşüncesi uyandırılıyor. Bunlar yetmezmiş gibi, hayal gücü inanılmaz boyutlara vararak şirketin logosundaki göz, Masonik bir simgeye benzetilip, atılan çamur biraz daha yoğunlaştırılıyor.  Üstüne üstlük, okur kitlesinin Masonları ve Rotaryenleri sevmediğini varsayan “haberci”, müneccimliğe soyunup şirketin pek çok yöneticisinin veya yakınlarının bu örgütlere üye olduğunu ileri sürüyor.

 

 

http://www.islamidavet.com/2011/11/19/bahreynin-siyonist-gudumlu-kraliyet-gucleri-devrimci-huseyni-halkin-kanini-akitmaktan-zevk-aliyor-1-sehid/  

 

19.11.2011 - Bahreynin Siyonist Güdümlü Kraliyet Güçleri, Devrimci Hüseyni Halkın Kanını Akıtmak’tan Zevk Alıyor.    1 Şehid!

 

« Bu sabah saatlerinde bahreyn rejiminin siyonist güdümlü polisleri , barışçıl yürüyüş düzenleyen devrimci Hüseyni halkın kanını akıttı.Alalam haber kanalı muhabiri aktardığı bir haberde, bir Polis aracının yürüyüş düzenleyen halkın üzerine aracıyla dalması sonucu,16 yaşında bir gencin şehid olmasına,5 kişinin de yaralanmasına neden oldu. »

 

YORUM : Bahreyn polisi Siyonist güdümlüymüş ! O halde kan akıtmaktan zevk almaları normaldir…

 

 

http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=184519

 

22.11.2011 - Erdoğan Esad'a Hitler ve Kaddafi'yi hatırlattı

 

« Erdoğan Esad'a, "Eğer topraklarına yönelik bir müdahale karşısında, ölene kadar savaşmaktan bahsediyorsan, kusura bakmasın ama insana sorarlar; İsrail'in işgal ettiği Golan Tepeleri için neden ölene kadar savaşmadın?" dedi »

 

YORUM : İsrail’i karıştırmadan Esad’ı suçlamak mümkün mü ?

 

 

http://www.haber7.com/haber/20111123/Muhammed-ummeti-dort-kitapta-da-ovuldu.php

 

23.11.2011 - Muhammed ümmeti dört kitapta da övüldü - Mustafa Yürekli

 

«(…) Kur’an-ı Kerim’den önce gelen kitaplar ve Hz. Muhammed’den (s.a.v..) önce gelen peygamberler, süreli dini tebliğ etmişlerdir. »

 

« Sevgili peygamberimiz MS. 610 yılında son kitap Kur’an-ı Kerim’le son peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed (s.a.v..) ise kıyamet gününe kadar bütün insan ve cinlerin peygamberidir. Bütün insanlar ve cinler,  kıyamete kadar Hz. Muhammed’in (s.a.v..) ümmeti olmuşlardır. Bu yüzden 7. yüzyıldan itibaren 13 yüzyıldır ve kıyamete kadar Kur’an-ı Kerim’de bildirilen iman esaslarına ve ilahi kurallara iman edip, mümin ve Müslüman olanlara, Ümmet-i İcabet denmektedir. Çünkü Allahu Teala tarafından kıyamete kadar geçerli kılınan Kur’an-ı Kerim’le ortaya konan evrensel son din İslam’ı kabul ve çağrıya icabet etmişlerdir. İslam’ın iman esaslarına iman etmeyip, kâfir olanlara da Ümmet-i Davet denir . Onlar İslam’a davet olunup, icabet (kabul) etmediler, davet halinde kaldılar.

7. yüzyılın başında insanlık Kur’an-ı Kerim çağına girmiştir. 13 asırdır ne kadar Yahudi, Hıristiyan, materyalist, ateist, çeşitli ideolojilere savrulmuş putperest ve inançsız varsa, hepsi Ümmet-i Muhammed’den olup, davette kaldılar, iman etmediler; onlara ümmet-i davet denmektedir. Cinlerin de müminleri ümmet-i icabet, kafirleri de ümmet-i davettir. »

 

YANLIŞ ÜMMET ANLAYIŞLARI

« Zamanımızda insanların çoğu, Hıristiyanları Îsâ (a.s.)ın ümmeti, Yahûdîleri de Mûsâ (a.s.)ın ümmeti zannediyorlar. Bu tarihi yanlış okumaktır. Tarihi böyle yanlış okumak, cehaletle Ümmet-i Muhammed’in dışında ümmetler olduğunu sanmak, Hz. Muhammed’in (s.a.v..) bütün insanlara ve cinlere peygamber olduğunu kabul etmemektir. »

 

«  Tahrif oldukları için Tevrat, Zebur’la, Zebur İncil’le geçersiz hale getirilmiş; Allahu Teala son olarak gönderdiği Kur’an-ı Kerim’le üçünü de geçersiz kılmıştır .

Hz.Musa’nın (a.s.) tebliğ ettiği Tevrat ellerinde olmadığı için Yahudiler Mûsâ (a.s.)ın ümmeti olamamaktadır. Hz.İsa’nın (a.s.) tebliğ ettiği İncil ellerinde olmadığı için Hıristiyanlar da İsa (a.s.)ın ümmeti olamamaktadır. Yahudilerin ve Hıristiyanların bugün bir peygamberin ümmeti olduklarını iddia etmeleri boş bir çabadır; bunlar, yanlış ümmet anlayışlarıdır.  »

 

« Hz. Âdem ile Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.) arasında dünyâya gelmiş olan yüz yirmi dört binden ziyade peygamberin en büyükleri, hep O’na tâbi ve O’nun ümmetinden olmayı istemişlerdir. Mûsâ (a.s.) O’na tâbi olmağı istemiştir . Îsâ (a.s.) gökten inip, O’nun izinde ve yolunda, dîninde yürüyeceğini bütün din kitapları haber veriyor. »

 

 

YORUM : Bilgili bir Müslüman bu konularda bizi aydınlatırsa çok iyi olur. İslam dini hakikatten diğer dinleri, süreleri kısıtlı olduğundan yok mu sayar ? Diğer kutsal kitapları geçersiz mi addeder ? Yahudilerin peygamberi olan Hz Musa’nın Müslüman olmayı arzuladığını mı kabul eder ?

 

 

http://www.risalehaber.com/author_article_detail.php?id=11963  

 

24.11.2011 - Gerçeği ile sahtesi arasında Hizbullah – Mustafa Özcan

 

« Netice itibarıyla Nazizm ve Siyonizm de hastalıklı birer ideolojidir. »

 

 

YORUM : Yazar, Yahudilerin anavatanlarında devlet kurma arzusuna verilen isim olan Siyonizmi, Nazizm gibi iğrenç bir ideolojiyle eşdeğer tutuyor. Klasik bir antisemitizm ve cehalet örneği.

 

 

http://www.velfecr.com/kayseriye-siyonistler-gelirse-boyle-olur-video-5412-haberi.html

26.11.2011 - One Minute..! Şehid Furkan'ın Şehrine Siyonistler Giremez...! - Ali Ammar

 

« Siyonist rejimin insanlık dışı ambargo ve kuşatması altında duran Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla Mavi Marmara öncülüğünde yola çıkan Özgürlük Filosu’ndan geriye kalan en kutlu miraslardan birisi de kuşkusuz ki, 19 yaşındaki delikanlı, ümmetimizin yiğit evladı Şehid Furkan Doğan’dır. (…)   Mavi Marmara’nın güvertesinde Allahuekber feryadlarıyla siyonist katillerin karşısında dağ gibi duran bu yiğit kardeşimiz doğup büyüdüğü Kayseri’ye kefenler içinde dönmüş, o ve kentin topraklarına bir “şehid” olarak gömülmüştü. Artık Kayseri bağrında “Furkan doğan” gibi bir şehidimizi taşıyordu.

Akdenizin mavi sularında Furkan’ın üzerine kurşunlar yağdıran Siyonist katiller, Furkan’ı ardından Furkan’ın şehrine bayanlar basketbol takımı altında gelince, kuşkusuz ki bu durum, en azından bu aziz şehidimize bir vefa olarak, bu Siyonist organizasyonu protesto etmeyi gerektiriyordu…

Kapalı Spor Salonuna giren siyonist rejim “sporcu”larının yanında bir grup yiğit bacı ve kardeşimiz de tribünlerde yerlerini almış, ellerindeki Mavi Marmara resimleri, Filistin bayrakları ile birlikte, “Siyonistler defolsun” diye haykırmaya başlamıştı…

Bundan daha doğal ne olabilirdi…


Futbol karşılaşmalarında ağızlara alınmayacak galiz küfürler sarf edildiğinde, bu aşağılık hareketleri, küfürbazları ellerinden tutup stat dışına atma gerekçesi saymayan güvenlik anlayışımız, Kasyeri’de sivil bir protestoyu “güvenlik sorunu” görerek bu bacı ve kardeşlerimizin salon dışına çıkartmıştı…


Madem ki bu onurlu bacı ve kardeşlerimiz salon dışına çıkartılmışlardı; demek ki artık Siyonist rejim sporcular için salon içinde bir güvenlik sorunu kalmamıştı. Rahat rahat oyunlarına devam edebilirlerdi…


Ancak bizim güvenlik anlayışımız bununla yetinmedi, ellerinde “Mavi Marmara” resimleri ve “Filistin bayrakları” olan bu kardeşlerimizi otobüslere doldurarak 9'u bayan 33 kardeşimizi gözaltına almıştı… (…)

İtile itile de olsa salondan çıkarılmışlardı…


Peki bu Kayseri’ye yakıştı mı..?

Şehid Furkan’ı bağrında taşıyan Kayseri’ye bu siyonist rejim takımlarının gelip gitmeleri bu kadar kolay mı olmalıydı? (…) »




 

 

 

http://www.habereditor.com/news_detail.php?id=81394

 

26.11.2011 - 40 Yıllık Proje ! - Hüsnü Mahalli

 

" Kopenhag Kriterleri , ne kriteri sen aşağılık bir toplumsun her şeyinle, sen bana kriter koyamazsın sen daha yokken ben o kriterleri koydum. Müslüman, Hristiyan olarak koydum bu coğrafyada yaşayan olarak koydum; ama sen onları öyle bir hale getirdin ki şimdi onları kriter diye söylüyorsun ve bu kriterler aslında İsrail'in kriteri Batı'nın değil. İsrail'i bu coğrafyada sonsuza dek egemen kılmak için yapılan her şeydir. Bu coğrafyada gördüğünüz her şey İsrail içindir ."

 

 

YORUM : Saplantılar insanı yer bitirir, mantık denen şeyi yok eder.

 

 

http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/11/111123_gul_wiltonpark.shtml

 

23.11.2011 - Abdullah Gül: Filistin sorunu çözülmeden hiçbir Arap Baharı yazı göremez - Güney Yıldız

 

« Gül İsrail-Filistinliler sorunun çözülmesinin Arap Baharı’nın geleceğiyle yakından ilintili olduğunun da altını çizerek, “Araplar ile İsrailliler arasında etraflı bir anlaşma olmazsa bölgedeki hiçbir bahar yazı göremez.” dedi. »

 

 

YORUM : Filistinliler Arap devletlerinin umurunda bile değilken, hayatları pahasına ayaklanan Arap halklarının derdi iş, aş ve özgürlük iken, Türk yetkililerin Filistin aşkı göz yaşartıcı.

 

 

http://www.dogruhaber.com.tr/Haber/Israilden-Gazzeye-Hava-Saldirisi-18108.html      

 

27.11.2011 - İsrail`den Gazze`ye Hava Saldırısı

 

 

 

 

 

« GAZZE - İşgalci İsrail ordusuna ait bir savaş uçağı, sabahın erken saatlerinde Gazze Şeridi`nin orta kesimindeki Ez-Zehra kentine füze saldırısı düzenledi. Saldırıda atılan füzenin boş bir alana düştüğü kaydedildi.

İkinci saldırı ise Gazze Şeridi`nin güneyindeki Han Yunus`un kuzeybatısında bir bölgeye düzenlendi. Savaş uçaklarıyla düzenlenen saldırıda Han Yunus ile Deyr El-Belah arasındaki bir seraya iki füzenin düştüğü belirtildi.

Saldırılarda ölen ya da yaralanan olup olmadığı hakkında herhangi bir bilgi verilmedi. »

 

 

 

YORUM : Doğru Haber sitesinin bu haberinde bazı eksikler var… Bu tür haber çarpıtmaları, birçok medya tarafından, ‘İsrail sebepsiz yere saldırıyor’ izlenimini vermek için yapılmaktadır.

 

İşte haberin doğrusu :

26 Kasım Cumartesi günü Gazze şeridinden İsrail’e atılan Kassam füzesi Eshkol Bölgesel Konseyi bölgesinde patladı. Bunun üzerine, İsrail Hava Kuvvetleri Gazze’de iki terörist eylem merkezini vurdu. Filistin Ma'an haber ajansının haberine göre saldırıda ölen veya yaralanan olmadı. (Jerusalem Post, 27.11.2011)

 

Ayrıca, haber metnine iliştirilen yukarıdaki fotoğrafın olayla hiçbir ilişkisi yoktur. Getty Images a ait bu fotoğraf   Ocak 2009 tarihlidir.

 

 

 

Alegresse Delail

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
yehuda beit halachmi israel
18/01/12 14:12
Kim demiski turkiyede Israel ve Yahudi dusmanligi yok diye? Masallah nazar degmesin Turk nefret imalat Arap nefret imalatindan asagi kalmiyor. Turkiyede bir cok dangalakta Araplarda oldugu gibi buna inaniyorlar.Yalni bunu bilmeniz gerek icinizdeki kin ve nefretle kalacaksiniz.
Alon
26/12/11 21:18
halit sönmez yine mi sen ?.) Sana çok acı birşey söyliyeyim...Yahudilerin dünyayı ele geçirmek gibi bir derdi hiç yok..topu topu 13-15 milyon yahudi var tüm dünyada..Sadece atalarımızın topraklarında , 2000 senedir dualarını edip hayalini kurduğumuz öz be öz her tarafı yahudi tarihi kokan bu topraklarda , diğer milletlerin kendi topraklarında yaşadığı gibi hür bir millet olarak yaşamak istiyoruz.. Şimdi bana Nil-Fırat masalını anlatırsın..Hacılardan , hocalardan, şeyhlerden , yandaş basından duyduğun masalı anlatırsın belki de..Masal HZ.İbrahim'e helal kılınan Nil-fırat ın Hz.İbrahim 'in zürriyetine nasip olacağı ile başlar...Tabii bunu yobaz takımı yahudi olarak algılar , çünkü işlerine öyle gelir..Hz.İbrahim in zürriyeti , ishak ve ismail'in soyudur...Sen hacı fışfışlara bu zürriyet hikayesini bu şekilde söyle belki kafalarına dank eder...
halit sönmez
19/12/11 09:44
bence nefretten besleniyor ve buna bayılıyorsunuz.hatta dünyayı sizin yönettiğinizi söylemeleri öyle hoşunuza gidiyorki.ama bir gerçeğide biliyorsunuz ki bu sizi çok acıtıyor.dünyayı hiç ele geçiremediniz bu dünya krallığı hiçde olmayacak.çünkü sizin paranız bir yere kadar birisi ee yeter dedimi olay biter.siz dünyayı kullandığınızı sanıyorsunuz ama dünya paranısız kullanır işine geldimide gettolara ölüm kamplarına gönderir.siz dost olarak hristiyanları seçdiğiniz sürece daha çok katliam görürsünüz.
Selçuk
13/12/11 13:49
Aynı nefret suçunu bazen israili savunan blog, facebook gibi sayfalarda ve israilde ki gazetelerde de görmek mümkün. Konu Süryanilik, Zerdüştlük, Çeçenler,Kürtler, Çinde ki Uygurlar, ya da Tibetliler, Arap Hristiyanlar, Bask bölgesi gibi sorunlar söz konusu olduğu zaman sizde baskıcı güçlerden farklı düşünmüyorsunuz.
Alon
12/12/11 17:50
Haberin en üstünde resmi olan şahıs Cübbeli Hoca dedikleri soytarı nefret kusmaktan vakit bulamadığı için, karı kız ayarlama işini adamlarına yaptırırken yakayı ele vermiş.. Ben esasında buna şaşırmıyorum.. Bunların çoğu değil tamamı böyle..o günah bu günah kendisine helal...İşin ilginç ve komik yanı ; hangi kadın böyle pis suratlı , iğrenç görünümlü bir mikropla para karşılığında bile olsa beraber olabilir...
yehuda beit halachmi israel
06/12/11 17:02
Turkiyede Yahudi ve Israel dusmani yok demek icin binlerce yalanci sahit lazim .Turk INTERNET sitelerinde Israel ve Yahudi konularini iceren sitelere bir goz atmak kafi. Bu sitelerde Israel ve yahudilere atilan iftiralar yalan dolan makaleler ile bu dusmanligin dogmamasi mumkun degildir. Ne yazikki bu zehir dolu makaleleri yazan sefillerin agina dusenler cok.
ZAMANIN TANIĞINA
06/12/11 16:30
FÜZE KALKANI AKP İKTİDARI YERİNE (MESELA) CHP İKTİDARI TARAFINDAN YERLEŞTİRİLSEYDİ O ZAMAN GÖRÜRDÜNÜZ YER-GÖK NASIL İNLİYOR. İSRAİL İLE EN ÖNEMLİ İŞBİRLİĞİ ANLAŞMALARI NECMETTİN ERBAKAN'IN BAŞBAKANLIĞI ZAMANINDA YAPILMIŞTIR. ABD BU GİBİ YERİ GÖĞÜ İNLETECEK ANLAŞMALARI, EN FAZLA GÜRÜLTÜYÜ ÇIKARABİLECEKLERİN İKTİDARINA YAPTIRIR. BU BÖYLEDİR.
ZAMANIN TANIĞI
05/12/11 17:18
TÜRKİYEDE yazınızda anlattığınız boyutta yahudi düşmanlığı var ise bu insanların İSrailin korunması için malatyaya füze kalkanının yerleştirilmesinde yeri göğü inletmeleri gerekirdi. Halbuki bu yazdığınız insanlardan füze kalkanına karşı tıs sesi bile yok ozaman bu nasıl bir nefretki İsraili koruyan füze kalkanına sezsiz kalarak onay vermektedir.Bu çelişkinin arkasında ne vardır. anlayan varsa anlatsın
S.H
03/12/11 12:09
Semer seçilirken eşeğin fikri değil ölçüsü alınır.

Haber Merkezi