Haber Merkezi

28/07/14

Hariciye Nazırımızın maceraları

 

 

 

Hariciye nazırımız Davutoğlu geçtiğimiz hafta sonu Parise bir ziyaret yaptılar. Sebeb-i ziyaretin nedeni İsrailin Gazzeye saldımasına bir son vermek ve mazlumları katliamdan kurtarmaktı. Neler neler diyor

“Ateşkes sağlamak, akan kanı durdurmak, çocuk ölümlerinin önüne geçmek ilk amacımız. Başından beri bunun için yoğun bir diplomasi yürütüyoruz.”

Madalyonun diğer yüzü şöyle: Çarşamba günü Mısır’ın arabuluculuğuyla iki tarafın Kabul edebileceği bir anlaşmaya erişilmiş. Bu anlaşmada ambargonun kaldırılması, sınırların açılmasına karşılık Hamas’ın silahsızlandırlması var.

Rivayet olur ki (Fİlistin Yönetimi başkanı Mahmud Abbasın yalancısıyız) Türkiye – Ortadoğuda haberi olmadan yaprak kımıldamıyan Türkiye tamamen olayların dışında kaldığından – ve Katar – Gazzedeki çıkarlarından - bu anlaşmayı Hamas’ın imzalamasına engel olmuşlar. Diğer bir deyişle Çarşamba günü bitebilecek savaş Pazar gününe kadar sürmüş ve ölü sayısındaki artış yüzlerce olmuş. ABD Hariciye nazırıda daha hala anlaşılmayan bir nedenle Pariste bir ateşkes görüşmesi düzenlemiş. ABD, Türkiye ve Katar ateşkesin şartlarını konuşmuşlar….

Ateşkes savaşan ülkeler arasında olur. ABD ile Türkiye mi çatışıyor? Bunlar nasıl arabulucu mu? Yoksa Türkiye bu toplantıya Hamas temsilcisi olarak mı katıldı?

Peki ya yardım etmeye çalıştığı Filistinlilerin resmi temsilcisi Mahmud Abbas neler diyor?

Köpürüyor. “Filistinlileri Türkiyenin temsil etmesini isteyenler o ülkede yaşasınlar”. diyor

İsrailde ise tarihte pek rastlanmayan bir şekilde koalisyondaki bütün politik partiler birleşerek bu teklifi reddettiler. Bunun üzerine ABD tekrar Mısırın arabuluculuğuna ve teklifine geri dönerek, iki tarafa baskı yaptı ve dün gece “sınırlı ateşkes” sağlandı. İsrail tarafı “Hamas ateşkesi bozmadığı sürece biz de bozmayız diyor”.

Umarım Pariste hiç olmazsa bir iki müze ziyaret etmiştir. Çünkü arabulucuğu pek işe yaramadığı gibi pişen aşa su katmış, savaşın uzamasına, ve çocukların kadınların sivillerin birkaç gün daha ölmesine neden olmuş.

Hariciye nazırımızın devirdiği çamlar bunlardan ibaret değil. Olaylardan cidden mi haberi yok, halkı bilerek mi anlatıyor onu da bilmiyoruz. Dİyor ki:

Gazze’de plaj, okul,hastane demeden Filistinlilerin üzerine var gücüyle çullanan İsrail askerlerinin, ölü veya ağır yaralı küçücük çocuklarının bedenlerini kucaklamış, oraya buraya koşturan Filistinli ailelerin görüntülerine rağmen Avrupa’dan, ABD’den ve özellikle de İslam ülkelerinden bir ses çıkmıyor, aksine, durum İsrail lehine “savunma hakkı” olarak geçiştiriliyordu.

Ne yani

Avrupa ABD ve tüm İslam ülkeleri vicdanlarının seslerini dinlemeyip, İsrailin kadın ve çocuk öldürmesini onaylıyorlar mıydı? Dünyada tek vicdan sahibi ülke Türkiye miydi (yoksa dünyada 15 gün sonra seçim olacak tek ülke mi)

Bütün dünyanın görüp te Hariciye Nazırımızın görmediği veya görmek istemediği, bu savaşın çıkma nedeni Hamas’ın kışkırtması, sivillerin ölme nedeni Hamasın onları korumak yerine, kendilerine canlı kalkan olarak kullanmaları. Şifa hastanesinin bodrumu Hamas genel kurmay karargahı, BM okulları roket depoları ve yerleşim merkezlerinden roket saldırıları olduğu sürece siviller ölecek. Tabi attıkları roketler, gönderdikleri  deniz komandoları, intihar bombacıları, tünellerden sızan teröristler İsrailli sivilleri de öldürebilseler daha iyi olurdu ama şimdilik beceremiyorlar.

Hamas İsrailli sivilleri öldüremiyorsa sakındığından değil yapamadığından.

Dahası da var

 

            

İsrail’in son saldırısına Gazze’de tünelleri gerekçe gösterdiğini, bu tünelleri tahrip etmek için Gazze’ye girdiği yönündeki açıklamaları hatırlatarak, Davutoğlu’na Ankara’nın bakışını sordum. Şu yanıtı verdi:
“Gazzeliler neden bu tünelleri açtılar? Çünkü abluka altındalar. Nefes alacakları başka bir yol yok. O tünellerden gıda, ilaç, insani yardım alıyorlar. Başka bir geçiş yok. Refah kapısı açıktı, Sisi onları da kapattı. Onun için biz şunu söylüyoruz: Kaldırın ablukayı, açın Gazze limanını veya havaalanını, o zaman tüneller kapanır. Liman açılırsa, tünele de ihtiyaç kalmaz. Bu kadar basit.”

http://www.milliyet.com.tr/abluka-kalkarsa-tuneller-de-kapanir/siyaset/ydetay/1917266/default.htm

Birisi Hariciye Nazırımıza bu tünellerin o tüneller olmadığını sufle edemedimi?

İsrailin bahsettiği tüneller, Gazze sınırından İsraile (Mısıra değil) nefes almak değil can almak için açtıkları tüneller. İstikamet te yanlış niyet te sayın Hariciye nazırımız.

“Bu kadar basit” değil sayın Davutoğlu. Bütün ambargoya rağmen Hamasın elinde binlerce roket var. “İnsani” yardımlar saldırı tünelleri açmakta kullanıldı.

Bir ihtimal, bunları biliyor ve bilmemezliğe geliyor. Nedeni de ambargoya rağmen insani yardım kisvesi altında Gazze’ye giren inşaat malzemelerinin okullar hastaneler yerine İsrailin birkaç kilometre derinine, yerleşim yerlerine kadar giden tünellerde kullanıldığını gizlemek.

Yeni Şafak'ın haberine göre toplantıda Hamas'ın terör örgütü olduğuna ilişkin yorumlar yapılınca da Davutoğlu şunları söyledi: 'Hamas bir terör örgütü değil kendi topraklarında kurtuluş mücadelesi veren bir yapı. Üstelik o topraklara da dışarda gelmediler ya da 60 yıl önce getirilmediler. Asırlardır orada yaşayanları torunları'. 

http://www.milliyet.com.tr/avrupali-bakana-bu-yaniti-verdi/dunya/detay/1917901/default.htm

...

Bütün dünyanın Terör örgütü olarak tanıdığı Hamas, kurulduğundan bugüne kadar yüzlerce İsrailli kadın çocuk sivili intihar bombalarıyla, attıkları roketlerle,  sadece sivil öldürme amacıyla yaptığı saldırılarda katleden Hamas, birdenbire sütten çıkmık beyaz kaşık oldu!

“Kendi toprakları” lafı da çok ilginç.  Hamas İsrailin varlığını kabul etmiyor ve nehirden denize kadar  kurulacak bir Filistin’den bahsediyor.

Daha dün Ankaranın baş tacı yapılan konuğu Hamasın politik şefi Halit Meşal “İsraili tanıyacak mısınız” Sorusuna “HAYIR” cevabını verdi. “Peki bir Filistin devleti kurulursa İsraili tanıyacak mısınız” sorusuna da biraz düşündükten sonra “....o kararı Filistin devleti alır” dedi, ve kızarak “bana gelecek ile ilgili sorular sormayın” dedi.

Ankaranın resmi görüşü İsrailin “Filistin topraklarında yaşayan 60 yıl önce getirilen insanlar” olduğu yolundaysa bunun açıkça resmi kanallardan belirtilmesi lazım. Yarım ağızla röportajlarda değil. İsraili tanıyan ilk Müslüman ülke olmaktan övünürken İsrailin meşruiyeti mi sorgulanıyor?

 

Please enter the text shown in this picture:

Küfür, hakaret, ırkçılık ve nefret içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Lütfen kişilere saygılı olun ve fikirlere cevap verin
SERKAN
04/08/14 14:15
RTE nin başbakan veya cumhurbaşkanı olmak için dış politika stratejilerine gerek olmadığını anlayan bir yazı veya yorum getiren olursa bu sitenin palavralarına belki tebbessüm edilebilir.Yaşadığı ülkenin siyasetini böyle okuyanların ortadoğu hakkında yorumları inandırıcı olmuyor
Adınız
30/07/14 19:31
hükümetimiz katar ile Gazze olayında öne çıkmak uğruna Ortadoğu da oyun oynuyor. halid maşal ı ikna etmek yerine mısır planını ekarte ederek hükümetimiz ve katar kendi planını öne çıkarmak istiyor. burada istenen gerçek barış değil göreceksiniz eğer barış olursa katar ve TR bu oyunda yer alacak olursa başbakan c.başkanılığını sağlamlaştıracak. nasıl ki özür meselesinde aynı durum olduğu gibi. gazze de barış oyunu bu merkezde araç olarak kullanılıp oynanıyor.

Haber Merkezi