Haber Merkezi

11/08/14

Asıl bahar Musevilere lazım

 

Alev hanım döktürmüş de döktürmüş…Dünyanın en önemli konusu “İsrailin  yaptığı soykırım” olunca böyle analizlere gerçekten yer var. Oldu olacak dünyanın cidden en önemli konusu İslam adına yapılan terörden de bahsetseydi biraz. Sohbeti ve yorumlarımızı sunuyoruz.

 

 

Kaynak: Yeni Şafak  

1985 ve 86 yıllarında Edward Said'e ait Haberlerin Ağında İslam ve Filistin'in Sorunu kitaplarını çeviren ve yine 1986 yılında Tunus'ta sürgündeki Filistin lideri Yaser Arafat tarafından Filistin davasının dünya genelinde duyurulmasına yaptığı katkılar dolayısıyla Filistin Özgürlük Madalyası ile taltif edilen Alev Alatlı ile İsrail'in Gazze ve tüm Filistin halkına uyguladığı sistemli yok etme saldırganlığının arka planında dikkat edilmesi gerekenleri konuştuk. Goebbels “bir yalanı yeteri kadar tekrarlarsanız herkes inanır” demiş. Yeni Şafak bu dersi iyi öğrenmişe benziyor: İsrail Gazze ve Tüm Filistin halkına sistemli yok etme saldırganlığı uyguluyor yalanı, sanki güneş doğudan doğar gibi basit bir gerçek olarak söyleniyor. Yakında kimseyi bunun gerşek olmadığına inandıramıyacaksınız bile. Alatlı'ya göre çocukların ölümü üzerine eğlence tertip edebilen zihin yapısının ahlaki arka planını Eski Ahit'in işaret ettiği tanrı tasavvurunda görmek mümkün. “Çocukların ölümüne eğlene düzenlemeye” bu yazının ilerleyen kısımlarında değineceğiz

Dini ve tarihi bağlara sahip olduğumuz bir bölge Filistin. Türkiye'nin bölgeyi ve bölgede olanları doğru okuduğunu söylemek mümkün mü? Dini ve tarihi bağ iddia edilen “Filistin” in Osmanlı yönetiminde müstakil değil Suriye sancağının bir parçası olduğunu not ederek devam edelim.

Doğru okumaktan kasit olayların gerçek nedenlerini anlamaksa, eğer Türkiye bu nedenleri anlıyorsa ciddi iki yüzlü bir politika sürdürüyor. Veya iktidar ideolojisi ve büyüklük hırsı gerçekleri görmelerine mani.

Filistin'de olan biteni doğru okuyan, adını koyan bir ülke varsa, o da Türkiye'dir, derim. Gözlerimiz önünde yürütülen sistematik katliamdır. Yukarıdaki yalanın tekrarı. Goebbels haklıymış. Filistin'le 'dini ve tarihi' bağlarımız olsa ne, olmasa ne! İslam coğrafyasında yaşananlara, Müslümanın Müslümana reva gördüğü mezalime bakınca, dinin birleştirici bir unsur olduğuna dair inancımın her gün biraz daha yıprandığını itiraf ederim. Umarım burada Müslümanlar arasında seneden yüz binlerce kurban veren şiddet olaylarından bahsediyor.

Edward Said'in Filistin'in Sorunu'nu çevirdiniz. İsmini anıştırarak söylüyorum, İsrail Filistin'in değil insanlığın sorunu gibi. Kapitalizmin olmadığı bir dünyada İsrail'de olmayacaktır.

Ne kapitalizmi, Yusuf bey! Cidden ne kapitalizmi Yusuf bey!!! Eğer bu bölgedeki petrol çıkarlarından bahsediyorsanız, İsrailin kuruluşu özellikle İngiltereyi  çok rahatsız etmişti. Lütfen saçmalamayın açın okuyun. Rab Yehova zamanında kapitalizm mi vardı? Eski Ahit'i açın, okuyun. Yehova'nın 'seçilmiş kullarına' hak gördüğü ötekine 'zulmetme özgürlüğü'nün en az üç bin yıllık geçmişi var! “Rab Yehova” aynı zamanda Müslümanların Allahı.  Bu iddianın tamamen yalan olması dışında, İslam bütün peygamberleri Kabul ettiğine göre bu kadın İslama hakaret etmiş olmuyormu? Her sebt günü insanlık tarihinin bu en şedid, en kıyıcı ilahının marifetleri kıraat edile edile, gaddarlık adeta aklanmaktadır. Buluğ çağına giren Yahudi çocuklarına 'seçilmiş kullar' olarak kaderlerinin dünya hâkimiyeti olduğunun telkin edildiğini, adeta beyinlerinin yıkandığını bilir misiniz, haftalık seanslarda hahamlar tarafından? YALAN! Hem de kuyruklu yalan. İsraildeki eğitim pluralist, insan sevgisini önce çıkartan bir eğitimdir. Ayrıca dini kesim hariç hahamlarla “haftalık seanslar” yoktur. 2014 itibariyle, Musevi Musevi kelimesi iyi, Yahudi kelimesi “afedersiniz Yahudi” anlamında kullanılıyor. Bir yere yazıni Musevi ile Yahudi arasında fark yoktur. doğup da empati yeteneğini kazananların halâ pek küçük bir azınlık olduğunu görüyor olmak insanın canını yakıyor ama böylesi bir eğitimden geçen birilerine muhatapsınız Saygın biri böyle itirafları ispatlamazsa namussuz olur. İsrail'de hâkim iktidarın ve o iktidarı destekleyen koalisyonun ruhsal yapılanması, gerçekten de insanlık sorunudur. İsrail canlı bir demokrasidir. İsraildeki hakim o iktidar halkın demokratik seçimidir. Türkiyenin aksine her gün hesap verme zorunluluğu vardır. Ne tarihte need dünyada demokrasiler “insanlık sorunu” olmazlar.

HZ. MUSA'DAN DA HABERSİZLER

Bu bağlamda Türkiye'nin icbar edildiği saha kapitalist düzene tam geçiş. Türkiye bunu reddettiği oranda İsrail'i kendi sorunu olarak bulacak. Röportajı yapan illede kapitalizmin kötü ve İSrail ile ilgili olduğunu söylemeye çalışırken Alev hanım buna razı değil.

Önce, 'kapitalist düzen'den ne kastettiğimiz üzerinde anlaşalım. Tek bir tanımı olmadığı gibi, tek bir pratiği de yoktur kapitalizmin. Finans kapitalizmi var, turbo kapitalizm var, devlet kapitalizmi var, var da var. Türkiye'nin sermayenin tabana yayılması, üretim ve girişim özgürlüğü, âdemi merkeziyetçilik, demokrasi gibi 'kapitalizm'in olmazsa olmazlarına uyarlanabildiği ölçüde gelişecek olduğu da bir vakıadır. Nitekim son yirmi yıldaki yadsınamaz kalkınma atağını da bu ölçütlerin iyileştirilmesinde borçlu olduğumuzu teslim etmek durumundayız. Diyeceğim, mesele, kapitalizm değil, İsrail ve İsrail'i destekleyen koalisyonun Hazreti İsa'dan Hazreti İsa’nın da on emir mi var? hatta Musa'nın On Emirinden bir gıdım nasibini almamış zihniyetidir. On emirden ilki, 'Öldürmeyeceksin!'dir, hatırladınız mı? Bu Cumhurbaşkanımızın gözüne  girmek için onun laflarını tekrarlama gayreti mi yoksa onun söylediği beğenilen bir lafı tekrarlayıp prim yapmak mı? Yahudilere “öldğrmeyeceksin” emrini hatırlatanlar biraz dindaşlarına baksınlar. Hamas, İŞİD, AL Nusra, Hizbullah, Boko Haram….daha sayalım mı?

ANTİSEMİTİZMİ ONLAR KÖRÜKLÜYOR

Yahudi olamamak yani Yahudi ırkçılığı nedense çok da konuşulmayan bir saha. Yahudi olamamak diye birşey söz konusu değildir. Yahudilik yayılmacılığı hedefleyen bir din olmadığı için Yahudiliği Kabul eden fazla olmaz.  Mesela antisemitizm bizatihi Yahudiliğin ürettiği bir şey. Mesela iki kelime okumuş çok az insanın söyleyebileceği bir saçmalık. Doğrudur. Yahudiler tarihte her zaman diğer ırklardan değişik olmuşlardır.  Tek tanrılı din ve onun getirdiği değer sistemi geldikten sonra Araplar, Avrupalılar binlerce yıl putlara tapmışlar, insanları kurban edip köle olarak kullanmışlardır. Yahudiler değişik değerlere sahip oldukları için ayrı kalmışlar ve horlanmışlardır.  Yahudiler bu kadar kötü ise neden İslam onun peygamberlerini Kabul eder? Neden Bakara 47 suresinde yahudileri üstük kıldık deniyor? Yazara boşa sallamak yerine  Antisemitizmin nedenleri konusunda kendini biraz eğitmesini tavsiye ederim. Tarih boyunca tüm insanları Yahudi olanlar ve olmayanlar şeklinde onlar ayırdılar. Ve bunu etnik temelde gözlerden uzak tutmayı başardılar.

İçinde en çok mezhep, en çok tarikat barındıran dindir, bu yalan bile değil sadece cehaletten doğan bir yanlış.  belki de Yahudilik. Hırıstiyan saldırıları altında dünyanın dört bir tarafına dağılmış küçük Musevi topluluklarının kendilerini koruyabilmek için fazladan katılaştıkları da görülür. Dışa kapanma, kendi içinden evlenmeler, yabancı düşmanlığı, hele de iletişim imkânlarının kısıtlı olduğu yüzyıllarda farklılaşmalarını, farklı mezhepler, tarikatlar üretmelerini kaçınılmaz kıldı diye düşünürüm. VE yanılırsınız. Bütün bunlara ragmen dünyanın dört bir yanındaki Yahudiler aynı Tevrata aynı değerlere inanırlar.  Bu bağlamda, antisemitizmi körüklemiş oldukları da doğrudur. Antisemitizm sizing gibilerin farklı insanları kabul edememesinden ileri geliyor olmasın? Televizyonda Filistinliler öldürüldüğünde dans eden tipler vardı mesela. Bir “mesela” daha. Televizyonda dans eden Yahudilerle öldürülen Fİlistinlileri  birbiriyle ilgili haber olara gösteren hangi televizyonsa utansın. Fakat madem bunu kınadınız, İsraile füze atıldığında Gazze’de tatlı dağıtılmasına ne diyeceksiniz?  Giysilerinden, şakaklarından sarkan lülelerden Hasidi mezhebinden oldukları anlaşılıyordu. Şu videoya bir göz atın.  İsraile giden roketleri görünce tekbir getiren EL Halil halkı Hasidiler, köktendinci Musevi tarikatlarının en sekterlerindendir, ayrıca kendi aralarında da bölünürler. İsrail 1948'de kurulduğunda bunlardan bir kısmı Rusya'dan göçettikleri ABD'yi bırakıp, İsrail'e gitmediler mesela. Nedeni, Mesih'in gökyüzünden inip kendi kırallığını kurmadığı toprakları Yehova'nın vaad ettiği yurt saymamalarıydı. Alev hanım cemaat ile tarikatı birbirne karıştırıyor. Her Hasidi cemaatının başında çok sayılan bir haham vardır. Onun sözü kanun gibidir. Fakat bu, o cemaatin Yahudilerinin başka bir tarikattan oldukları demek değildir.

Musevi dünyasına hangi zihniyetin hâkim olduğuna bakmalı

 İsrail Hasidiler için seküler Yahudilerin kurdukları, deyiş yerindeyse 'çakma' bir vatandı. Evet, adına İsrail denilen 'goyim' ( bu kadar bihaber. Ama her kelimeyede yorum yapamayız ki) topraklarında yaşamaktansa, ABD'de kalmayı ve din kardeşleri tarafından ihanetle suçlanmayı tercih ettiler. Bugün New York sokaklarında bunları aynı giysiler, lülelerle görürsünüz. Yedikleri, içtikleri, okulları ayrıdır. Ama aynı Amerika'da, Martin Luter King'i destekleyen, ünlü yürüyüşe katılan, ırk ayrımının ortadan kaldırılması için Güney'de zencilerle birlikte mücadele eden liberal ve dolayısıyla laik New York Yahudilerini de görürsünüz. Diyeceğim, yekpare bir bütün değil karşımızdaki. Önemli olan hangi zihniyetin Musevi dünyasına hâkim olduğu – ve olacağıdır. Burada da en büyük görev, bizzat Yahudilerin kendilerine düşüyor. Asıl bahar ve devrim onlara lazım. İsrailin kuruluşunda dindar Yahudiler arasında bir tartışma yaşandı. Bazıları Mesih gelmeden İsrailin kurulamıyacağını söylerken büyük bir çoğunluk İsraili kabul etti.  Günümüzde Naturei Karta gibi kenar köşe kalmış İsrailin varlığını kabul etmeyen aşırı dinciler bugün Yahudiliğin %1 ini ancalk oluştururlar, ve bunu ancak İsrailin varlığına karşı çıkanlar büyük bir akım gibi göstermeye çalışırlar. Günümüzde Dünya Yahudilerinin hemen hemen hepsi İsrailin varlığını benimserler. Fakat tabiki Mavi Marmaraya binecek bir Musevi de çıkar.“Musevi dinine hangi zihniyet hakim olacaktır” sözü de tamamen bu gerçeği çarpıtmaya yöneliktir.

ULUSLARARASI YAHUDİ MEDYASI GOEBBELS'TAN BECERİKLİ

Birbirinden ayrılan, ayrı gösterilen iki tanım daha var; İsrail ve Siyonizm. Bazı Siyonizm karşıtı Yahudiler dolayısıyla bunu ayırmalı mıyız? Bu size sahici geliyor mu?

Bir tarafıyla sahici elbette. Şöyle düşünün: her dinin bir Judas'ı, bir Muaviye'si, bir Hasan Sabbah'ı vardır. Her nedense bu tip isimlerden İslam dünyasından çok daha fazla örnek verebiliyor, Yahudi dünyasından tek örnek yok. Bunu herhalde öğretemiyeceğiz amai Siyonizm Yahudilerin kendi vatanlarına hür yaşamaları akımına verilen isimdir. Bunun kötü birşey olduğunu düşünenler kelimenin hakkıyla antisemittirler. Siyonistleri, bu saydıklarımın fıtratları çerçevesinde değerlendirmek mümkündür diye düşünürüm. Önemli olan, uluslararası Yahudi (birden Musevi yok oldu)  camianın Siyonist zulümle yüzleşecek, yayılmacı iktidara başkaldırabilecek ahlâki güce erişebilmesidir ki, dünya kamuoyu tarafından uyarılmadıkça, tedip edilmedikleri sürece çok zor. Dünya kamuoyunun İsraiden önce uğraşması gereken pek çok konu var. Bunların hemen hemen hepsi Müslümanların yarattığı çıban başları. Bunlar dururken İsrailden bahsetmek kendine yakınların yarattığı sorunları gözardı etmek için olmalı!  Şimdi söyleyeceğime inanması da çok zor ama ben Telaviv'de Filistin'in sorununun gerçekten farkında olmayan yüzlerce insan tanıdım Kuyruklu yalan. Bu hanım Tel Avive gelmişse onunla biraz dalga geçip ayıp etmişler. Hitler'in toplama kamplarından haberleri olmayan Almanların, Diyarbakır cezaevinde yaşananları bilmeyen Türklerin varlığını düşününce, böylesi aymazlığın pekâlâ da yaşanabileceğini idrak ediyorsunuz. Öte yandan, 'yasayı bilmemek mazeret değildir' şiarının burada işlemesi de elzemdir. Hele de yaşadığımız iletişim çağında diyeceğim ama uluslararası medyanın ne menem bir dezenformasyon tekeli olduğunu da biliyoruz. İsrail hükümetinin sansür, dezenformasyon, tahrif becerisi Goebbels'i aratmaz. Goebbels bu yazıyı okusa “emeklerim boşa gitmemiş” derdi. İsrail’de güvenlik nedenleriyle uygulanan zamana kısıtlı askeri sansğrden başka sansür yoktur. Hür basın olunca da tahrifat yapmak kolay değildir. Dünyada en çok gazetecinin tutuklu olduğu, basınında çıkan haberlerin çoğu yöndendirilmiş bazıları açık açık yalan olan bir ülkenin “aydını” bu lafları edemez.

DÜNYA KAMUOYUNU MEDYA TEKELLERİ ŞEKİLLENDİRİYOR

Dünya kamuoyunca, öyle bir şey varsa eğer, özellikle Batılı devletlerin, İsrail'in neredeyse her yıl tekrarlanan saldırganlığı karşısında, bırakın sessiz kalmayı, İsrail lehine açıklama yapması anlaşılamıyor.  Sizce de gerçekten anlaşılamıyor mu?

Hemen söyleyeyim: dünya kamuoyu dediğiniz medya tekellerinin şekillendirdiği meçhul bir güçten, bir tayftan ibarettir. Aslolan, yönetici kadrolar ki, 21. yüzyıl liderleri ne vicdanları, ne ahlâki değerleri, ne vizyonları, ne de onurları ile tebarüz eden tiplerdir. Kennedy kadar bile olamayan bir Obama, Schröder kadar olamayan bir Merkel ve diğerleri! Kurulu düzeni sorgulayacak yürekleri yoktur, maalesef. Şanssız bir dönem vesselam.

Almanya için söylendiği gibi bu, geçmişin acı ya da tatlı faturası gibi bir şey değil herhalde. O halde güçleri konusunda kanaatler doğru, Almanya, Yahudilerce kurulmuş bir şirket mesela…Almanya Yahudilerce kurulmuş bir şirket…bonsai fazla kaçmış galiba!

O kadar da değil, tabii. Hırıstiyan Almanya muhkem bir varoluştur. Lâkin meşhur sözdür, el elin eşeğini ıslık çalarak arar. Kaldı ki, sıfır toplam oyununun şekillendirdiği zihinler, yani birisinin kazanması için ötekinin ille de kaybetmesi gerektiği inancı, yani taş kafa pozitivizm, İsrail'e içten içe hak verdirecektir. Almanya, hiçbir çıkara dayanmayan merhamet duygusunu unutalı nicedir Yusuf bey. Soykırımcı, soykırımcıyı Şam'da olsa bulur. Şimdi hem İsrail hem Almanya soykırımcı oldu. Bir paragraph yukarıdaki iddiamıza hemen ispat geldi: Basında yalan bol. Neden mi? İSrail soykırım yapıyor demek yalancılığın pişkinliğin doruğudur. Alev hanım kuruluşundan bugüne Fİlistinlilerin nüfus artışına bir baksın (1948 den günümüze 5 misli). Herhalde İsrail dünyanın en başarısız soykırımını yapmakta

Nasyonel Sosyalizm'i doğuran şeyin Aydınlanma düşüncesi olduğu yönünde yaygın kanaatler var. Bunu doğru kabul edersek, oluşmasına yardım ettikleri kültürün onlara döndüğünü söylemek mümkün. Yusuf bey bu kadar cehalet ayıptır.

Bence çok iyi niyetlisiniz. Onlara dönen bir şey yok. Hitler travmasını atlattıkları gibi, dün dündür, bugün bu gündür hesabı, bunu da atlatırlar. Ata ruhlarına saygı, yanlış yaparsak ecdadımız ruhlarının muazzep olacağı inancı bize özgü hasletlerdir. Nasyonel Sosyalizmi, Aydınlanma'nın doğurduğuna gelince, mümbit bir rahimdir aydınlanma süreci, komünizmi de, gosplanı da doğurdu. Aynı cehalete Alev hanım da ortak oldu. Tabi arada iftiralara devam ederek.

Ev ödevlerimizi yapmamız lazım

Olan biten ve şahitlik ettiğimiz bu kadar şeyden sonra ne dersiniz. İsrail barbarlığı ya da insanlığın suskunluğu durdurulabilecek mi?

Ev ödevimizi yapmamız kaydıyla, evet. Sızlanmayı, öfkelenmeyi bir yana bırakıp, ev ödevimizi yapmamız lazım: (1) Uluslararası Yahudi sermayesinin işleyişinde uzmanlaşmak, aktörlerini, düşünce biçimlerini, operasyon yöntemlerini öğrenmemiz, hamlelerini savuşturacak önlemleri almamız gerekir. Olmayacak iş değildir, çok zor da değildir, insanüstü varlıklar değiller son tahlilde (2) Çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz şiarından yola çıkarak, uluslararası sermayenin yolsuzluklarında yoğunlaşmayı, üstüne gitmeyi, tedip etmeyi, mahkemelerde değilse vicdanlarda mahkûm etmeyi öğrenmeliyiz. Adanmışlık, süreklilik, ince ayar isteyen bir uğraştır ama er ya da geç başarılı olacaktır. . Klasik antisemit düşünce Siyon protokolleri yalanından bugüne Yahudilerin dünyayı yönettiğini iddia eder. Alev hanımı da tebrik etmek lazım. Daha açık konuşamazdı. BUgün Türkiyede İsraili boykot edeceğiz deyip yollara Coca Cola döktürenler de bunlar.(3) İsrail'in çıkarlarının Hrıstiyan Batı'nın çıkarlarıyla özdeş olduğu şeklindeki kabulü boşa çıkarmanın yollarını bulmalı, bu çerçevede, 'İslam, Batı'ya düşmandır' algısının iftiradan ibaret olduğunu ispat edecek önlemlere itibar etmeliyiz. Bu pek kolay olmayacak. Özellikle İŞİD bütün Hıristiyanları öldüreceğiz İspanyayı fethedeceğiz deyip tekbir getirirken. Tabili diğer bir zorluk, İsrailib batı dünyasının değerlerini paylaşması.(4) İslam'ın mütemmüm cüzü gibi lanse edilen el-Kaide, Taliban gibi özde Batı yapımı terör örgütlerini sahiplenir, savunur görüntüsü vermekten kaçınmalı, gerektiğinde tedip etmekten çekinmemeliyiz. Nihayet yazının sonunda doğru bir laf. Tebrikler! Yeni Şafak ve Alev hanımdan bu örgütlerler nasıl mücadele edilir konusunda yazılar ve fikirler bekliyoruz. Bunların İslama yaptıkları zarar ve öldürdükleri  Müslüman sayısı,  İsrailin son 65 senede Araplarla yaptığı ssavaşlarda ölenlerin en az 20 misli! Yani Şafak Yahudileri rahat bırakıp bunlarla uğraşmalı. Hâsılı, kadim ahlâki değerlere sıkı sıkı yapışıp, aklımızın ve vicdanımızın hayır dediği her alanda, kıvırtmadan mücadele edersek bu işi başarabiliriz. İnsanların barbarlığını durdurabilmek güzel bir hedef. Alev hanım önce Türkiyeden başlamalı: İsraili düzeltmeye başlamadan adınlara karşı şiddet, namus cinayetleri, çocuk gelinler, polis şiddeti ve daha birçok konu Alev hanım ve yeni Şafak için çok daha önemli olmalı.

 

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
Ali
11/08/14 14:56
Bir Hamasli Terörist olan recep tayip erdogan cunhurbaskani oldu..laikler icin Türkiyede yasamak,,cok daha tehlikleli hale geldi,,amerikalilar alin basiniza calin büyük orta dogu projesini...Müslümandan demokrat olmaz,,,,,anlayin bunu artik
Nisim palti
11/08/14 11:27
Yeni Safak ve daha bircok gazetenin kimin borazani oldugunu cok iyi biliyoruz ANTISEMIT ERDOGANLAR GIBI GUYA INSAN GECINENLERDIR ,BUNLAR ISTEDIKLERI KADAR YALANLARINA DEVAM EDEBILIRLER,HIC BIR ISLERINE YARAMIYACAK CUNKU ISRAEL DUSMANLARINA KARSI DAIMA KENDISINI SAVUNACAKTIR, YAHUDILER DAVALARINDA HAKLIDIRLAR TUM KARALAMA CABALARINIZ BOSA GIDECEK NEFESINIZI BIZE HARCIYACAGINIZA ICINIZDEKI (ISLAM DUNYASINDA) PISLIKLERI TEMIZLEYIN.

Haber Merkezi