Haber Merkezi

19/08/14

Türk basınından: İsrail devletinin temelleri

 

SETA Vakfı Dış Politika Araştırmaları Direktörü ve Akşam Gazetesi'nde köşe yazarı Ufuk Ulutaş “İsrail devletinin temelleri” adlı bir yazı yayınladı. Yazar için ayrıca “TRT-Türk'te Küresel Siyaset programını yapmaktadır. Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi mezunudur. Ohio State Üniversitesi'nde Ortadoğu tarihi üzerine master yapmış olup aynı bölümde doktora adayıdır” deniliyor.”

Bilimsel ve akademik prensiplerin hiç birine ve gerçeklere uymayan bu yazıyı Ohio State University profesörleri görse acaba yazar doktora adayı olmaya devam eder miydi dersiniz?

Yazıyı ve (kırmızıyla) yorumlarımızı sunuyoruz

ufuk

 

İSRAİL DEVLETİNİN TEMELLERİ

İsrail Devleti üç temel üzerine kurulu. İsrail’i var eden bu üç temel sarsılmadığı müddetçe Filistin Mandası döneminden beri yaşanan sorunlar ve katliamlar sona ermeyecek.

Bu üç temelin ilki ırkçılık. Evet, İsrail’in İsrail’i eleştiren herkesi suçladığı ideoloji, İsrail’in kuruluş felsefesinin temelinde yer aldı. Bir Yahudi ırkı vardı. Dinle ilişkilerinden bağımsız olarak Halaka’ya (Yahudi şeriatı) göre Yahudi ırkından kabul edilen herkesin tarihi Filistin topraklarında yaşama hakkının olduğuna inanıyorladı. Allah vergisiydi bu hak onlara göre ve Filistin topraklarında Filistinlilerin yaşaması sorunsalı gerekli olan tüm metotlarla çözülmeliydi.

İsrail tüm yahudilerin vatanı olarak kuruldu, ve Birleşmiş Milletlerce öyle kabul edildi. Bu ırkçılık değil,  her millet gibi Yahudilerin de kendi vatanlardında hür yaşamaları prensibidir. Dolayısıyla dünyanın dört bir yanında zulüm gören veya kovulan Yahudiler buraya yerleştiler.

Siyonizmin fikir babası Theodore Hertzl 1902 de, “Altneuland” adlı, İsrailin 1923 yılında kurulacağını öngören ütopik bir roman yazdı. Roman, 1923 te yapılacak bir seçimden de bahseder. Yazarın yukarıdaki iddiaların tam aksine bu kitaba göre bu topraklarda yaşayan herkesin ırk, din ve cinsiyet gözetmeksizin seçme hakkı vardır. Altneuland 1902 de yayınlandı. Bu tarihte hiçbir batılı ülke kadınlara oy kullanma hakkı vermemişti. Bu tarihte İngilterede bile halkın %40 ı nın oy verme hakkı vardı. Temelde Irkçılık?

14 Mayıs 1948 de İsrailin devletinintemelini teşkil eden bağımsızlık bildirisi, ülkede yaşayan herkesin din, ırk, cinsiyet gözetmeden eşit sosyal ve politik haklara sahip olduğunu bildirir. Vicdan, dil, eğitim ve kültür hürriyetlerini vaadeder. Temelde Irkçılık?

İsrail tarihinde Yahudi olmayan  yüzlerce vatandaş milletvekili, subay, hakim, savcı olmuşlardır. Son skandalda İsrail Cumhurbaşkanı'nına hapis cezası veren hakim araptı. Temelde ırkçılık?

İsrailin kurulduğu yıl olan 1948 de İsrail vatandaşı olan Arap nüfusu 156,000 idi. Günümüz İsrailindeki Arap vatandaş sayısı bu rakamın 10 mislidir.

Irkçı olmayan Türkiyeyle bir karşılaştırma yapmak gerekirse, Cumhuriyet kurulduğunda 200,000 civarı olan Yahudi vatandaşlardan bugün onda birinden az, 17,000 kalmıştır. Cumhuriyet tarihi boyunca da bu vatandaşlardan (91 yılda üç milletvekili hariç) hiç biri milletvekili, subay, hakim, savcı olamamıştır.

Manda döneminin Siyonist kayırmacılığından sonra 1948′de devletlerini kurduklarında özellikle Avrupa’da Yahudiler’e yönelik önyargı ve klişeleri yalanlama uğraşına girdiler. Bunlardan birisi Yahudiler’in savaşmayı bilmedikleri; diğeri toprağı işlemekten anlamadıklarıydı. 1917 de kurulan, ve Çanakkale savaşında İngilizlere lojistik desek veren silahsız “Katır birliği”öncesinde İsrailoğullarının  millet olarak kurdukları en son ordu M.S 100 yıllarına dayanır. Yahudilerin Avrupada toprak sahibi olmaları, çiftçilikle uğraşmaları yasaktı. Yahudilere ilk tarımla uğraşma izni 19. Yüzyılın başında  Rusya’da verildi. Dolayısıyla Yahudilerin savaşmayı bilmedikleri ve toprağı işlemeden pek anlamadıkları önyargı veya klişe değil gerçektir. Daha çok ticaret, aracılık vs. gibi işlerle uğraşan Yahudiler için Yahudilere birçok meslek yasaklandığı için Yahudiler kendilerine serbest olan mesleklerle uğraştılar. Bu onların seçimi değil zorunluluğuydu. Avrupa’da oluşan kol gücü zayıf ve kendisini savunamayan Yahudi imajını bertaraf etmek için “Yahudi güçlüdür” veya “Yahudi toprağı işler” tarzı karşı kampanyalara giriştiler. Örneğin, İsrail’in ziraat, bitki genetiği vs. gibi alanlarda çok iyi olmasında bu düşünce etkili olmuştur. Yazarın ne kastettiği açık değil. Eğer bir şeyi becermek için kampanya açmak yeterli olsaydı, tüm az gelişmiş ülkelerdeki açlığa son kampanyaları, Türkiyedeki sayısız kadına şiddete son kampanyaları başarılı olmuşlardı. Diğer taraftan ise kendi kendini savunabilen ve savaşan Yahudi imajını güçlendirmek için askeriye’ye, askeri teknolojiye büyük önem verdiler. Bu 66 senelik tarihlerinde askeri güç gösterilerinden özel bir haz duymalarını da açıklamaktaydı. (Bknz. The Founding Myths of Israel) ?????

Irkçılık sebebiyle “biz ve diğerleri” anlayışı da İsrail toplumunda güçlü bir yer edindi. İsrailin ırkçı olmadığını birkaç paragraf önce açıkladık. Dolayısıyla Irkçılık iddialarına cevap vermiyoruz.  Sadece Filistinli Araplar’a karşı değil, örneğin son yıllarda İsrail’de çok tartışılan Afrikalı mülteci ve göçmenlere karşı da ırkçı yaklaşımlarda bulundular. İsraile son senelerde özellikle Sudan’daki müslümanların zulmünden kaçan on binlerce Afrikalı mülteci geldi. Mısır askerlerinin gördükleri yerde vurduğu bu mültecilerin çoğu bugün hala İsraildeler. İsrail nüfusuna göre sayıları hatırı sayılır olduğundan (70,000 cıvarı diye tahmin ediliyor) sorunları çözülmüş değil. Bu sorun Türkiyenin Suriyeden gelen mülteci sorununa benzetilebilir. Devletin ırkçı bir yaklaşımı yoktur. Meselenin Filistinliler’e bakan tarafında ölen bir İsrailli için onlarca Filistinli’ye kıyabildiler. "Eceliyle Ölen" değil, "teröristler tarafından öldürülen". Doğrudur. İsrail insanlarına değer verir.

İkinci temel işgal. Sözde İşgal bölgesinin boyunu göz önüne getirmek için bu harita önemli. Eğer seçebiliyorsanız, İsrail açık maviyle, Batı şeriya kırmızıyla gösterilmiş. Yeşille gösterilen bölgeler, 1940 larden beri 800,000 Yahudinin kovulduğu ama ırkçılıkla hiçbir zaman suçlanmayan Arap ülkeleri.

 

 

 

Devam edelim

 

İşgal ve İsrail kelimeleri birbiriyle özdeşleşmiş durumda. Sadece Filistinliler İsrail’e “İşgalci” ordusuna da “İşgal güçleri” demiyor, uluslararası hukuka göre de İsrail bir işgalci devlet. Yanlış.  İsrail Gazzeyi seneler önce boşalttı. Batı Şeriya’ya gelince, bu bölgeyi Ürdün 1949 da ilhak etmiş, fakat uluslararası tanınma sağlayamamıştı. Nitekim 1983 te bu ilhaktan vaz geçti. Bu toprakların İsrailden bir önceki sahibi İngiliz Mandasıydı, ve Batı şeriya kurulacak bir Arap devletinin payında düşüyordu. Bu plan hiçbir Arap ülkesince tanınmadı. 1949 daki ateşkes anlaşması bile arap ülkelerinin ateşkes sınırlarını nihai sınır olarak tanımayacağını belirtir. Dolayısıyla bir işgalden bahsetmek abestir. 1948′den beri işgalini derinleştiren, Filistin topraklarına ek olarak Suriye ve Lübnan topraklarını da işgal altında tutan bir devlet. Israil Lübnanın bir  karış toprağını işgal etmiyor. “Şiba çiftliği” adı verilen, Lübnanın kendisine ait olduğunu iddia ettiği birkaç kilometre karenin Suriye kendisine ait olduğunu iddia eder. İsrail 1981 de 100 km2 kadar olan Golan tepelerini ilhak etme kararı aldı. Bu kararın nedeni, tepelerin savunma için stratejik değerde olması, ve buralardan İsraile sürekli saldırı yapılmış olması. Teyid edilmeyen iddialara göre, Suriyeyle başlanan fakat bitirilemeyen bir sürü görüşmede, hakiki barışa karşı bu topraklar birçok başbakan tarafından Suriyeye teklif edilmiş. Varlığını işgale dayamış, işgalin sona ermesini kendisi için varoluşsal bir tehdit olarak gören bir devlet. İsrail 1967 savaşı sonucunda Mısır ve Ürdünden kendi yüzölçümünün iki mislinden fazla bir toprak işgal etti. Bu ülkelerle yapılan barış anlaşmaları karşılığında da bu topraklar son santimine kadar geri verildi. Bu iddia sade yalan değil, İsrailin tarihte savaşla kazandığı toprakları barışla geri veren ilk ve tek ülke olduğunu da inkar ediyor. Bir yapının devlet olabilmesi için gereken şartlardan olan toprağı işgal ile ele geçirmiş bir devlet. Yalan. İsrail BM taksim planıyla kuruldu. Topraklarını genişletmesi Arap komşularının bu planı kabul etmeyip açtıkları savaş sonucu oldu. Araplar bu savaşı kazansalardı “işgal” edecekleri toprakları geri vermeyecekleri değil, bugün bir İsrailden bahsedemiyeceğimiz de barizdir.  BM’deki 1947 Filistin  taksim planından bugüne kadar bazen savaşla (1948, 1967 gibi ) bazen de tek taraflı ilanlarla (1980 Kudüs’ün ) işgalini genişletmiş ve “kendi gerçekliklerini yaratmak” için kullandığı yasadışı yerleşimlerle işgalini derinleştirmiştir. 1947 taksim planında Kudüsün yarısı İsraile verilmişti. Bahsedilen eski veya Doğu Kudüs. Kudüs- veya İbranicesi Yeruşalayim adı Tevratta yüzlerce kere geçer. Yahudilerin geleneği ve ortak belleğinde Yeruşalayim Hamursuz bayramı dualarında “Seneye Yeruşalayimde” den başlayarak her Yahudi düğününde “Eğer Seni unutursam sağ kolum kurusun” (Mezmur) duası dahil en önemli yerdedir. Yüzyıllarca Yahudilerin rüyalarında Yeruşalayime dönmek vardır. Tarih boyunca buraya girmeleri, ibadet etmeleri yasaklanan Yahudilerin en kutsallarına kavuşunca burayı boşaltmaları düşünülemez. Bütün bunlara rağmen 2001 de Ehud Barak, 2005 te Ehud Olmert barış görüşmelerinde Yeruşalayimin bir kısmını Filistinlilere vermeyi kabul etmişlerdir.

Üçüncü temel ise işgal ettiği topraklarda uyguladığı iskan, yer değiştirme ve sindirme politikalarıyla hayata soktuğu kolonizasyon. 2014 senesinde hala kolonizasyondan konuşuyor olmamızın sebebi İsrail. . Kolonizasyondan konuşan sadece İsraile objektif olmayan, ideolojik nedenlerden yaklaşanlardır. Son barış görüşmelerinde İsrail bazı sınır düzeltmeleriyle 1967 sınırlarında bir Filistin devletinin kurulmasını prensipte kabul etti. Bu görüşmelerin hala sonuçlanmamış olmalarının nedeni toprak veya “kolonizasyon” değildir Ele geçirilen topraklara bu topraklara ait olmayan fakat ırk şartını yerine getiren insanları yerleştirmek suretiyle Filistin topraklarında kolonizasyon faaliyetlerine devam ediyor. Her devlet kendi sınırları içinde istediği gibi hareket etmekte serbesttir: İsrail 1967 sınırları prensibini kabul ettiğine göre “ele geçirilen topraklar” deyimi sadece bir önyargı ürünüdür. Hedefi sadece işgal altındaki batı Şeria ve kuşatma altındaki Gazze toprakları değil, aynı zamanda 1949 ateşkes hattının içerisinde kalan Filistinliler’ yönelik de baskı ve tehcir politikaları yürütmekte. Bu iddianın yalan olduğunun bir örneğini dün yayınladığımız Hadasa hastanesi Cerrahi bölümü başı Dr. Ahmed Eid’den bahseden haberde bulabilirsiniz. Örneğin Kudüs’te Şeyh Cerrah veya Silvan gibi semtlerde Yahudileştirme politikaları yürütmekte, Filistinliler’in evlerini yıkmakta ve mallarını kamulaştırmaktadır. İsrail bir kanun devletidir. Kamulaştırılan araziler – bazı istisnalar hariç – özel mülk değildir. “Filistinlilerin” de değildir. Özel mülke el konma durumunda yargı yolu herkese olduğu gibi Filistinlilere de açıktır. Birçok durumda yargı bu mülkü sahibine geri vermiş veya devlete tazminat ödetmiştir.

Mevcut sorunlarımızın kaynağında yatan bu üç temel hedeflenmeden İsrail-Filistin meselesine dair ortaya koyulacacak hiçbir önerinin zemin kazanması, uygulamaya geçilse bile sürdürülebilirliğinin olması mümkün değil. Filistin-İsrail meselesinde herhangi bir ilerleme kaydedilecekse sürece israil’in bu üç temeli sorgulaması ve kategorik olarak terketmesi ile başlanmalı. Aksi taktirde boşa kürek çekilecek fakat bir arpa boyu ilerleme kaydedilemeyecektir.

Özetlersek, yazarın ortaya attığı üç temel de geçersiz. Yaptıklarıyla İsrail ırkçı bir ülke olmadığını, varolmak için işgallere dayanmadığını ve “kolonialist” olmadığını her gün göstermekte.

Akademik ünvanı olanların bile tarihi reddederek, cehalet yalan ve iftira dolu, hangi çıkar için yazdığı belli olmayan, İsraili şeytanlaştırma amaçlı yazılar yazmaya devam ettikleri sürece Türkiyede İsrail düşmanlığı artacaktır. Belkide amaç bu?

 

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Nisim palti
11/09/14 17:43
Islamiyet bilindigi gibi Hicaz'da dunyaya gelen inananctir .Bilindigi gibi sonradan kilic zoruyla (YA MUHAMMED YA OLUM) Sayin HASKIYA'nin dedigi gibi evvelden baska inanclara sahip olan milletleri (AFGANISTAN ve KUZEY AFRIKA) 'yi ellerine gecirip o yorelerin halklarini dedigim gibi kilic zoruyla ISLAMIYETE ITILMISLERDIR. HAKIKAT BU ,Mesut bey ISRAEL icin Baskalarinin topraklarini elinden aldiniz diyor. ILKONCE BUYUK BIR YANLIS ,YAHUDILER ZAMANINDA HEM HRISTIYANLAR (HACLI SEFERLERI) SONRADANDA ISLAM SEFERLERI TARAFINDAN ISGAL EDILMIS ULKEMIZE GERI DONDUK. TOPRAKLARI CALINAN ARAPLAR DEGIL YAHUDILERDIR. SONUNDA HAK YERINI BULDU . ANLADINMI SN BAHTIYAR .ANLAMADINSA BIR DAHA DAHA TEFERRUATLI BIR SEKILDE ANLATIRIM BELKI O ZAMAN GOZUNUZ ACILIR HAKIKATLERI GORURSUNUZ..
mesut bahtiyar
06/09/14 09:22
ısaac'a... müslümanların afrikadan afganistana kadar olan yerleri işğal ettiğini söylüyorsun,bre ahmak bu işğal filan değil,orada yaşayan halk islam dinini seçmiştir hepsi bu,ama siz ne naptınız sağdan soldan topladığınız üç beş yahudiyi,batılı ülkelerin desteğiyle,başkalarının toprağına zorla soktunuz,,nerden geldiysen oraya defol git,başkasını toprağını çalarak devlet kurulmaz
Isaac Haskiya
27/08/14 15:53
Söylemesi kolay, ama İslâm tarihini unutmak çok daha kolay. Arkasında 3 milyon kilometre karelik Arap yarımadasını bırakıp Afrika kıyılarından taa Afganistana kadar 10 milyon kilometre kareyi işgâl edenler kim? Yahudiler mi, Mekke ve Medineden çıkan araplar mı?
Sabri mandalcı
24/08/14 09:57
Antisemitlik zehiri bunda da var boşuna uğraşmayın.....anlamazzzzzz...aile büyüklerinden biri mutlaka dönmedir....düşünün bir kere mevcut elma armut olur mu olur diyenler dönmelerdir....eski inançlara tu kaka .....enbüyük yahudi düşmanları onlardır.....(dönme kelimeisi yanlış anlaşılmasın dininden dönenler)
samir
24/08/14 04:36
adınız benim duruşumda bir gariplik yok senin bakış açın dengesiz! yazdığım her mesaja gard alıp savunma psikolojisi ile cevap verirsen bir ülkenin gücünün vizesiz seyahatlerde değil halkının barış ve huzur içinde yaşamasıyla değerlendirildiğini çözemezsin 60 yıldır kapatılamayan açıklarını anlayamadıysan bırakta iyi niyetli diğer arkadaşlarla barışa huzura vesile olalım en azından bu yönde temennide bulunalım...
Yehuda Beit - Halachmi
23/08/14 09:45
Samir efendi anliyasin diye sana daha kac defa soylenecek hangi Isgalden bahsediyorsun ,Israel tam 9 yil evvel gazzeden kendi sinirina cekildi bugun gazzede bir tek Yahudi bile yasamiyor, buna karsilik Israel'e karsi teror eylemlerini daha coklastirdilar ,Israel sadece savunuyor,bu teroristlerin kendi sivillerini umursamadiklari gibi bizde umursamasaydik Gazze'de tas ustune tas birakmazdi ,inan buna gucumuz var ama biz onlar gibi merhametsiz degiliz ,daha dun guya Israel ile isbirligi yaptiklari sandiklari zavalli 18 kisiyi sorgusuz adaletsiz herkesin gozu onunde halkin gozunu korkutmak icin sokakta katlettiler bu teroristlerin ne kadar canavar olduklarini goruyoruz,canavarliklari ISID'tan asagi degil 3 gun evvelde ayni sekilde birkac kisiyi katlettiler,bu canavarlarin kendi halkini nasil sevdikleri belli oluyor .ULASAMIYACAKLARI BIR HULYA ICIN (ISRAEL DEVLETINI YOKETME) NE PAHASINA OLURSA OLSUN ISRAEL'i bombaliyorlar,BIR FAYDA VERMEDIGINI GORDUKLERI HALDE KENDI YOLLARINDA DEVAM EDIYORLAR (NATO KAFA NATO MERMER) BATI SERIADA ILIMLI GIBI GORUNEN MAHMUD ABBAS ISRAEL'in TUM ONERILERINI GERI CEVIRIP BARIS ANLASMASINDAN KACIYOR.CUNKU O'da KURNAZCA ISRAEL'den toprak koparip ISRAEL'i tanimamada simdiye kadar direniyor,eger hakikatten ISRAEL devletini Yahudi devleti olarak tanimak isteseydi barisa varilabilirdi ,ABBAS'in bu davranisi baris istemedigini gosteriyor.UMUD ederimki ilerde bu davranisini degistirir ,boylece kalici bir barisa variriz.
Hayim
23/08/14 03:16
Samir İsrail vatandaşıyım. İsrailde yaşarım. Dolayısıyla burasını bilir, hisseder ver iyi tanırım. İsrail yönetimi barış istiyor. Belki daha önceki hükümetlerden daha temkinli davranıyorlar, bana kalsa daha risk alınabilirdi. Fakay Arapların tüm isteklerine evet diyen iki başbakanımız da onlara barış imzalatamadılar bunu da unutma. İsrailin idamesi savaşa bağlı değil. Aksine, savaş olmadığı zaman kaynaklarımızı yönetecek o kadar çok şey var ki. Şu anda yaşanan bir katliam değil buna şiddetle karşı çıkıyorum. Bütün savaşlarda maalese siviller ölür. Şehir savaşlarında dahada çok ölürler. Bir ordunu en önemli görevi sivil halkını korumaktır. Hamas terör örgütü olduğundan bunu yapmıyor, aksine onları öne sürüyor. Bütün bunlara rağmen sivil ölü sayısı diğer benser savaşlara göre azdır. Bana kalpsiz demedn lütfen konttol et. "Size ait olmayan topraklar sözü de doğru değil. Binlercekere yazıldı, bu yazıda da tekrarlanıyor. Söyleneni kabul etmiyorsan nedenini söyle.yahudi artık yaşamak için kimsenin mazur görmesini beklemez lafının arkasındayım. Tarih boyunca herkese mazur görün dedik. BUgün artık benliğimizle buradayız. 1948 savaşında tek yardım eden yoktuç 1967 de bütün dünya ambargo yaptı. BUnlardan da öte, Batılı ülkeler demokrasi ve insan haklarından yanadırlar. İsrail de öyle yani temel kavramlar çakışıyor. Dolayısıyla arkamızda olan hak. Satır arası söylediğin gibi devletlerin çıkarları değil. Dünyanın geneli bizden nefret etmiyor. Dünyanın genelinde bizden nefret edenler çok bağırıyorla ve basın da onları manşey yapmaya bayılıyor. Tarihte Asurlular Romalılar Naziler vardı hepsi yok oldu biz hala buradayız. Hani kaçınılmaz son? Adaletsiz ülkelerin cezalandırıldığı gün bu topraklarda barış olacaktır. İstersen İran Suudi Arabistan Katar ve Hamas tan başlayalım? Bir çocuk bile ölse fazladır. Fakat bu acıklı tablo ne yazık ki gerçeklerin yarısı ve basını size gösterdiği yarısı. Beğenmediğiniz Netanyahu 4 sene önce 1967 sınırlarında bir Filistin devletini kabul etti. Kİmsede Fİlistinlileri yönetmek istemiyor inan. Son olarak, Netanyahu'nun "tonlarca bomba" hakkında dediği şu "ateşe ateşle cevap vereceğiz, sükunete sükunetle." Savaşı bitirmek çok kolay. Bak bugün Gazzeden açılan hava ateşinde bir İsrailli çocuk öldü. 4 yaşında. Ölmesinin nedeni, İsrail ordusunun sivil kayıplar artmasın diye Gazzeyi dümdüz etmemesi. Şimdi İsrail ne yapmalı sence? Sorunumuz Filistinlilerle değil onları rehin tutan Hamas ile. Bunu Filistin Yönetimi de görüyor, Arap devletleri de. Bazı aşırılar olmasa barış tahmininden de yakın.
samir
23/08/14 01:51
Hayim senin iyi niyetli olduğunu varsaymıyor öyle olduğundan eminim fakat israil işgal yönetiminin kesinlikle barış istemediğini hatta varlığının idamesinin buna bağlı olduğunu biliyorum.çeşitli tarihler verip olasılıkları hesaplarken verdiğin tarihlerde yaşanan savaşlar! ve şu anda yaşanan katliam sebep değil sonuçtur.sebep siz kabul etmesenizde size ait olmayan filistin topraklarını işgal etmeniz ve o topraklarda yaşayanlara zulüm etmenizdir.''yahudi artık yaşamak için kimsenin mazur görmesini beklemez'' derken boyundan büyük laf etmişsin dünyanın derin devleti ingiltere ve süper gücü abd size sırtını çevirip umursamasa israilin yok oluşu eminim 6 gün sürmez! öyle bir temenni içinde değilim ama dünyanın geneli ülkenizden nefret ediyorken bu kaçınılmaz bir sondur.dünyanın güç dengeleri tarihte olduğu gibi mutlaka değişecek ve zulüm yapan adaletsiz davranan ülkeler mutlaka cezalandırılacaktır yarın israile güçlü bir saldırı olduğunda üzülebilmem için bir sebep ver filistinde katledilen çocuklar için zalim yöneticilerin adına özür dile pişmanlık duyki israilli babanın korkularına ortak olabilelim.tekrar söylüyorum eğer israil halkı ve yönetimi barış huzur istiyorsa 1948 veya en azından 1967 sınırlarına çekilmeli BAĞIMSIZ BİR FİLİSTİN DEVLETİNİ KABUL ETMELİ filistin halkının özgürlüğüne müdahale etmemelidir barış özveriyle anlayışla adaletle olur tonlarca bomba yağdırarak bu kısır dönğü güç denğeleri el değiştirene kadar sürer gider ne filistinde mücahid biter nede israilde ölüm korkusu..kötü günlerimiz malesef umutluyum güzel olur inşallah.
Adınız
23/08/14 00:30
samirciim, duruşunda diklik mi var yamukluk mu var inan ki bilemiyorum. ancak onların 4000 yıllık tevhidi senin ise 1500 yıllık tevhidi var. oğlum sakın ola ki bu konuda bilgiçlik taslama üzülürsün. Sen ancak açığını kapatmaya çalış ki bir yanlışlığa kurban gitmeyesin.60 yıldır kapatılmayan açıklar derken sahip oldukları tıbdan - teknolojilerinden mi , yoksa kişi başı milli gelirden mi ,yoksa yoksa shengen kullanmadan vize kullanmadan istedikleri yerlere elleri kolları bağlı olmadan her ülkeye girebilmelerinden mi yoksa yoksa tüm Arap komşularının bir anda simetrik(!) saldırılarına rağmen savaşları kazanmalarından mı ,Arapların simetrik bir orduyla baş edemeyeceğini anlayınca asimetrik olan terör saldırılarına başlamalarına karşın dik durabilmelerinden mi bahsediyorsun onu pek iyi anlamadım. Onu biraz açarsan inan ki memnun olurum. Böylece o açığın belki de kapanmış olur.
Hayim
22/08/14 16:55
Samir iyi niyetli olduğunu varsayarak cevap veriyorum. Türkiye dahil her devlet (bilmiyorsan araştır) birleşmiş milletlerin beğenmediği kararlarına uymaz. İsrail bunda bir istisna değil. Yahudileri kovan ve zulüm yapan güç tanımsız değil. Adı antisemitizim milliyetçilik ve nefret. Bahsedilen Fİlistin toprağı bölge. Bir halkın toprağı değil ve hiçbir zaman da olmadı. Lütfen tarihi incele. "Filistin" denen yerin nüfusunun ne zaman artmaya başladığına bak. Tarihte hatalar oldumu? Tabiki oldu. Bugün oluyor mu? Tabiki oluyor. Ama bütün hataları Yahudiler, İsrail mi yapıyor? Hiçbir zaman anlaşma kabul etmeyen Arapların, sizi yok edene kadar savaşacağız diyen Hamasın bunda hiçmi suçu yok?Filistinin özgür bir ülke olmasını İsrailin %80 i kabul eder. Bir araştır bakalım Fİlistinlilerin yüzde kaçı İsraili kabul ediyor? Neden bir türlü barış gelmiyor? Yahudilerin işgal ettikleri toprakların bir kısmında yaşama hakkı mazur görülür derken de çizmeyi aşmışsın. Bak bunu unutma. YAHUDİ ARTIK YAŞAMAK İÇİN KİMSENİN MAZUR GÖRMESİNİ BEKLEMEZ. İşte İsrailin artısı burada. İşgal toprağı demişsin, yazılanları tekrar okumanı tavsiye ederim. Kudüs Afrika olayında da yanlışsın. Bir takım şeyler okumuş duymuşsun ama maalesef yarım....Maden zulmden bahsediyorsun, 1948 veya 1967 veya 73 savaşlarını Araplar kazansaydı bugün İsrailin sınırları ne olurdu? Güzel günler
Hayim
22/08/14 16:38
Samir bunları geç. Hiçbir millet sütten çıkma beyaz kaşık değildir. İnancın gururun olması iyi bir şey ama bu seni köreltmesin. Benim vicdanım rahat. Yaptığım hataları görüyorum onlarla yüzleşiyorum. Filistinli babanın acısın görürken neden İsrailli babanınkine kör? Tembelliğinden kendini suçlaman gerçekten değerli. Fakat inancın seni köreltmesin
samir
22/08/14 02:40
adınız yavrum sende üzülme benim için ben kendimi suçlarken dünyanın şahit olduğu asil TÜRK duruşumu bozmam 600 yıllık geçmişim 1500 yıllık tevhidimle açıkları kapatabilecek güçteyim. sen 60 yıldır kapatamadığın yerlerinle çatırdayan hayallerinle benim vicdan muhasebemi zalimlere karşı bir şey yapamayışımdaki hırsımı senin gibilere karşı ezikliğimdenmi sanıyorsun? filistinli bir babanın katledilen çocuğunun varlığıdır dizlerimin bağını çözen.dünyada binlerce insanın katledilmesinde arka planda PAY sahibi olanlara karşı acizliğimdir tembelliğimdir bu suçu üzerime almama sebep.
samir
22/08/14 01:58
Yorumlarda(kırmızı) israil devletinin şu an umursamadığınız yaptırım ve sözlerine hatta varlığına misyonuna itibar etmediğiniz birleşmiş milletlerce kurulup kabul gördüğü yazıyor!devamında tanımsız bir gücün eliyle dünyanın çeşitli ülkelerinden kovulan yahudilerin filistin topraklarına yerleştirildiğini ben değil siz söylüyorsunuz.dolayısıyla israil filistin topraklarını bir şekilde işgal etmiştir.yahudilerin yaşama hakkı devlet kurma hakkı yokmu elbette var lakin bir vicdan muhasebesi yapmalısınız adaletle düşünmelisinizki FİLİSTİN HALKININDA YAŞAMA ÖZGÜR BİR ÜLKE OLMA HAKKI VARDIR...hiç bir halk başka bir devletin ablukası işgali ve kontrolünde yaşamak istemez eğer israil çözüm istiyorsaki kesinlikle istemiyor 2 devletli adil bir barış anlaşması yapabilecek güçtedir bütün dünyada destekler bu şekilde yahudilerin işgal ettiği toprakların bir kısmında yaşama hakkı mazur görülebilir.son olarak Theodore Hertzl çok haklıydı tarihlerde yanlışlık yok israil devleti 1948 de değil 1923 te kuruldu! bir kısım öngörüler planlar gerçekleşmeseydi kudüsün işgalinden değil Afrika-Uganda civarındaki israil devletinden söz ediyor olurduk bir tarafta mazlum ve diğer tarafta zalim gerçeğini tartışırken...sizce zalim kim olurdu?
Adınız
21/08/14 22:43
niye kendini suçlu görüyorsun be oğlum samir.sen suçlu musun ?sen nasıl suçlu olabilirsin ki? cancavit Arapların sudan darfur da 300.000 çoluk çocuğun öldürülmesinde KULAĞINI kapatırken nasıl suçlu olabilrisin?Ya el nusra işid esad veya özgür suriye ordusunun bir kaç yıl içinde 110.000 kişi öldürülürken GÖZÜNÜ kapatırken nasıl suçlu olabilirsin evladım samir? ahhh samirciğim seni suçlu bulan gözü kör olsun he mi.? Sen nasıl suçlu olabilirsin ki ?ırak ta 500.000 insan boğazlanırken AĞZINI kapatırken sen kendini nasıl suçlayabilirsin samirciiim. Lütfen mazoşist gibi davranıp kendini suçlama. Şimdi de ille de Gazze deyip kendi kendini bitiriyorsun.Üzme kendini evladım samir. Üzülme elbet bir gün açık kalıp da kapatacak bir yerin olacak. Bitirme kendini samirciğim.....bitirme...
ALi
21/08/14 14:54
Kin ve nefret kustugun icin bencede sen suclusun..samir
Nisim palti
21/08/14 12:22
SAMIR bey,hangi ozgurlukten ve haksizliktan bahsediyor,galiba yalan propagandalar onunda hakikatleri gormesine engel oluyor. Ne Gazze nede bati seria dedigimiz mintikada Isgal var. Gazzeyi aklina Israel devletini yikip yerine Islam devleti kurmak isteyen teror rejimi bati seria mintikasini ABU MAZEN (Mahmud Abbas) yonetiyor o'da bir turlu Israel ile barisi kabullenemiyor ve anlasmadan kaciyor,Israel ile Filistinliler arasinda baris olmayisinin sebebini hem gazze hemde bati seria Filistin yonetimcilerinde aramali.Eger Israel'i Yok etme ruyalarindan vazgecmeyip Israel'e karsi teror eylemlerinden vazgecmedikleri takdirde burada cozum olmiyacaktir. Bu salaklar bizlere teror eylemlerinde bulunsunlar bizlerde elimiz kolumuz bagli kalalim yok oyle sey. Eminimki Turkiye veya baska bir ulke yokedilmekle tehdit edilip vatandaslarina karsi teror eylemlerinde bulunsalardi elleri kollari bagli kalmayip Israel'in savundugu gibi dusmanlarina karsi savunurdu,Samir bey bu yuzden Israel'e karsi tum yazdiklarinin hicbiri dogru degildir.
Yehuda Beit - Halachmi
21/08/14 11:51
Ufuk Ulutasin programini bir iki kere izlemisligim var. O ve programina katilanlarin kimin borazani oldugunu biliyoruz bu yuzden uzerinde durmaga degmez. Asagida yorumu olan Samir'e gelince hangi isgalden ve hangi katliamdan bahsediyor galiba oda Hamas teror orgutunun yutturmaga calistigini yutmusa benziyor ,Isgal diyor Israel Gazzeden cekileli tam 9 yil gecti. Bati seriada Tum Arap yerlesim yerleri Mahmud Abbas hukumetinin idaresinde buna isgalmi denir .Filistinliler Israel'in 1967 harbinden evvelisi yani Dunyaca mesruiyeti kabullenmis Israel topraklarina isgal gozuyle bakiyorlar Gazzedeki Hamas teror rejimi sivilleri ellerinde rehin olarak kullanip Hedefimiz Israel'i yoketmek diyorlar ,Bunu galiba isitmedin veya isitmek isine gelmez diger taraftan guya ilimli Mahmud abbas Israel'in en comert onerilerini bile geri cevirdi ,cunku istedikleri tek baris Israel yerine Filistin devleti kurmak bunuda isitmiyorsun tabi . SUCLU OLANLAR ISRAEL DEVLETINI YIKMAK ISTEYEN FILISTINLILERIN KENDILERIDIR,ANCAK KENDILERINI SUCLUYABILIRLER,BU HULYALARINDAN VAZGECMEDIKCE VE ISRAEL"E KARSI TEROR EYLEMLERINI BIRAKMADIKCA HICBIR SEYE VARAMAZLAR VE BASLARINDA BULUNAN GOZU DONMUS TERORISTLER (MAALESEF SIVIL HALKIN COGUNLUGUDA BU TERORISTLERE DESTEK VERIYOR) BU YUZDEN BASLARINA GELENLERE HAKLI OLARAK AGLAMASINLAR TUM SUC ONLARINDIR. YAHU BUNLAR SALAKMI ISRAEL'i YOKEDECEKLERMIS ,YOK CANIM....
samir
21/08/14 02:54
Dünyanın gözü önünde büyük bir haksızlık adaletsizlik işgal katliam ve zalim bir israil devleti var.peki suçlu israil devletimi kesinlikle hayır! bu vicdansız katliamlarda pay sahibi olan israil halkıdır.suçlu yeterince direnemeyip her damla kanını özgürlük ve bagımsızlık için dökemeyen filistinlilerdir israilin zulümlerine seyirci kalan mısır lübnan s.arabistandır.çok ve boş konuşup hiç bir şekilde müdahalede bulunamayan iran dünyaya adaletle hükmetmiş bir imparatorluğun varisi islam sancağının sahibi TÜRKİYEDİR suçlu olan...asıl suçlu benim dünyadaki savaşların vahşetlerin katliamların sorumlusu mazlumların çaresizlerin yükünü sırtlanamayan öldürülmelerine engel olamayıp vicdansız katilleri kınamaktan kızmaktan iki satır mesaj yazmaktan başka bir işe yaramayan BEN! SUÇLUYUM.
orhan
20/08/14 17:56
bu yazdıklarınızı çok güzel cevaplar(yorumlarınız).kütüphaneyi zamanında çok sık vakit geçirdiğim için üniversite yıllarımda vakit buldukca kitap okurdum.kütüphanede ne kadar kitap karıştırdıysam bitirmedim çünkü farklı yazarlar tarafından yazılmış olsada .hepsinde israil ve temelde yahudi düşmanlığı yatıyortarafsız veya israil yanlısı bir kitap bulamadım .kitap evindeki çalısanlara bile sormaya çekindim israili anlatan güzel kitap varmı diye.bir kaç tanesini söyleme cesareti gösterdim ama onlarda anti semitizm kitaplarını elime verdiler tabi ilk sayfada belli oluyor kitabın içeriği.yıllarca haçlılarla yapılan savaşları bile öven bir başbakan var.okadar müslüman kanı dökülmüş.şasırıyorum yani şaka gibi geliyor bana söyledikleri ama gerçek.tarafsız veya israil yanlısı anlatan bir kitap bulabilirmiyim?anlattıklarımda şu onucu çıkarmaktan mümkün türkiye'de üniversite eğitimi almış bireyler bile yahudi ve aynı zamanda israil düşmanı olması kaçınılmaz.müslümanlar çoğu yerde öldürülüyor ama insanların gözüne sokulan nedense gazze.facebook profil resimleri onun için filistin bayrakları var yada israil bayrağının üstüne çarpı işaretli profiller var.türkiyede anti semitizm kitaplarını yazanların bile israil ajanı olabileceklerini söyleyenler bile var.
webmaster
20/08/14 14:53
`hititler` eğer yorumlarınızın yayınlanmasını istiyorsanız, açıklamasını yaptığınız bu rümuzu değiştirin.
ALi
19/08/14 19:40
yaziyi okuduktan sonra yazarin sitesine bir bakayim dedim,Ufuk Ulutaş sitesi bastan asagi israil.yahudi.ve musevi düsmanligini körükliyen yazilardan olusuyor...sanki bir hamasli terörist..adamin gecimi bundan belli oluyor..israile küfür ettikce cebi para görüyor..Tayip erdogan abileride kurmus onlara bir vakif ordan besleniyorlar.ihh.hamas.akp..hepsi ic ice gecmis..SETA Vakfı islami terör örgütleri ile beraber calisir...bunu sagi sultan bile duydu..WASHINGTON D.C. OFİSİ var cok garip dimi:)
Adınız
19/08/14 17:18
Son kullanma tarihi geçmiç makarnayı fazla kaçırmış.
Adınız
19/08/14 09:11
düşünün hasbelkader bir devlet büyüğümüzü Türkiye de bir Yahudi yargıç(ki o da yok) yargılarsa ne olur? Alevileri zor kabul ediyoruz rte nin ünlü sözünü hatırlayalım. Ne demişti? Yargı dedelerin elinde. Bu sözde direktör önce oturduğu koltuğa baksın bir hele. Sonra yaltaklansın.

Haber Merkezi